Yapmamayı Tercih Eden Bir Adamın Öyküsü: Katip Bartleby

75
Gece Modu

Katip Bartleby, ünlü Amerikan klasiği “Moby Dick”in yazarı Herman Melville’nin 1853 yılında yayımladığı kısa bir öyküsüdür. Olaylar 19.yüzyılın ortalarında Wall Street Caddesi’nde geçmektedir. Kahraman bakış açısıyla anlatılan bu eserde anlatıcı yazıhanesi olan bir avukattır. Bu avukat yazıhanesini ve çalışanlarını tanıtarak hikâyeye başlar. Avukatın bu yazıhanede ona eşlik eden üç tane çalışanı vardır. Bu çalışanlar isimleri ile değil ön plana çıkan özellikleri ve alışkanlıkları nedeniyle hikâyede bu isimle adlandırılmışlardır. (Turkey : Hindi, Nuppers : Kıskaç, Ginger Nut : Zencefilli Kek) Hikâyede bu karakterler tanıtıldıktan sonra anlatıcının bir tane daha çalışana ihtiyacı olduğu ve bunun için bir ilan verdiği bizlere aktarılır. İlan verildikten tam bir gün sonra diğer insanlara hiç de benzemeyen, esrarengiz bir adam bu iş için geldiğini söyler. Bu adam aslında çok bedbaht,sefil ve çaresiz bir kimsedir fakat avukat çok fazla sorgulamadan onu işe alır.
“Ama yalnız görünüyordu, kâinatta yapayalnız. Atlas Okyanusu’nun ortasında bir enkaz parçası.”
Bu adam ilk zamanlar çok iyi çalışıyor, herkesten önce yazıhaneye geliyor ve işten en geç o çıkıyordur. Bir gün Avukat Bartleby’den yazılara yardım etmesini ister fakat aldığı cevap “Yapmamayı tercih ederim.”olur. Bu cevap adeta hikâyenin mottosu haline gelecektir.

Çünkü Katip Bartleby bu cevabın ardından yapılması gereken her işe bu cevaba benzer cevaplar verecektir. Anlatıcı bu duruma sinir olsa da diğer çalışanların aksine daha sakin bir tavır sergiler. Bu tavrını da Katip Bartleby ‘in son derece saygılı olmasına bağlar. Anlatıcı bir hafta sonu yazıhanesine gider ama kapıyı açamaz. Bartleby ona daha sonra gelmesini söyler.  Bartleby’nin yazıhaneyi evi gibi kullanması bardağı taşıran son nokta olmuştur. Bartleby’i kovma ve para verme girişimleri de başarıyla sonuçlanmayınca son çare olarak avukat yazıhaneyi taşımaya karar verir. Çok fazla eşyaları olmadığı için yazıhane bir gün içinde taşınır. Katip Bartleby ise taşıdıkları yazıhaneyi terk etmemiş, orada yaşamaya devam etmiştir. Avukat taşındıktan sonra rahat bir nefes alsa da eski yazıhanenin yeni sahibi Bartleby’den çok rahatsız olduğunu bu durum devam ederse onu hapise attıracağını söyler. Avukat onunla konuşacağını söyler. Konuşur fakat işler istediği gibi gitmez. Hâl böyle olunca yazhanenin yeni sahibi Bartleby’i hapse attırır. Avukat, Bartleby’nin hapise girdiği haberini alınca onu ziyaret etmeye gider. Onunla iletişim kurmaya çalışır. Katip Bartleby çok konuşmak istemese de burada onun yüzünden olduğunu belli eden bazı cümleler kurar. Anlatıcı hapishanede Katip Bartleby’nin yemek yemediğini öğrenir ve bir adamı bu iş için görevlendirir. Fakat Katip Bartleby önce çalışmayı bıraktığı gibi artık yemek yemeyerek hayatı da bırakmıştır. Hapishanenin avlusunda ölü bir şekilde anlatıcı onu bulur. Hikâyenin buraya kadar olan kısmında okuyucular olarak bu adamın neden pasif bir direniş içinde olduğunu ve eylemsizliğini sorgularken hikâyenin sonunda onun aslında ölen insanların mektuplarını yakmakla görevli bir memur olduğunu ve daha sonra bu işten atıldığını öğreniriz.
        “Efendiler, dürüst bir zatı, karşısındaki kişinin hareketsiz muhalefeti kadar rahatsız eden başka bir şey yoktur.”
    1972 ve 2001 yıllarında sinemaya uyarlanmış olan bu eseri okuyup Katip Bartleby’nin dünyasını tanımak isteyenlere sevgiyle..

Söylenti Dergi e-sayısı Çıktı!

TEMA Vakfı yararına çıkardığımız e-dergimizin ilk sayısı yayında! 90 sayfa içine 40 farklı yazardan, şiir, öykü, deneme ve incelemeleri yayınladığımız e-sayımızı satın almayı unutmayın! Üstelik yalnızca 5₺!

CEVAP VER

Yorum girişi yapınız.
Adınızı girin