Yaşar Kemal Neden Roman Yazıyordu?

Yazarın Diğer Yazıları

“Her Yerde Kitap” Projesi Çengelköy Final Okullarında Başlıyor

Dünyayı yöneten, kitaplar, mürekkep ve kağıttır. Çocuklara okuma alışkanlığı kazandırmak, okuduğunu anlamak, kitap sevgisini arttırmak, öğrenmenin mekânsal sınırlarının olmadığını göstermek amaçlı "Her Yerde Kitap" sosyal...

Amazon Prime Türkiye’deki En İyi Diziler

Amazon Prime Türkiye'nin yayın hayatına başlaması ile artık Netflix ve BluTV'ye alternatif olarak yeni içerikleri izleyebileceğiz. Fiyat politikası olarak Türkiye'nin en ucuz dijital yayını...

Atiye 2. Sezon İncelemesi

Atiye, ilk açıklandığı günden beri merak uyandıran, oldukça ilgimizi çeken bir yapım olmayı başarmıştı. Atiye 2. sezon incelemesine başlamadan önce hem karakter gelişimlerini hem...

Atiye 1. Sezon İncelemesi – Spoilerlı

Atiye 2. Sezon İncelemesi Yayında! https://www.soylentidergi.com/atiye-2-sezon-incelemesi/   Atiye dizisi 27 Aralık Cuma günü her yeni Netflix Orijinal içeriği gibi 11.01'de yayınlandı. Televizyonda yayınlansa o gece reyting rekorları...
İlkan Balkan
İlkan Balkan
Genel Yayın Yönetmeni - Mais la pluie sera alaimisema!

2012 yılında vermiş olduğu bir söyleşi, Yaşar Kemal’in yazıyla olan ilişkisinin nasıl başladığını daha iyi anlamamızı sağlıyor.
“Ben edebiyata çocukken başladım. Çocukluğumda bizim köye çok âşıklar, destancılar gelirdi. Onlara çok meraklıydım. Köye her destancı geldiğinde ben onun yanındaydım, sonra onlar gibi şiir söylemeye başladım. Köyün kayalık dağına çıkar dağ üstüne, çiçekler üstüne türküler söylerdim kendi kendime. Epopenin kırıntıları bile olsa hâlâ yaşadığı böyle bir dünyada büyüdüm. Eğer modern edebiyatla karşılaşmasaydım, -ki karşılaşmam tesadüftür- bir destancı olurdum. On altı- on yedi yaşlarımda folklor denemelerine başladım. Bir de tekerlemeler, destanlar, masallar derledim. Okulu bırakınca Ramazanoğlu Kütüphanesi’nde çalışmaya başladım, ha bire okudum. Biz Cumhuriyet sanatçıları Tercüme Bürosu’nun çevirdiği dünya klasikleriyle büyüdük. Tercüme Bürosu’ndan gelen kitapları okuyordum, klasikleri, dünya romanlarını, tarih kitaplarını okuyordum. Benim ustalarım, benim toprağımın sözlü edebiyatıdır. Stendhal, Tolstoy, Gogol, Dickens de benim kaynaklarımdır. Bir romancı Faulkner’i, Kafka’yı, klasikleri, hem Batı hem de Doğu ustalarını özümsemeden nasıl roman yazabilir? Bana hep sordular, sen romanı niçin yazıyorsun? Bilemem dedim. Bilsem de söyleyemem…”

Kaynak:t24.com.tr / Elif Tanrıyar

Daha fazla

Yorum Yap

Yorum girişi yapınız.
Adınızı girin

Son Yazılar

Annem Hakkında Her Şey: Aile Kavramına Bakış

1999 yılında vizyona giren film, izleyiciye farklı bakış açıları ve sorgulama alanları açmıştır. Pedro Almodóvar'a  En İyi Yabancı Film Oscar'ı ve Cannes Festivali'nde En...

Kadınca Bilmeyişlerin Tek Adı: Tante Rosa

     "Nerede olursa olsun, kadınları birbirine ortak eden tek bir şey vardır: Hayat!" 1966-1968 yılları arasında Dost dergisinde yayımlanan Tante Rosa, sonraki yıllarda kitap...

Toplumsal Cinsiyet Tartışmaları Işığında “Yürümek” – Sevgi Soysal

"Yürümek, dönüp arkaya bakmamak..." Sevgi Soysal'ın 1970 yılında kaleme almış olduğu Yürümek romanı; Türk edebiyatında o zamana kadar çokça rastlanmayan konulara değinen özgün bir eserdir....

Aydınlığı Bir Ucundan Olsa Bile Gören Kadın: Sevgi Soysal

"Hayat bir denizdir, yüzme bilmeyen boğulur." "Korkma, aydınlığı bir ucundan da olsa görenlerin işi değil korkmak." Sadece yarından konuşmak isteyen; kuru dallardan, kurumaya yüz tutmuş öz...

Dogma 95: Breaking The Waves

Dogma 95 Nedir ?  Lars Von Trier ve Thomas Vinterberg tarafından başlatılmış bir film yapım hareketidir. Hollywood sistemine karşı olan, sinema sanatında hikaye anlatım tarzının...