Video Oyunları Bir Sanat Dalı Olarak Değerlendirilebilir mi?

Yazarın Diğer Yazıları

Yeni Dünya Sergisi: Uzayda Müze

Sanatın teknolojiyle evrimi sürerken, sanatçılar da teknolojinin sunduğu yenilikleri incelemeye, keşfetmeye ve sanat için yeni araçlar arayışına devam ediyor. Gelenekçiler, modern sanat savunucuları, dijital...

Osman Hamdi Bey’in Dünyasında Dijital Bir Gezinti

'Sergi gezmek istiyorum' diyen sanatseverlere yeni bir haber! Üstelik bu kez, uçtan uca tarih ve sanat... İletişim Başkanlığı, milli, tarihi, kültürel ve bilimsel zenginlikleri yeni...

Sanat Tinseldir, Cinsel Değil: Feminist Sanat

Dünya üzerinde ve yaşamın her alanında karşılaştığımız büyük ve belki de en önemli sorun; toplumsal cinsiyet kodlamaları ve politik farklılıklar. Bu farklılıklara karşı bir...

Kieslowski’nin Kült Serisi: Dekalog – On Emir

Krzysztof Kieślowski; 1941-1996 yılları arasında yaşamış Polonyalı film yönetmeni ve senaryo yazarı, bir diğer deyişle sinemanın şairi... Deha yönetmenin yaşamı sona ermeden hemen önce tamamladığı ...

Video oyunları bir sanat dalı olarak kabul edilebilir mi? Üretim aşamasında birçok tasarımcı ve birden fazla sanat dalının bir araya gelmesiyle ortaya çıkan modern video oyunlarını, yeni çağın değişen ve gün geçtikçe gelişen sanat anlayışı doğrultusunda bir sanat dalı olarak değerlendirmek mümkün müdür?

Metro Exodus, Geçmiş oyun serisine göre oldukça iyi grafiklere sahip oyun Moskova metrosunda geçiyor.

Bir dönemin yağlı boya tabloları, heykelleri; başka bir dönemin müziği ve sineması neyse, bugün için de oyunlar tam olarak böyle. Ancak bunu kabul edenler kadar etmeyenler de var. Öyle ki resim, heykel, sinema ve müzik her çağda kabul gören başlıca sanat dallarından sayılırken, video oyunları ne derecede bir sanat dalı olarak kabul edilebilir? İçeriğinde her ne kadar görsellik, işitsellik ve bir hikaye barındırıyor olsa da ortada bir ayrım var ve bu ayrımın sebebi de sanatın bireylerde uyandırdığı zihinsel ve duygusal etkinin kişiselliği olsa gerek. Bu durum, bireylerin sanata ve sanatçıya yüklediği anlamla, sanattan aldığı ve almak istediğiyle de ilişkilendirilebilir.

Peki nedir sanat? Bir eserin sanat eseri sayılabilmesi için barındırması gereken nitelikler nelerdir? Bunun bir sınırı, kıstası ya da kuralı var mıdır? Aslına bakılırsa sanatın doğrudan bir tanımını yapmak kolay değildir. Sanat, toplum neyi sanat olarak tanımlıyorsa odur; zaman içerisinde kültürden kültüre ve hatta bireyler arasında etkili bir biçimde değişebilir. Sanatın amacı insanın yaşamsal ihtiyaçlarını karşılamak değildir ve aynı şekilde sanatçının da öncelikli amacı maddi bir çıkarım elde etmek değildir. Ancak sanatın öncelikli olarak düşünce ve duyguları estetik bir kaygı ile ifade etme amacının dışında, maddi ve manevi çıkarımları oluşsa dahi bu durum sanatın öz niteliğini değiştirmeyecektir. Sanat, sanat içindir ve tektir.

Sanat dallarının çeşitliliği, sanatçının bireye geçirdiği duygu ve düşünce ele alındığında, sanatçıya maddi ve manevi çıkarım sağlıyor olsun ya da olmasın sanatsal değeri olan her eser sanata dahil edilebilir. Mesela geleneksel sanat kültürünün bir parçası olan sinema filmleri… Her filmin sanatsal değeri olacak diye bir koşul elbette ki yoktur. Ancak sinematografisi ile, zihinsel ve duygusal öğeleri ile, müziği ile sanatsal değeri yüksek olan, seyircisini alıp başka dünyalara götüren çok sayıda film varken, filmlerden sanat olmaz yargısına varmak doğru değildir. Üstelik sanattan, estetikten, zihinsel ve duygusal etkiden uzak onlarca film bulunuyorken.
Günümüzde sanatsal değere sahip olmayan müzik de, resim de, heykel ve mimari de mevcuttur. Öyle ki, sanat kavramına dahil edilmiş ancak sanat değeri olmayan örneklerin var oluşu, o sanat dalının bütünüyle var olamayacağı anlamına gelmiyor. Evet; sanat, sanat içindir, ticaret için değil. Öte yandan bugün için, sanat asla ticari güdülerle icra edilmez demek de ne kadar doğrudur bilinmez. Zira sanat kabul ettiğimiz bir çok eserden ciddi kazançlar sağlandığı da doğrudur. Niyet bu değilse de netice bu iken, bu konuda kesin bir yargıya varmak, öyle düşünüyorum ki şuan için mümkün değildir.

Video oyunlarına gelecek olursak; günümüzde video oyunları tartışmasız sanattır diyenler olduğu kadar, içerisinde her ne kadar ciddi sanatsal dokunuşlar bulunduruyorsa da bir sanat dalı olarak nitelendirmek mümkün değildir diyenler de azımsanmayacak kadar çok. Bunu daha da açacak olursak bir video oyunu; müzikleri, grafikleri, senaryosu, tasarımı bakımından sanatsal olgular taşısa dahi, ticari hesapları ve hedefleriyle bir sektördür. Sanat ne kadar ticari niyetlerle icra edilmiyorsa, video oyunları bir o kadar bu niyetle icra edilmektedir. Üstelik bir sanatçı değil bir sektör işidir bu. Tek bir elden çıkmaz ve sanat değil kurgudur aslında. Şunu söyleyebiliriz ki; bugün için video oyunları sanattır diyebilmek tam anlamıyla mümkün değildir. İnsanlığın varoluşundan bugüne evrilerek süregelen sanat, varlığını değişerek ve gelişerek devam ettirirken; toplumların ve bireylerin sanat algısı da kendisiyle birlikte değişecektir. Bu bağlamda, bizler bugün için video oyunlarını tartışa duralım, bundan yıllar sonra çeşitli alan ve biçimlerde sanat olarak kabul edip etmeyeceğimizi tartışacağımız farklı sanat oluşumları da ortaya çıkacaktır. Sanatla birlikte, gelişen teknoloji ve bilim de göz önünde bulundurulursa bu su götürmez bir gerçek.

The Outer Worlds, Oyun yüksek grafikleriyle dikkatleri üzerine çekiyor.

- Advertisement -

Değişen dünyayla birlikte değişen sanat anlayışı, video oyunlarını da kendi bünyesine dahil edebilecek mi hep birlikte göreceğiz.

Daha fazla

3 YORUMLAR

  1. Her oyunu sayamayacağımız gibi oynama işlevliğiyle yapılmış pek çok şey içine giriyor ama sizinde bahsettiğiniz önemli bir nokta var. Grafik, çizim, sonucunda çıkan hikaye vb. kıymetli yaratım süreçleri. Bunları içinde öğüten bir oluşum. Bu kadar arzu odaklı büyüyen bir sektörün sanatı içine dahil etmemesi bence düşünülemez. İleride kolay kabul görecek sanatlardan olacaktır. Benim de üzerine yazmayı düşündüğüm konulardandır.

Yorum Yap

Yorum girişi yapınız.
Adınızı girin

Son Yazılar

Sayfalarda Romantizm: Gelmiş Geçmiş En iyi 7 Aşk Romanı

Edebiyatın doğuşundan itibaren yazmak için yegane neden olmuştur aşk. Acılarını, hislerini, duygularını sözcüklere dökmeyi bilenler satırlarıyla okuyucuyu daima büyülemiştir. Aşk üzerine kurgulanmış romanlar klasikleri...

Başrolünde Tom Holland’ın Olduğu “Cherry” Filmine İlk Bakış

Anthony ve Joe Russo’nun Marvel filmlerinden sonra yönettiği ilk film olan Cherry’den ilk görseller geldi. Spiderman olarak tanıdığımız Tom Holland ile yeniden bir araya...

2021 Grammy Adayları Belli Oldu

Müzik dünyasının en prestijli ödül törenlerinden biri olan Grammy için geri sayım başladı. Önümüzdeki yıl 63. kez düzenlenecek olan Grammy ödüllerine Beyoncé 9 adaylıkla...

Annem Hakkında Her Şey: Aile Kavramına Bakış

1999 yılında vizyona giren film, izleyiciye farklı bakış açıları ve sorgulama alanları açmıştır. Pedro Almodóvar'a  En İyi Yabancı Film Oscar'ı ve Cannes Festivali'nde En...

Kadınca Bilmeyişlerin Tek Adı: Tante Rosa

     "Nerede olursa olsun, kadınları birbirine ortak eden tek bir şey vardır: Hayat!" 1966-1968 yılları arasında Dost dergisinde yayımlanan Tante Rosa, sonraki yıllarda kitap...