Gece Modu

Söylenti Dergi olarak yeni bir oluşuma imza atıyoruz! Katılmak istersen yukarıdaki resme tıkla; öykü, şiir, deneme, inceleme, çeviri, çizim ve röportajlar ile bize katkı sağla!



  1. “Sana hep söyledim. Para mühimdir ama her şey demek değildir. O parayı asaletle, yerli yerinde, bir bey gibi kullanmayı bilmek ve girdiğin her yerde hürmet telkin etmek şarttır.”   (s.44)
  2. “Şairlerin dediği gibi, Paris güzel bir salon, Londra güzel bir park, Berlin güzel bir kışla ama İstanbul güzel bir şehirdi.”  (s.54)
  3. “Bazen insan elinde olmadan, hiç istemediği durumlara sürüklenebiliyor” dedi. “Daha önce aklından bile geçirmediği hadiselerin tam ortasında buluyor kendini.”   (s.59)
  4. “İşin en kötü yanı da dünyanın herkes için cehennem olmadığını, daha iyi, daha mutlu bir yaşamın varlığını bile bile buna katlanmak…”   (s.65)
  5. “Mademki insanlar birbirine acı veriyordu, o zaman en güzel şey hayata meydan okumak ve mutlak bir yalnızlığı seçmekti.”   (s.93)
  6. “Artık yaşayamazdı. Çünkü bir insan, bu kadar çok acıyı kaldırmak için yaratılmamıştı.”  (s.124)
  7. “Çünkü pek yaşlı sayılmasam da insan kalbini tanıyacak kadar değişik olaylar geçti başımdan.”   (s.133)
  8. “İnsanlar yaşlanıyordu, bunun ayrıcalığı yoktu ama yaşlanan insanların bir kısmı olgunlaşmış olarak, bir kısmı ise olgunlaşmadan ölüyordu. Bunun püf noktası ise bir insanın “Nasıl görünüyorum?” sorusundan, “Nasıl görüyorum?” aşamasına geçmeseydi.”   (s.156)
  9. “Bu noktada insan artık yarışta değil jüride olmalıydı, altın değil sarraf kimliğine bürünmeliydi, değerlendirilen değil değerlendiren konumuna geçmeliydi.”   (s.157)
  10. “Insanın başına hiç beklemediği şeyler de gelebiliyor demek ki!”   (s.204)
  11. “Bu dünyadaki her trajedi, küçük ve masum bir adımla başlar.”   (s.204)
  12. “Insanoğlunun kendi ihtiraslarının bir hapishane hücresinden daha korkunç bir esaret olduğunu anlamıştı Ali Yekta Bey.”   (s.258)
  13. “Çocukluğundan beri içine yerleşmiş olan “insanlar kötüdür!” inancı değişmeye başlamıştı; yine dünyanın kötü ve acımasız bir yer olduğunu düşünüyordu ama demek ki tek tük de olsa bazı iyi insanlar bulunabiliyordu.”   (s.263)

Zülfü Livaneli – Leyla’nın Evi

Doğan Kitap Yayınları    110. Baskı

CEVAP VER

Yorum girişi yapınız.
Adınızı girin