Gece Modu

İntihar kavramı hem insanlık hem edebiyat için tartışmalı bir konu… Batıda intihar salgını muhtemelen Werther ile başladı. İntiharı bir romanıyla doruklarda yaşatan Goethe, aslında insanlığı derinden etkiledi. Peki şark dünyası bunu nasıl gördü? İslam dini açısından günah sayılan intihar, bu dünyada nasıl duyurdu kendini?
Edebi eserin psikolojiye etkisinin büyük olduğu yadsınamaz bir gerçek. Osmanlı’da adeta bir intihar salgını başlatan ünlü pozitivist Beşir Fuad isminden bahsedeceğim…

İlk pozitivist ve materyalist yazarımız aynı zamanda asker olan Beşir Fuad, bilime ve insan aklının kudretine inanan bir bilim adamıdır. Osmanlı’nın “Hasta Adam” tabiriyle anıldığı bir dönemde batı, güçlenmiş ve büyük oranda gelir elde etmiştir. Doğu dünyasındaki sanatçılar ve eli kalem tutan aydınlar büyük bir buhrana gömülmüştür. Çünkü batı dünyasındaki makineleşme, sanayileşme ve insanlık için atılan adımlar ilerlemeyi sağlasa da doğu yerinde saymaktadır. Beşir Fuad’ın annesi şizofrenidir. Aynı şeyleri yaşamaktan korktuğu için erken yaşında evleniverir…
Her intihar bir çığlık olsa da, Beşir Fuad’ın intiharı tamamen bilinçlidir. İntihar edeceğini Ahmet Mithat Efendi’ye bildirir. Ama ne çare? Şunları yazar mektubunda;
“İntiharımı fenne tatbik edeceğim; şiryanlardan birinin geçtiği mahalde cildin altına klorit kokain şırınga edip buranın hissini iptal ettikten sonra orasını yarıp şiryanı keserek seyelan-ı dem tevlidiyle terk-i hayat edeceğim. ”
Şüphesiz çok acılı bir intiharı tercih eder ancak aksi imkansızdır. 6 Şubat 1887’de de verdiği kararı uygular. Cağaloğlu Yokuşu’nda, 12 numaralı evde, gece geç vakit koluna klorit kokain enjekte ederek bileklerini dört yerden kestikten sonra kendi kanıyla “Ameliyatımı icra ettim, hiçbir ağrı duymadım. Kan aktıkça biraz sızlıyor. Kanım akarken baldızım aşağıya indi. Yazı yazıyorum, kapıyı kapadım diyerek geriye savdım. Bereket versin içeri girmedi. Bundan tatlı ölüm tasavvur edemiyorum. ” diye not alacaktır. Öldüğünde 35 yaşındadır ve arkadaşlarına ölümü merak ettiğinden bahseder. Cezanesinin tıp fakültesine bağışlanmasını ister üstelik. Ama İslam dininde bunu kabulu olmadığından islami usullere göre gömülür… Yazdıkları, hissettikleri gerekli merciilere aktarılır ve ölürken bile olsa bilime katkı yapmış olur…

Kendini tamamen bilime adayan sanatçımız, intihar ederken bile bilimi düşünecek, hissettiklerini not alacaktır. Hem de kendi kanıyla…  Bu intihar ile İstanbul’da bir salgın başlayacaktır. Daha sonra arkasından Sadullah Paşa ve başka şairler de gelecektir. Çünkü;
“İntihar bir çığlık olsa da, bazen bilinçli bir tercihtir.”

Dev Lotr Testi

CEVAP VER

Yorum girişi yapınız.
Adınızı girin