Gece Modu

Söylenti Dergi olarak yeni bir oluşuma imza atıyoruz! Katılmak istersen yukarıdaki resme tıkla; öykü, şiir, deneme, inceleme, çeviri, çizim ve röportajlar ile bize katkı sağla!



Bütün şehirlerin sokak lambaları aynı hüznü mü aydınlatır bilmiyorum. Oysa ben bu hüznü senelerdir kuruttuğum karanfillerde besliyorum.
Gece yarısı olur, bütün şehirler söner.
İçeriden kitlenen tüm kapılar aslında beklenmedik biçimde açılır. Kapanan her lambada farklı hüzünler pusuda durur. Ve acıları toplar bir el, vura-kıra- poşete tıkarcasına…
Bir güç alıverip sıkıştırıyor tüm acıları tek kalemde. Mürekkebinde kaç şiirin yarım kalmışlığı var şimdi,sahi kaç şiiri tamamlamaya yeterdi gücü sonbaharın?
Kaçar adım geçtiğim kapıların eşiklerinde geçmeyen şeyler kazılı. Patikalarda tökezlemeyi geçti ruh, ayağa takılan her taşta uçurum etkisi yaratıyor içimde.

Toparlayabildiğim tüm ama’ları öznesi olduğun geçmiş zaman cümlelerine gömüyorum.
Tüm yolları geçiyorum,bir senden geçemiyorum.
Ve bütün bu kalabalıkların içinde yalnız senin gözlerini seçebiliyor gözlerim. Beni bilirsin, o bildiğim tüm kelimeleri gözlerine döksem, yine yetersiz kalıyorum.
Nasıl bir yol ki bu ne engelleri bitiyor ne mesafesi. Dünyanın yuvarlak oluşuna inanmadığım gibi bu seni bana getirmeyen yollara da inanmıyorum.


Bi savaş bitmez dünyada bi senin hasretin.

Gelmiyorsun gelemiyorum. Yollarda kayboluyorum, yorgunluğumu alıp götürüyordu uzaktaki gözlerin.
Ordasın. Görüyorum.
Şimdi sonsuzun sonundayım,bir yerlerde telaşı var sevmelerin. Tüm bu karmaşada nefes almayı seviyorum.
Sen burada bırak beni, olmaktan mutlu olduğum yerde. Bırak kirpiklerine kurduğum salıncakta geçsin ömür. Razıyım her göz kapayışında yerle bir olmaya..

 

CEVAP VER

Yorum girişi yapınız.
Adınızı girin