Divina Commedia

Yazarın Diğer Yazıları

Toplumsal Cinsiyet Tartışmaları Işığında “Yürümek” – Sevgi Soysal

"Yürümek, dönüp arkaya bakmamak..." Sevgi Soysal'ın 1970 yılında kaleme almış olduğu Yürümek romanı; Türk edebiyatında o zamana kadar çokça rastlanmayan konulara değinen özgün bir eserdir....

Nazım Hikmet ve Yahya Kemal’i Buluşturan Kadın

Nazım Hikmet' in annesi olan ve oldukça varlıklı aileden gelen bu kadın, Celile Hanım. Güzelliği dillere destandır ve eşinden anlaşmazlık dolayısıyla ayrılır. O sıralarda...

Oğuz Atay’ın Başyapıtı Tutunamayanlar İncelemesi

Yaşadığı dönemde ilgi görmemiş, anlaşılamamış, aksine hep "ötekileştirilmiş" ve "tutunamamış" bir adamdan söz edeceğiz birazdan. Öyle ki şu anda adını duyduğumuzda ona ait olduğundan...

Yusuf Atılgan – Canistan’da İktidar Olgusu

Yusuf Atılgan, 1950 sonrası Türk edebiyatının en önemli isimlerinden biridir. Türk romanının pek çok bakımdan özgün ve çok tanınmış eserleri olan Aylak Adam ve...
Avatar
Arşiv
Söylenti Dergi'de geçmiş zamanda yazar olan dostlarımızın eserleri bu hesapta arşivlenmektedir. Yazar onayı olduğu sürece kaynak göstererek kullanmak serbesttir.

Çok bilinen ama okunmayan kitaplar bölümünde bu gün Dante’nin ölümsüz eserini irdelemeye çalışacağız. İlahi Komedya ya da Dante; Türk insanının (sokaktaki adam) karşısına ilk olarak Cahit Sıtkı Tarancı’nın “35 Yaş” şiirinde çıkmıştır. “Dante gibi yolun ortasında olmak” sözünün daha sonra bir çok kez  ilgili ya da ilgisiz olarak kullanılmasına karşın, yazar/şairin en büyük yapıtı İlahi Komedya’nın 1990’lara kadar yetkin bir çevirisi yapılamamıştır. Oğlak Yayınevi’nden çıkan  Rekin Teksoy çevirisi, gerek tarzının benzerliği, gerekse çevirmenin eklediği kapsamlı dipnotlarla, kitabın şu ana kadarki en okunası versiyonudur. Eserin popüler kültürümüzün bir parçası olması ise Dan Brown’un içinde esere bolca atıfta bulunduğu, daha sonra filmi de çekilen Inferno (Cehennem) kitabıyla olmuştur.

İlginç bir kişilik olan Dante Alighieri geç ortaçağ/erken rönesans denebilecek bir dönemde Floransa’da yaşamış, 56 yıllık hayatınının (sanılanın aksine 70 yıl yaşamamıştır) önemli bir kısmını dönemin İtalyan siyaseti içerisinde geçirmiştir. İlahi Komedyayı yazdığı dönemde, Floransa’dan sürgün edilmiş ve hakkında idam kararı çıkmış olan Dante, yazdığı eserlerde de dönemin papası başta olmak üzere, çoğumuza bir anlam ifade etmeyen birçok figüre göndermelerde bulunmuş ve hemen hepsini kelimenin tam anlamıyla cehennemin dibine göndermiştir. Skolastik görüşe ve Katolik düşünceye bağlı olmasına rağmen kendisini sürgün eden Papa Bonifazo VII’nin kutsal egemenlik kisvesi altında, ülke/şehir yönetimlerine el atmasına karşı çıkmıştır. Yine özellikle İlahi Komedya’da, kilisenin dili olan Latince yerine Toscana bölgesinde kullanılan İtalyanca’yı tercih etmesi, İtalya’nın resmi dili olarak Toscana Lehçesi’ni kabul etmesi üzerinde etkili olmuştur. Romantizmin etkisiyle 19. yüzyıl Avrupa’sında tekrar ön plana çıkan Dante günümüzde İtalyan şiirinin en büyük şairi olarak görülmektedir.

İlahi Komedya’da (ki eser en başta Comedia olarak yayınlanmış, yıllar sonra Decameron’un Boccacio’su tarafından başına Divina kelimesi eklenmiştir) görülebileceği üzere Dante aynı zamanda hümanist bir şairdir. Çocuk yaşta aşık olduğu Beatrice’e bir türlü kavuşamamış; daha sonra da farklı evlilikler ve Beatrice’in erken ölümü Dante’de yaşam boyu sürecek bir iz bırakmıştır, ki bu durum İlahi Komedya’daki iki önemli karakterden birinin ebedi aşkı Beatrice olmasından da anlaşılabilmektedir. Diğer karakter ise tahminlerin aksine bir Hristiyan değil Aeneis destanını yazan ünlü şair Romalı Vergilius’tur.

İlahi Komedya’da (O dönemin standartlarına göre eserin dili ve teması, trajediye uygun olmadığı için, komedya ismini kullanmıştır burada Dante) şairimizin 1300 yılında sırasıyla Cehennem, Araf ve Cennet’te yaptığı turistik gezi anlatılmaktadır. İlk önce Vergillius’un eşliğinde cehennemi ve arafı gezen Dante’nin cenneteki gezisine (Vergillius, cennete girmeye layık olmayan bir kafir olduğu için) ilk ve son aşkı Beatrice eşlik etmiştir. İncil’deki her bir ölümcül günah için bir kat ayırdığı “Cehennem” kitabı (haliyle) en çok ilgi çeken bölümü olmuştur bu eserin. 3 sayısı eserin içinde de, yapısında da önemli bir rol oynamaktadır. Toplam giriş ve 33’er kantoluk (İtalyanca şarkı) üç kitaba sığdırdığı, terza rima (aba bcb dcd…) stilinde yazdığı 14233 dizede; 3 başlı şeytan, 9 kat cehennem gibi unsurları görmemiz mümkündür. İlahi Komedya’nın halen İtalya’da üniversitelerde ders olarak okutulduğu da düşünülürse; Dante’nin 1307-1321 yılları arasında yarattığı bu eserin büyüklüğü bir kez daha anlaşılabilir.

Kitaba sahip olanlar birçok basımda şiirin açıklaması ve yazarın hayatını görebileceklerdir. Zaten buradaki kişisel görüşlerim dışında kalan gerçeklerin büyük bir kısmı da kitabın ön kısmından yararlanarak yazılmıştır. Ayrıntılı bilgiyi -her zaman- uygun sitelerden elde edebilirsiniz. Daha edilgen bir yapıda olduğunu fark edeceğiniz bu yazıyı elbetteki klasik “Abandon all hope” alıntısını yapmadan bitirecek değilim. Yıllar boyu her türlü yabancı dizi ve filmde görmeye alıştığınız o cümle üçüncü kantoda girişinde, cehennemin kapısında yazılmaktadır.

Buradan gidilir acılar kentine,
buradan gidilir bitmek bilmeyen acıya,
buradan gidilir yitmiş insanlar arasına.

Adalet yok gösterdi ulu rabbime,
kutsal güç, yüce bilgelik, ilk sevgi,
yarattı beni

Benden önce her sey sonsuzdu;
sonsuza dek sürecegim ben de,
İçeri girenler, dışarıda bırakın her umudu

Ben, bir zamanlar ilk kantoyu tekrar yaratmaya çabaladığımda Dante’nin hakkını vermiştim. Sizin de, şimdi olmasa da en azından öldükten sonra faydalanabileceğiniz bu kitabı okurken kendisine  gereken saygıyı göstereceğizi düşünüyorum.

Daha fazla

Yorum Yap

Yorum girişi yapınız.
Adınızı girin

Son Yazılar

Annem Hakkında Her Şey: Aile Kavramına Bakış

1999 yılında vizyona giren film, izleyiciye farklı bakış açıları ve sorgulama alanları açmıştır. Pedro Almodóvar'a  En İyi Yabancı Film Oscar'ı ve Cannes Festivali'nde En...

Kadınca Bilmeyişlerin Tek Adı: Tante Rosa

     "Nerede olursa olsun, kadınları birbirine ortak eden tek bir şey vardır: Hayat!" 1966-1968 yılları arasında Dost dergisinde yayımlanan Tante Rosa, sonraki yıllarda kitap...

Toplumsal Cinsiyet Tartışmaları Işığında “Yürümek” – Sevgi Soysal

"Yürümek, dönüp arkaya bakmamak..." Sevgi Soysal'ın 1970 yılında kaleme almış olduğu Yürümek romanı; Türk edebiyatında o zamana kadar çokça rastlanmayan konulara değinen özgün bir eserdir....

Aydınlığı Bir Ucundan Olsa Bile Gören Kadın: Sevgi Soysal

"Hayat bir denizdir, yüzme bilmeyen boğulur." "Korkma, aydınlığı bir ucundan da olsa görenlerin işi değil korkmak." Sadece yarından konuşmak isteyen; kuru dallardan, kurumaya yüz tutmuş öz...

Dogma 95: Breaking The Waves

Dogma 95 Nedir ?  Lars Von Trier ve Thomas Vinterberg tarafından başlatılmış bir film yapım hareketidir. Hollywood sistemine karşı olan, sinema sanatında hikaye anlatım tarzının...