Zeynep Koçak, 13 Yaşında, Yaşam İçin Umut Hikayesi

  İçimdeki heyecanı bir türlü yenemiyordum. Bunun nedeninden tam olarak emin olamasam da, inandığım tek bir nokta vardı: Ben milli duygularımla iç içeydim!

  Yarın okulumuzda 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı’nı büyük bir coşkuyla kutlayacaktık. Bu her yıl böyle idi. Ben ise düzenli olarak almaya devam ettiğim ilaçlarım ile yaşamaya tutunmaya çalışacaktım. Çünkü hayata dair tek bir umudum kalmıştı. Sağlık…

(2 gün önce)

  Duyduğum şeyle ani bir şok yaşadım. Hemen hemen bir aydır bu oyunun provasını yapıyorduk. Bu oyun için fazlasıyla heyecan duyuyordum. Ama öğretmenimizin kulaklarıma doldurduğu cümle ile tüm bünyem çökmüştü.

- Advertisement -

  23 Nisan için hazırladığımız ve benim de başrol olarak kabul edildiğim piyeste yer alamayacağımı bildirmişti öğretmenimiz. Bunun nedenini asla kavrayamadım.

  “Duru canım, emin ol senin daha iyi olman için, böyle bir karara vardık”. Gerçekten öğretmenimin dediği şeyden mantıklı bir sonuca varamıyordum. Fakat bu durumda bile olsam, öğretmenime asla saygısızlık edemezdim. Anlayışla karşılayıp eve gittim.

  Merak içerisinde ne diyeceklerini beklemeye başladığım sırada annem söze girdi:

  “Kızım hatırlar mısın? Hemen hemen 4-5 gün önce doktora gitmiştik. Evet, birkaç gün önce nefes zorluğu ve tıkanıklık yaşadığın için çareyi doktorda bulmuştuk.” Hemen söze girdim.

“Evet, anne hatırlıyorum. Ne oldu?”

  Bana öyle çaresiz bakıyorlardı ki, bir an içim fena halde acıdı.

 “Anne, baba ne oldu söyler misiniz?” Babam, buruk bir halde söze girdi.

 “Duru, kızım bu söyleyeceğimiz şey ilk başta seni çok üzebilir ama emin ol utanılacak veya darılacak bir durum yok ortada.”

Babamın söylediği şeyler bir an beni kuşkuya düşürmüştü. Tekrar babam:

 “Kızım bu oyundan ayrılmanın elbette bir nedeni var.”

 “Ne nedeni?”. Merak içerisinde soruyu babama yönelttim.

 “Bunu pat diye söyleyemem tabii ama senin erken öğrenmen daha iyi.” Babam bu noktadan sonra sözlerini kesti, konuşmaya devam eden taraf annem oldu.

 “Kızım, dün hastaneden bize geri dönüş yapıldı. Nefes darlığı çektiğin tespit edilmiş. Sahneye çıkmamanın nedeni senin daha iyi olabilmen için. O kalabalığa çıkıp, o andaki heyecanla daha fazla nefes darlığı çekebilirsin. Bu bir çaplı solunum kanseri.”

 Bir an kendimi boşlukta hissettim. Şu sıralar çok yoruluyor ve fazlasıyla nefessiz kalıyordum. Şimdi tüm bu olanların nedenini kavrayabilirdim.

                                                                ***

  Son birkaç günüm hep hastane yataklarında geçti. Gerekli tedavilere başlanmıştı. Solunum kanseri ile baş eden milyonlarca hastadan biriydim. İlk başta kendimi büyük bir boşlukta hissetmiştim. Bu olanların gerçekliğini, her salise sorgulamıştım. Kısacası büyük bir kaos yaşanmıştı. Ama şimdi ne kadar da şanslı olduğumun farkına varmıştım. Kanser de olsam gören gözlerim, duyan kulaklarım, yürüyen bacaklarım vardı. Bunların kıymeti tarif edilemezdi. Ayrıca 23 Nisan gösterisi için benim yerime oynayacak bir arkadaşım vardı. Maddi durumları bakımından zorluk çektiklerini duymuştum. Onun bu imkanı kolay kolay eline geçiremeyeceğinin bilincindeydim. Bu yüzden benim yerime arkadaşımın oynaması fazlasıyla mutlu olmamı sağladı. Ve bu hayatta bir oyundan da, bir tiyatrodan da çok daha önemli şeyler olduğunu anlamıştım. Ben şimdi sahip olduğum hastalığımla baş ediyordum. Kanser ile büyük bir savaş içerisindeydim. Ve tek ümidim, bu hastane köşelerini geride bırakıp sağlıklı bir yaşama atılmaktı.

 

Yorum Yap

Yorum girişi yapınız.
Adınızı girin

Must Read

Tezer Özlü – Yaşamın Ucuna Yolculuk

  Bu kitap, yazarın Almanca kaleme aldığı "Auf dem Spur Eines Selbsmords" (Bir İntiharın İzinde) adıyla 1983 Marburg Yazın Ödülü'nü alan metnin Türkçesidir. Bu kitap...