Gece Modu

 

1.”Olaylar nasıl gelişirse öyle yaşıyoruz, önceden uyarılmaksızın, rolünü ezberlemeden sahneye çıkan bir tiyatro oyuncusu gibi.” (sf.16)

2.”Sadece bir tek hayat yaşadığımız için bu hayatı öncekilerle karşılaştıramaz ya da kusurlarımızı gelecekteki hayatlarımızda gideremeyiz; bu nedenle de ne istediğimizi bilemeyiz.” (sf.16)

3.”Gereklilik,ağırlık ve değer birbirinden ayrılmaz biçimde örülmüş üç kavramdır;sadece gereklilik ağırdır ve sadece ağır olan şey değerlidir.” (sf.43)

4.”Her okullu oğlan, değişik bilimsel hipotezleri sınamak üzere fizik laboratuvarında deneyler yapabilir. Ama insan, yaşanacak hayatı yalnızca bir tane olduğu için, tutkusunun(sevecenliğinin) peşine düşsün mü düşmesin mi, bunu sınayacak deneyler yapamaz.” (sf.43)

5.”İnsanoğlu bedenin her bir parçasına bir ad vermeyi öğrendi öğreneli, beden giderek daha az dert oldu başına.” (sf.50)

6.”Gereklilikten doğan, olmasını beklediğimiz, günbegün yinelenen her şey dilsizdir. Sadece rastlantı bir şey söyler bize.” (sf.59)

7.”Daha sekiz yaşındayken bile iki elini birleştirerek uykuya dalar ve kendisini sevdiği erkeğin, hayatının erkeğinin elini tuttuğuna inandırma oyunu oynardı Tereza. İşte, uykusunda Tomas’ın eline böyle inatla yapışmasının nedeni de anlaşılıyor demek ki: Çocukluğundan beri buna talim ediyordu da ondan.” (sf.59)

8.”Rüyalar güzel olmasa, çarçabuk unutulurdu.” (sf.69)

9.”Gözü “daha yükseklerde bir yerde” olan herkes günün birinde gözünün kararabileceğini hesaba katmalıdır. Nedir göz kararması? Düşme korkusu mu? Peki ama gözetleme kulesinin sapasağlam trabzanları da olsa bu korkuya kapılırız; neden? Yok, göz kararması düşme korkusundan farklı bir şey. Bizi çağıran, bizi kışkırtan, altımızdaki boşluğun sesidir göz kararması; düşme arzusudur, bu arzunun karşısında dehşete kapılır, kendimizi korumaya çalışırız.” (sf.70)

10.”Kendisinden üstün bir güçle karşılaşan her kişi güçsüzdür.” (sf.84)

11.”Ama uğruna A.ya ihanet ettiğimiz B.ye de ihanet etmek ille de A.yı hoşnut etmek anlamına gelmez.” (sf.103)

12.”Müzik gitgide daha yüksek çalındığı için insanlar sağır oluyor. Ama insanlar sağır olduğu için müziğin daha da yüksek çalınması gerekiyor.” (sf.104)

13.”Kitapları gündüz kitapları, gece kitapları diye ikiye ayırmaya orada başladım” diye sözünü sürdürdü karısı. “Gerçekten de, gündüz okunsun diye yazılmış kitaplar vardır, bir de sadece geceleri okunabilecek olanlar.” (sf.117)

14.”Yaptığımız işlere başkasının gözü değdiği an, ister istemez o göze hoş görünmeye çalışırız ve yaptığımız hiçbir şey dürüstçe olmaz.” (sf.126)

15.”Aşk bir kadının,dilindeki ilk sözcükle şiirsel belleğimize girmesiyle başlar.” (sf.226)

16.”Aşk bizim özgürlüğümüzdür. Aşk “Es muss sein!”ın ötesinde yatar.” (sf.255)

MİLAN KUNDERA- VAROLMANIN DAYANILMAZ HAFİFLİĞİ

CAN YAYINLARI- ÇEV. FATİH ÖZGÜVEN

 

HAZIRLAYAN: ERDEM EROL

CEVAP VER

Yorum girişi yapınız.
Adınızı girin