Uluç Gündüz, Her Çocuğun Bayramı Hikayesi

  Luki 8 yaşında bir çocuktur. Onun ülkesinde çocuklar okula gitmek için çok zorlanıyordu. Luki’nin ülkesi güneşi az, karı çok olan, uzaklarda bir yerdeydi.

  Bu uzak ülkede Luki çok sıkılıyordu. Çünkü o ülkede çocukların eğlenebilecekleri hiç bayramı yoktu. Çocuklar kendilerini hiç özel hissetmiyordu. Diğer ülkelerde de çocuklar onun gibi sıkılıyor muydu acaba çok merak ediyordu.

  Bir gün öğretmeni çok uzak ülkelerin birinde çocukların da bir bayramı olduğunu söyledi. Luki bu ülkede ki çocukların tam 100 yıldır kutladıkları bir bayramı olduğunu öğrendi. Bu Luki için çok müthiş bir şeydi. Öğretmenine ‘keşke bende bu ülkeye gidebilseydim’ demişti. Öğretmeni de her yıl bu ülkedeki bayrama dünyanın her yerinden çocukların katıldığını söylemişti. Luki bunu duyunca çok mutlu oldu. Eve gidince anne ve babasından çocuk bayramına gitmek için izin istedi. Anne ve babası Luki’ye izin verince Luki sevinçten havalara uçtu. Luki’nin bu ülkeye gitmesi için öğretmeni de bütün gerekli izinleri almıştı.

  Luki ilk kez uçağa bineceği için çok heyecanlıydı. Öğretmeniyle beraber havaalanından uçağa binip gökyüzünde kuşlar gibi uçtular. Bayram olacak ülkenin adının TÜRKİYE olduğunu öğrendi. İlk önce uçaktan İstanbul’a indiler. İstanbul çok güzel bir şehirdi. Adının boğaz olduğunu öğrendiği çok güzel bir denizi vardı. Ancak İstanbul’da çok kalmadan bayramın asıl kutlanacağı yer olan Şanlı Urfa’ya gittiler. Şanlı Urfa’da çok leziz yemeklerden yediler. Urfa kebabı, lahmacun ve çiğköfte yediler. Bu yediklerinin hepsi de çok acıydı. Üzerine bu seferde baklava diye tatlıdan yemişlerdi. Tatlı ve acı birbirine  zıt olan yemeklerdi ama  burada birbirine çok yakışmışlardı. Yemeklerini yedikten sonra sıra gösterileri izlemeye gelmişti…

- Advertisement -

  Bütün  şehir  bayraklarla, balonlarla süslenmişti. Her yerde “23 Nisan kutlu olsun” yazıyordu. Şehirde tam bir şenlik havası vardı. Tüm çocuklar rengârenk kıyafetler giymişlerdi. Luki ve öğretmeni önce bu bayramın nasıl ortaya çıktığını anlatan şarkılar, şiirler dinlediler. Luki bu ülkede yıllar öncesinde çok büyük savaşların olduğunu ve bir sürü çocuğun bu savaşta babasız kaldığını öğrendi. İşte bu ülkenin kurucusu ve aynı zamanda o savaşlarında komutanı olan kişi bu ülkedeki çocukların artık daha fazla acı çekmesini, gözyaşı dökmesini istemediği için bu bayramı çocuklara hediye etmişti. Hatta tüm dünya çocuklarına.100 yıl önce dünya çocuklarını düşünebilen o liderin adı ATATÜRK ‘tü.

  Daha sonra bir sürü çocuk aynı anda dans etmeye başlamışlardı. Çok renkli dans gösterileri izlediler. Bazı danslar çok yavaş bazı danslar çok hareketliydi. Çocuklar o gün gönüllerince dans etmişlerdi. Sadece Türk çocukları değildi eğlenen dans eden Luki gibi yabancı ülkelerden gelen bir sürü çocuk da vardı. Hatta onlar bile gösteriler yapıyordu. Luki bu bayramı çok ama çok sevmişti.

  Her güzel şey gibi bu bayramın da sonuna gelinmişti. Luki ve öğretmeni beraberinde çok güzel anılar ve fotoğraflarla ülkelerine geri döndüler. Ancak Luki dönerken bir gün kendi ülkesinde de böyle bir bayram olması için dualar ediyordu.

Yorum Yap

Yorum girişi yapınız.
Adınızı girin

Must Read

Dönemine Damga Vurmuş Beş Usta Sanatçı

Pablo Picasso, Tarsila do Amaral, Salvador Dali, Frida Kahlo ve Remedios Varo'yu kapsayan beş usta sanatçıyı çocukluklarıyla, kariyerleri ve eserleriyle sizlere tanıttık. 1. Pablo Picasso Pablo...