Yaşıyoruz Sessizce-Şükrü Erbaş

Yazarın Diğer Yazıları

Çok Sevmelerin Çiçekli Kadını: Didem Madak

Solup giden otlar arasında kalan o tek canlı çiçek gibi, şiiri kelimelerin farklı boyutlardaki yansıması haline getiren şair Didem Madak!  Asıl mesleği avukatlık olup,...

sonsuzluğa uzanan bir yol; Abbas Kiarostami

Abbas Kiyarüstemi: Aşk Üzerine (2010)“Herhangi bir nesneyi alıp müzeye koyuyorlar ve insanların ona bakışı değişiyor. Burada önemli olan, nesne değil senin algın. Şu Selvi...

Nâzım Hikmet’i Ne Kadar İyi Tanıyorsun? – TEST

Edebiyatımızın mavi gözlü devi Nazım Hikmet’i ne kadar tanıyorsun? Çöz, bizimle paylaş!

Damarından Kan Değil Sevda Akan Adam – Ahmed Arif

Ahmed Arif'e karşı hangi sözcükleri seçeceğimi bilemeyecek kadar heyecanlı, hiçbir zaman içimdeki yerini tam olarak anlatamayacak kadar yetersizim bu kez. Hayranım ve sebebim çok!...
Nazlı Yaren Atabey
Nazlı Yaren Atabey
"...gövdemde sonsuzluğun dilsiz ayini. tanrı kirpiklerinden yürüyordu canıma" -Söylenti Dergi Genel Yayın Yönetmeni-

Önümde Şükrü Erbaş kitabı varsa öyle alelade biçimde açmam kapağını. Şükrü Erbaş benim için yazamadıklarımdır. Bazı hisleri yaşar ama yazmayı beceremem. Şairler iyi ki varlar!
Bu kez elimde yemyeşil bir kapakla duruyor Erbaş, en sevdiğim renkle. Her şeyden habersiz kitabı açışımda beni eşi Hatice Erbaş karşılıyor, “Babanız içerde şiir yazıyor diye çocuklarımı sessiz ağlattım ben.” Diyerek. Sayfaya bir süre takılı kalıyorum. Bir dizenin ya da bir sözün beni böyle kilitlemesine bayılıyorum! Sonralarda anladım ki bu kitap Hatice hanımın gökyüzünde kuş oluşu üzerine yazılmış, Şükrü Erbaş biriciğini toprağın altında bırakmak zorunda kalmış. Kitap Şükrü Erbaş‘ın naif dizeleriyle dolu olsa da anlatınca anlaşılmayacak kadar kutsal bir eser. “Sevmenin dünyayı sevmek olduğunu senden öğrendim” diyor şair, zaten değil midir ki her aşk dünya nüfusunu ikiye düşüren. “Biz” den ibaret kılan.
Ölüm ve hasret iliklerime kadar işliyor kitapta. Ama boğmuyor. Ölüm temalı çok kitap okudum, hepsinde kasvet ve sıkıntıyla dolup yarıda kestim. Ama bu kitap gerçekten bir ağıt gibi… Hafif, hüzünlü ve ölenin ardından gözyaşı döken biri kadar savunmasız… Kitap boyunca Erbaş’ın dizelerinin inceliği altında ezilip aşkın sonsuz haline şahit oluyoruz.
“Neden kimse sana benzemiyor Hatice” diyerek altını çizerken sayısız duyguya hapsediyor beni. Ölümün sanıldığından daha yorgun bir his olduğunu anlıyorum. Geri gelmeyecek olanı, yerine konulmayacak oluşunu ve daha birçok şeyi.
“Ne zaman öğreneceksiniz evlerin yalnızca eşyalardan yapılmadığını”
Sahi ne zaman?
Evi ev yapanın içindeki ses, çekmecedeki çatal sayısı ve kirli bulaşıklar olduğunu biliyor muydunuz? Biliyorsunuz. Çünkü yemek pişmeyen, sessiz ve temiz evlerin ev olduğuna ikna edemezsiniz beni. Kapısından geçenin içerdeki kahkahaları duyduğu evler hayal ediyorum, tabak sesleri konuşmalara karışan kalabalık sofralarla!

“İki kişilik bir yalnızlığım fotoğraflarının önünde, birisi alıp götürdüğün öteki bırakıp gittiğin”
Ve fotoğraflar, birer mucizeymiş geride kalan. O hep orda, hep gülümsüyor. Dünyanın neresinde olursa olsun, ya da dünyada olmasın.
Çerçevelere sığdırmıştır dünyaları gülüşle. Kırıp atmaya güç yetmez, kaldırıp çekmeceye koysan belki. Sanki böyle yapınca kalbi de çekmeceye koyacakmış gibi. Şimdi inmiş fotoğraflarla dolu çerçeveler çıktığı duvarlardan, izi kalmış duvarda anılarının. Düşünsene, bi betonu delip geçen anı seni sağ bırakır mı? Bırakmaz.

Bence Erbaş da sağ değildi. Kitabın sonunda kapağı buruk bir gülümseme ve acıyla kapattım. Şuan nerde napıyor bilmiyorum ama Şükrü Erbaş‘ın kalemine şükrediyorum! Gördüğüm yerde sarılıp teşekkür etmek istiyorum, acının en aşk halini dizeleriyle tattırdığı için. Gidin ve ilk fırsatta bu kitabı okuyun. Ölümün var olduğu dünyada her an sonsuza dek kapanacak gözlerden yaş akıtmayın, kapanan göz kapakları bir daha açılmaz olur- unutmayın!

Şükrü Erbaş | Kimdir, Eserleri, Ödülleri

Daha fazla

Yorum Yap

Yorum girişi yapınız.
Adınızı girin

Son Yazılar

Başrolünde Tom Holland’ın Olduğu “Cherry” Filmine İlk Bakış

Anthony ve Joe Russo’nun Marvel filmlerinden sonra yönettiği ilk film olan Cherry’den ilk görseller geldi. Spiderman olarak tanıdığımız Tom Holland ile yeniden bir araya...

2021 Grammy Adayları Belli Oldu

Müzik dünyasının en prestijli ödül törenlerinden biri olan Grammy için geri sayım başladı. Önümüzdeki yıl 63. kez düzenlenecek olan Grammy ödüllerine Beyoncé 9 adaylıkla...

Annem Hakkında Her Şey: Aile Kavramına Bakış

1999 yılında vizyona giren film, izleyiciye farklı bakış açıları ve sorgulama alanları açmıştır. Pedro Almodóvar'a  En İyi Yabancı Film Oscar'ı ve Cannes Festivali'nde En...

Kadınca Bilmeyişlerin Tek Adı: Tante Rosa

     "Nerede olursa olsun, kadınları birbirine ortak eden tek bir şey vardır: Hayat!" 1966-1968 yılları arasında Dost dergisinde yayımlanan Tante Rosa, sonraki yıllarda kitap...

Toplumsal Cinsiyet Tartışmaları Işığında “Yürümek” – Sevgi Soysal

"Yürümek, dönüp arkaya bakmamak..." Sevgi Soysal'ın 1970 yılında kaleme almış olduğu Yürümek romanı; Türk edebiyatında o zamana kadar çokça rastlanmayan konulara değinen özgün bir eserdir....