Gece Modu

Söylenti Dergi olarak yeni bir oluşuma imza atıyoruz! Katılmak istersen yukarıdaki resme tıkla; öykü, şiir, deneme, inceleme, çeviri, çizim ve röportajlar ile bize katkı sağla!



2016 yılında yayınlanmaya başlanan, Jonathan Nolan ve eşi Lisa Joy ‘un yaratıcısı olduğu Westworld’ün pek çok metafor, bulmaca ve göndermelerle dolup taştığını daha ilk bölümden anlamıştık. İnsanlar için fütüristik bir eğlence parkı amacıyla Delos adlı bir şirket tarafından kurulmuş olan Westworld’de gerçekçi yapay-zeka robotlar, ya da dizideki adlarıyla “ev sahipleri”, turistlere bir bakıma daha önce göremeyecekleri bir deneyim sunuyor. Bu robotlar, şirket çalışanları tarafından yapılıyor ve her robota uydurma bir arka plan hikayesi ile kimlik veriliyor. Vahşi Batı’da geçen hikayede, turist olarak parka gelen ziyaretçiler için Westworld gün geçtikçe daha tehlikeli bir yer haline geliyor çünkü robotlar yavaş yavaş bilinç kazanmaya başlamaktadır. İnsan dünyası içinde yaratılan başka bir sanal dünya için yapımcılar ve senaristler dizi boyunca elbette kültürel pek çok göndermede bulunuyor ve aslında yapılan her göndermenin olaylar zinciriyle oldukça yakından ilgisi var.

Delos

Eğlence parkı Westworld’ün sahibi olan Delos şirketi, aslında bir Yunan adası. Kadim zamanlarda Güneş tanrısı olan Apollo ve kız kardeşi Artemis bu kutsal adada doğar;ölümlülerin bu adada doğması yasaktır. Ancak aynı şekilde, fanilerin bu adada ölmeleri de yasaklanmıştır. Yunanistan’ın seyahat rehberi sitesinde şu yazmaktadır hatta: “Delos bir müze değildir; Delos bir hikaye anlatmak için bulunmaz. Delos kendi başına bir tarihtir. Komşu adalardan gelen ziyaretçiler, buraya bilgilendirici bir seyahat için gelmezler; bundan daha ziyade, hayat tecrübesi için yelken açarlar ve adanın kutsallığı hala yaşamaktadır. İnsanlar sadece ziyaret etmek için buraya gelebilir, adadaki tek aktivite arkeolojik çalışmalardır. Bu yüzden tarih burada tekerrür eder: Ne bir insan doğar, ne de bir insan ölür.” Tanıdık geliyor, değil mi? Westworld evreninde de insanlar için durum böyledir-parkın kalıcı sakinleri sadece robotlardır ve hiçbir ziyaretçi parkta öldürülemez. İlk sezon finalini göz önüne alırsak, en azından Delos parkı bu şekilde yaratmıştır diyelim.

Labirent

Yunan mitolojisinde, Labirent efsanevi zanaatkar Daidalus’un Girit kralı Minos için tasarladığı karmaşık bir yapıdır. Efsaneye göre Girit kralı Minos, denizler tanrısı Poseidon’dan kurban etmek için bir boğa ister. Poseidon boğayı Minos’a verir ancak Minos hayvanı çok sever ve onun yerine başka bir boğayı kontol eder. Poseiden bunun üzerine sinirlenip Eros’tan Minos’un karısını boğaya aşık etmesini ister. Boğaya aşık olan Pasiphae, boğayla ilişkiye girer ve bu ilişkiden Minotor adlı yarı insan-yarı boğa bir çocuk olur. İnsanlara zarar veren Minotor’u kontol altında tutmak için Kral Minos, Daidalus ve oğlu Icarus’a içinden çıkılması imkansız olan labirenti yaptırmıştır.

Ford&Arnold/Daidalus&Minos

Yukarıda anlattığım mitolojik efsanenin Westworld’de başka bir yansımasını da karakterlerde görmekteyiz. Kral Minos, zapt edilemez gücü saklamak için nasıl zanaatçı Daidalus’a ihtiyaç duyduysa, Ford da aynı şekilde büyük bir bilinmeyeni Labirent’e saklamak için iş ortağı Arnold’a ihtiyaç duymaktadır. Daidalus’un oğlu Icarus hapsedildiği kaleden babasının yaptığı kanatlarla uçarak kaçarken güneşe fazla yaklaşır ve Ege Denizi’ne düşerek hayatını kaybeder. Arnold da oğlunu kaybetmiştir ve Arnold’ın anıları ölümünden sonra robot olan Bernard’a aktarılmıştır. Kral Minos tarafından kuleye kapatılan Daidalus ve oğlunun hikayesini dikkate alırsak, belki de Ford’un labirentinin sonunda Arnold’ı görecek bile olabiliriz.

Yılan

Dizide en çok karşılaştığımız sembollerden biri de yılan. Kendi küçüklüğüyle yürüyen Ford’un, yılan kullanarak parkın yönetmenini manipüle ettiğini görüyoruz. Daha sonra ise genç bir kızın Siyahlı Adam’a Labirent bilmecesini çözmesi için “yılanın yumurtladığı yere” gitmesini söylediğini izliyoruz. Mitolojide yılanlar bilgeliği ve dünyanın altında yatan saklı kalmış bilgiyi sembolize eder. Siyahlı Adam, dördüncü bölümde Armistice adlı haydut bir kadınla tanışıp kendisinin bilmeceyi çözmesinde yardımcı olabileceğini düşünür çünkü Armistice’in suratında büyük bir yılan dövmesi vardır. Çocukken kasabasını katleden haydutları öldürdükçe yılan dövmesini öldürdüklerinin kanıyla kırmızıya boyayan Armistice’in boyamadığı tek bir yer kalmıştır: yılanın kafası. Bu yüzden kendini son düşmanı olan Wyatt’ı bulmaya adamıştır ki-sezon sonunda Wyatt’ın kim olduğunu anlamamızla beraber aslında Armistice’in bilmecede önemli bir nokta olduğunu anlamış olduk.

 

Kaynaklar:

  1. http://www.visitgreece.gr/en/greek_islands/cyclades/delos

CEVAP VER

Yorum girişi yapınız.
Adınızı girin