Zülfü Livaneli – Mutluluk | 12 Alıntı

Yazarın Diğer Yazıları

Toplumsal Cinsiyet Tartışmaları Işığında “Yürümek” – Sevgi Soysal

"Yürümek, dönüp arkaya bakmamak..." Sevgi Soysal'ın 1970 yılında kaleme almış olduğu Yürümek romanı; Türk edebiyatında o zamana kadar çokça rastlanmayan konulara değinen özgün bir eserdir....

Nazım Hikmet ve Yahya Kemal’i Buluşturan Kadın

Nazım Hikmet' in annesi olan ve oldukça varlıklı aileden gelen bu kadın, Celile Hanım. Güzelliği dillere destandır ve eşinden anlaşmazlık dolayısıyla ayrılır. O sıralarda...

Oğuz Atay’ın Başyapıtı Tutunamayanlar İncelemesi

Yaşadığı dönemde ilgi görmemiş, anlaşılamamış, aksine hep "ötekileştirilmiş" ve "tutunamamış" bir adamdan söz edeceğiz birazdan. Öyle ki şu anda adını duyduğumuzda ona ait olduğundan...

Yusuf Atılgan – Canistan’da İktidar Olgusu

Yusuf Atılgan, 1950 sonrası Türk edebiyatının en önemli isimlerinden biridir. Türk romanının pek çok bakımdan özgün ve çok tanınmış eserleri olan Aylak Adam ve...
Avatar
Arşiv
Söylenti Dergi'de geçmiş zamanda yazar olan dostlarımızın eserleri bu hesapta arşivlenmektedir. Yazar onayı olduğu sürece kaynak göstererek kullanmak serbesttir.
  1. Nenesi ölmeden önce onu severken, “Bu kızın gözleri” derdi, “güneşe sen doğma da ben doğayım diyor.”     (s.10)
  2. Sanki göğsünün içinde kara kanatlı bir kuş çırpınıyordu o anda.     (s.24)
  3. Hayat bilinmez olmalıydı; nasıl yaşayacağını, ne zaman kaza geçireceğini, hangi hastalıklara yakalanacağını, nasıl öleceğini bilen bir insan, Endymion’un kaderini paylaşıyor demekti ve dünyadaki hiçbir ölümlü, bu yükü taşıyamazdı.     (s.32)
  4. Herkes yabancılaşmıştı, yabancılaşıyordu. Toplum kuralları ve çevremize takhim ettiğimiz maddi dünya, bizi bu yabancılaşmadan koruyan gardiyanlardı adeta. Yolumuzu şaşırdıkça, alışkanlık denen ılık kaplıca sularının içine gömülüp rahatlıyorduk. Sonunda bize yol gösteren şey; evde her zaman oturduğumuz koltuğun aşina yumuşaklığı, gözü kapalı çevirebildiğimiz banyo musluğu ve başımızın yastıkta bıraktığı iz oluyordu. Kendi egemenlik alanını belirlemek için ağaçların altına sidik fışkırtıp sonra kendini bu sidiğin sınırları içinde güvende hisseden köpeklere benziyordu insanlar da; aşina kokular ve aşina eşya arasındaki bir mutluluk formülü.     (s.33)
  5. “Herhalde ben lanetliyim!” diye düşünüyordu. “Bu yüzden mucizeleri göremiyorum.”     (s.53)
  6. Ve bekledi! Neyi beklediğini bilmiyordu ama içinden beklemek ve düşünmek geliyordu.     (s.56)
  7. “Sürükleniyorum” diye düşündü tekrar. ” Ama sadece ben değil, herkes sürükleniyor.”     (s.99)
  8. “Evet rüyalar! Hayatının en büyük gerçeği; kendin olduğun ve gerçek bir insana dönüştüğün tek an. Yaşamındaki en samimi varoluş anı.”     (s.137)
  9. Onu keskin ve yoğun bir özlem duygusu uyandırmıştı. Yakıcı, yeri boş kalan, içini sızlatan bir özlem duygusu; ama bu duygunun nereye yöneldiği belli değildi. Öylesine bir eylemdi işte; belki boşluğa, belki hiçbir yere; belki de özlem duygusunun ta kendisine.     (s.267)
  10. “Evet! Aptallık bu memlekette o kadar yaygın ki, kapıyı pencereyi sıkıca kapamazsan havayla bile içeri girer. Dünyanın en hastalığıdır aptallık.”     (s.338)
  11. Ama insanoğlu kendisinde başka güçler vehmediyor. Değişmeye, başka bir şey olmaya, doğasını zorlamaya çalışıyor, işte mutsuzluğun ve savaşların kaynağı bu.  Kısacası azizim, insan insan olarak yaşamalı, eşek eşek olarak.”     (s.350)
  12. Rüyasız, deliksiz, kesintisiz bir uykuydu bu; yok oluş gibi.     (s.369)

Doğan Kitap Yayınları 89. Baskı

Daha fazla

Yorum Yap

Yorum girişi yapınız.
Adınızı girin

Son Yazılar

Başrolünde Tom Holland’ın Olduğu “Cherry” Filmine İlk Bakış

Anthony ve Joe Russo’nun Marvel filmlerinden sonra yönettiği ilk film olan Cherry’den ilk görseller geldi. Spiderman olarak tanıdığımız Tom Holland ile yeniden bir araya...

2021 Grammy Adayları Belli Oldu

Müzik dünyasının en prestijli ödül törenlerinden biri olan Grammy için geri sayım başladı. Önümüzdeki yıl 63. kez düzenlenecek olan Grammy ödüllerine Beyoncé 9 adaylıkla...

Annem Hakkında Her Şey: Aile Kavramına Bakış

1999 yılında vizyona giren film, izleyiciye farklı bakış açıları ve sorgulama alanları açmıştır. Pedro Almodóvar'a  En İyi Yabancı Film Oscar'ı ve Cannes Festivali'nde En...

Kadınca Bilmeyişlerin Tek Adı: Tante Rosa

     "Nerede olursa olsun, kadınları birbirine ortak eden tek bir şey vardır: Hayat!" 1966-1968 yılları arasında Dost dergisinde yayımlanan Tante Rosa, sonraki yıllarda kitap...

Toplumsal Cinsiyet Tartışmaları Işığında “Yürümek” – Sevgi Soysal

"Yürümek, dönüp arkaya bakmamak..." Sevgi Soysal'ın 1970 yılında kaleme almış olduğu Yürümek romanı; Türk edebiyatında o zamana kadar çokça rastlanmayan konulara değinen özgün bir eserdir....