Ülkelerin Birbirinden Farklı Kültür ve Gelenekleri 1

Gece Modu

(Burada yazanların ülkeler hakkında oldukça temel seviye bilgiler olduğunu, toplumların içindeki farklılıkları kapsamayabileceğini ve her bireyin farklara sahip olabileceğini lütfen unutmayalım.)

Fransa

Fransa’nın kökleri Kelt, Gallo-Roman ve Frenk kültürlerine dayanmaktadır. Eski adıyla Rhineland olan ülke, Orta Çağ’da bağımsız Fransa Krallığı olarak anılmaya başlandığı andan itibaren “Francia” adını almıştır. “Kültür” kelimesinin kökeni Fransa’ya dayanmaktadır. Antropolog Cristina De Rossi kökeni Latince collere, “dünyaya ait, dünyevi, büyüyen, gelişen” anlamlarına gelen Fransızca eş kelimeyi bugün kültür dediğimiz şeyi tanımlamak için kullanmaktadır. BBC verilerine göre Fransa’nın resmi dili olan Fransızca ülkenin %88’lik bir kesimi için ana dildir. %70’lik bir kesim de basın dil olarak Fransızcayı kullanmaktadır.

Sanat

Fransa’da sanat etkinlikleri yaklaşık on yüzyıldır süregelmektedir. 4. yüzyıldan 10. yüzyıla kadar günümüzde Fransa olarak bilinen toprakları istila eden barbarlardan, yalnızca bir süsleme sanatı kalmıştır. Bu uzun suskunluk döneminin sonunda, roman sanatının kendini kabul ettirdiği ve böylece Fransa’da sanatın doğduğu görülür.

Gotik sanatla dinsel coşku, süsleme ve sanat dağarcığını zenginleştirmiştir. Gotik üslupta yapılan İsa’lar gerçekçi insan çizgileri kazandı; çok geçmeden, Batı dünyası büyük veba felaketiyle kırılırken, Fransa, bir de Yüz Yıl savaşıyla pençeleştiğinden, insanın yaşadığı acılar taş yontucuları tarafından yansıtıldı. Dinsel yapıların kapıları (Rouen katedralinin girişi) “barok” ve alevli gotik üslubunu belirleyen heykel gruplarıyla donatıldı.

Rouen Katedrali- Katolik Kilisesi

15. yüzyıl başında, sivil mimarlık, dinsel mimarlığı geride bıraktı. Belediye sarayları, adliye sarayları (Rouen), imarethaneler (Beaune) mimarlıkta Rönesans’a doğru görülen bir laikleşmeyi yansıtır.

16. yüzyılın rasyonalizminden sonra, resim sanatı gündelik yaşamdan esinlenerek bazen doğalcı bazen gerçekçi ,ya da manzaraya yönelik yapıtlar ortaya koydu.

Jean-François Millet- Başak Toplayan Kadınlar
Gustave Courbet- Ornans’ta Bir Gömme Töreni
Jean-Baptiste-Camille Corot-Chartres Cathedral
Yeme-İçme Alışkanlıkları

Türk kültürüne benzer olarak üç öğün ana yemek bölünmesi mevcuttur; kahvaltı, öğle yemeği ve akşam yemeği. En çok yemeği akşam yemeklerinde yeme eğilimi varken, kahvaltı ekmek, kahvaltılık gevrek ve yoğurt kahve ya da sıcak çikolatanın bulunduğu nispeten hafif bir öğündür.

Toplumsal Rol ve Statüler

Günümüzde Fransa’da çalışanların neredeyse yarısı kadındır ve çift kariyerli aile standart duruma geldi denilebilir. Erkeklerden daha az maaş almak ve daha zor ilerleyen kariyer süreçleri gibi sebeplerle, iş piyasasında kadınlar eşitsizlikle karşılaşmaya devam etmektedir. Yüksek maaşlı profesyonel işlerde kadınların varlığı hala az sayıdadır ve daha çok sekreterlik ve büro işleri ve sınıf öğretmenliği gibi meslekleri içermektedir. Üstlendikleri iki farklı iş yükü sebebiyle emeklerini telafi etmek adına, ‘annelik maaş’ı benzeri bir kavram gündemdedir.

‘Nisan Balığı’ 1 Nisan Şakası ‘’April Fish’

Özellikle çocuklar arasında yaygın olan bu şaka kısaca şöyle; balık çizimleri birbirlerinin sırtına gizlice yapıştırırlar ve fark etmeyenler tüm gün o şekilde gezebilir.

Bu şakanın yetişkinler arasında da örneklerini görmek mevcuttur. Örneğin;

  • 1986 da televizyon haberleri Eyfel kulesinin başka bir yere taşınacağını bildirmiştir.

  • Le Point adlı gazetede Amerika Başkanı Barack Obama’nın Fransa Başkanı Nicolas Sarkozy’e uzaylıların gerçek olduğunu bildirdiği yazmıştır.

  • Diğer bir web sitesi Mona Lisa’nın Leonardo da Vinci tarafından değil Michelangelo tarafından yapıldığını duyurmuştur.

  • Bir Fransız deri dükkanı orijinal Yeti derisi sattıklarını duyurmuştur.

  • 2014’te bir radyo kanalı Eyfel kulesinin Katar’a satılması kararı verildiğini anons etmiştir.

İspanya

Kısaca “İspanya” olarak bilinen ülke aslında İspanyol Krallığıdır. Adalar da dahil olmak üzere 17 tane özerk bölgesi bulunur İspanya’nın. Bu özerk bölgelerin hepsinin kendi özel bayrakları bulunuyor. Hatta bazılarının kendi dilleri de bulunmakta. Bizim İspanyolca dediğimiz dil “Castellano” yani Kastilya dilidir. Köken olarak Roma İmparatorluğu’nun dili Latince’den gelmektedir ve dünyada en çok konuşulan ikinci dildir. İspanya’da ağırlıkla konuşulan diğer diller ise;

Katalanca: İspanyolca, Fransızca ve Portekizce’nin karışımı denebilir. Ağırlıklı olarak Katalonya bölgesinde kullanılmaktadır.

Galiçyaca: Portekizce’ye çok benzeyen, yine Latince kökenli bir dildir. Ağırlıklı olarak İspanya’nın kuzeybatısında yer alan Galiçya bölgesinde kullanılır. Büyük şehirlerde İspanyolca ile karışık kullanılsa da küçük yerleşimler ve köylerde sadece Galiçyaca kullanılmaktadır.

Baskça: İspanya’nın kuzeyindeki Bask ve Navarro bölgesinde ağırlıkla kullanılmaktadır. En farklı ve öğrenilmesi en zor dil olarak belirtiliyor. Hint-Avrupa dillerinin İber yarımadasına yayılmasından önce bölgede kullanılan eski dilin günümüze ulaşan şekli olduğu ve dünyada konuşulan başka hiçbir dille akraba olmadığı düşünülüyor. Sınıflandırılmasında karşılaşılan bu zorluktan dolayı izole dil olarak tanımlanıyor. Bu dille ilgili yapılan son araştırmalar ise çok şaşırtıcı bir bağlantı sunuyor; Gürcü dili bağlantısı!

İspanyol kültüründe halk genelde çok hızlı ve yüksek sesle konuşurlar. Günlük konuşmalarda argo kelimeleri sıklıkla duymak mümkündür.

Kısa bir paragraf boyutuna ulaşabilen isimleri vardır. Tarihte yer alan her azizin bir günü vardır ve o günde doğan çocuğa o azizin ismi verilir. Hatta başka azizlerin isimleri de onurlandırmak için eklenir. Bu duruma bir de hem annenin hem de babanın soyadı eklenince destansı İspanyol isimleri vücut bulmuş olur.

Örneğin ünlü İspanyol ressam Picasso’nun tüm adı şu şekilde: Pablo Diego José Francisco de Paula Juan Nepomuceno María de los Remedios Cipriano de la Santísima Trinidad Ruiz y Picasso.

Yeme-İçme

İspanyollar günde 5 öğün yemek yerler. Kahvaltı, öğle yemeği ve akşam yemeklerinin arasında ara öğünleri de oldukça yaygındır. Öğle yemeği sonrası sokaklar 14.00-17.00 arası boş ve çoğu dükkan kapalıdır bu bir gelenek haline gelmiş olup “siesta” olarak ifade edilir. Siesta İspanyolların öğle uykusudur ve geleneksel olarak her gün yapılır.

Geleneksel dansları ve müzikleri ise “Flamenko” olarak bilinmektedir.

Avrupa’da bir yarımada ülkesi olarak bilinen İspanya boğa güreşleriyle oldukça meşhurdur. Şehirlerde bulunan birçok caddede boğa heykelleri bulunmaktadır. Kuzey İspanya’da her yıl boğa güreşleri ve boğa festivalleri düzenlenmektedir.

İtalya

İtalyan kültürü yaygın olarak sanat, müzik ve yemekle özdeşleşmiştir. Roman İmparatorluğunun evidir, Roman Katolik Kilisesi ve Rönesansın ana merkezidir ve bu kültür Avrupa’yı boydan boya etkilemiştir.

Sanat

Müzikten bahsedecek olunursa İtalya operalarıyla bilinir. Dünyanın en bilindik müzisyen ve bestecileri olan Giuseppe Verdi, Ruggero Leoncavallo ve Luciano Pavarotti İtalyan’dır.

Ninja Kaplumbağalar’dan üçü: Raffaello, Michelangelo ve Leonardo da Vinci

Leonardo da Vinci

Ekibin en yaşlısı ve sergide de en çok yer alan sanatçı, mucit, mühendis: Milanolu Leonardo da Vinci olmuş. Sanatçının ünlü eseri, “Leonardo’nun Aynası” sekizgen bir ayna küresi ve merkezinde durduğunuzda etrafınızdaki aynalara düşen yansımalar sayesinde tüm bedeninizi 3 boyutlu olarak görebiliyorsunuz. Henüz boy aynasının bile olmadığı bir dönemde resim sanatının gelişmesi için oldukça önemli bir icat.

Raffaello

Vatikan’da freskler yapmıştır. “Atina Okulu” isimli duvar resminde antik çağ filozoflarını ve bilimini yansıtmak için simgesel olarak Rönesans dönemin portrelerini kullanır. Bu ünlü resmin sağ tarafında kendi portresine de yer vermiş.

Michelangelo

En ünlü ve bilindik sanat eserlerinden birisi Vatikan’da bulunan Sistin Şapeli’nin tavan freskleridir. Michelangelo esasen kendini heykeltıraş olarak görmekle beraber 4 yıllık zorlu bir çalışma sonrası çok sayıda hikayeyi bu tavanda yansıtmayı başarmış. İncil’den ve Eski Ahid’den mizahsenler içeren çizimleri esasen 3 grupta incelemek mümkün:

  • Dünya’nın, ışığın ve insanın yaratılışı
  • İnsanın cennetten kovulması
  • Nuh tufanı

İtalya yenilik ile geleneğin ve iş ile boş vakitlerin arasında iyi bir denge kurmuş gibi görünmektedirler ve sıklıkla tutkulu ve keyif dolu olmalarıyla bilinirler. İtalyanlar için aile oldukça önemlidir ve aile toplanmaları hayatlarında önemli bir yer kapsar. Aile üyeleri bu haftalık veya aylık toplanmalar sırasında olup bitenleri, dedikoduları ve yemekleri paylaşırlar. ”Nonna” dedikleri büyükanneleri genellikle yemekleri hazırlayan pişiren ve servis eden kişidir.

İtalyanlar ağırlıklı olarak Katoliktir ve kültürleri yoğun olarak dinden etkilenmiştir. Vatikan Katolikliğin en önemli kurumudur ve Roma’da bulunur. Her hafta kiliseye gitmek ve azizlere dua etmek  dindar ailelerin gelenekleridir. Ailenin yaşlı üyeleri İtalyan aileleri için önemlidir ve güç ve saygı sahibidirler. ‘Nonna’ aile reisi sayılır ve ailenin genç üyeleri onlardan tavsiye alırlar.

İngiltere

Ingiltere hetorojen bir kültür yapısına sahiptir.  Kültüründe İngiliz, İrlandalı, İskoç, Galli ve Hintli insanları barındıran bu ulus aslında oldukça değişik dinamikleri de bünyesinde bulundurmaktadır.

Aile

20. yüzyıla kadar erkeğin aile reisi olarak görüldüğü iki kişiden oluşan evlilik tipi standarttı. Ancak son yıllarda tek ebeveynli aileler de ve aynı evi paylaşan çiftlerin sayısında artış yaşanmaktadır. Yarım yüzyıl kadar önce birlikte yaşamak kabul edilemez bir günah olarak görülmekteydi. İş hayatındaki hareketlilik aileleri birbirinden uzakta yaşamaya itti ancak ilişkiler düzenli iletişim ve toplaşmalarla devam etmekte. Genç aile bireylerinin yaşlılara bakması hakkında devam eden bir söz birliği mevcut. Hemcins birlikteliği ve evlilikleri yasal olarak kabul görmektedir.

Hava durumu hakkında konuştukları kadar başka bir konu hakkında konuşmazlar denilebilir. En ufak bir güneş çıktığında, ailecek cümbür-cemaat parklara akın eder ve güneşlenirler.

Christmas’a 3-4 ay önceden maddi/manevi (özellikle maddi olarak) hazırlanmaya başlarlar. Eş-dosta bol bol kart alır/gönderirler. Kart sektörü bu dönemde inanılmaz kar yapar, posta servisleri ise inanılmaz yavaşlar bu dönemde.

Sanat

İngiltere’de sanat yaşamı Avrupa kıtasındakinden çok daha hareketsiz­dir. Buradaki etkinlikler, Avrupa’da sürekli olarak üslup değişmelerine yol açan çok sayıda yenilikçi akımdan uzak kalarak kendi içinde bir gelişme göstermiştir. Önce Rönesans’a özgü hümanist dü­şüncenin, ardından da Reform’un kül­tür yapılarını derinlemesine değiştir­mesinden soma, dekoratif sanatlar ve mimarlık alanında bir yenilik olmuş­tur. Bu devrim, mimarlık alanında İnigo Jones tarafından gerçekleştirildi.17. yüzyılın başlarında duvar ayakları, yivli sütunlar, alınlıklar, büyük revaklar, cepheleri süsleyen değişik üslupların kullanımı) ülkeye getirip yapılara uygulayan sa­natçıdır.

İngiltere’nin en önemli mimarı olan Jones, Roma’nın klasik mimarisini ve İtalyan Rönesansını İngiltere’ye tanıtan ilk kişiydi.

Gerçek anlamda ulusal bir sanatın doğması için 18. yüzyılda William Hogarth’ı beklemek gerekir. Hogarth’ın karakter portreleri vardır, ama törelerin betimlenmesine ayrılmış olan yapıtının temeli, dönemin Püriten anlayışını ve tipik İngiliz mizah anlayışını yansıtır. Hogarth keskin bir gözlemci gibi davranarak çağdaşlarının kusurlarını ve alışkanlıklarını tuvallerde ve estamplarda eleştirmek için bundan yararlanır.

Otoportre, 1745

Ceilidh; İskoçyalı ve İrlandalı halkının dans ve müzik eşliğinde gerçekleştirdikleri buluşmadır. Galler halkı şarkı söylemeleriyle bilinirler özellikle de Galler Erkek Korosu dünya genelinde oldukça tanınır.

Resim ve edebiyat İngiliz kültüründe merkez bir role sahiptir. İngiltere’nin her yerinde bir çok resim galerisi bulunur ve Virginia Woolf, TS Eliot, Agatha Christie ve Jane Austen gibi ünlü yazarları ile bilinir.

İngiliz yazar Shakespeare’in ünlü oyunu Macbeth dünyanın en çok sergilenen oyunudur.

İsim Gelenekleri

İngiltere’de ilk isim aynı zamanda Hıristiyan ismi olarak kabul görür, ancak günümüzde bunun dinle ilişkisi oldukça azalmıştır. Bu ismi geleneksel olarak göbek adı izler ve son olarak soyadı gelir. Geleneksel olarak bir kadın evlendiğinde eşinin soyadını alsa da, günümüzde birçok çift soyadlarını kaynaştırmakta ve iki soyadını birlikte kullanmaktadır.

Karşılama ve Selamlama

İngilizler her ne kadar mesafeli hatta soğuk görünseler de, aslında ziyaretçilere oldukça sıcakkanlı karşılayan arkadaş canlısı insanlardır. Karşılaşma sırasında çocuklar da dahil ortamdaki herkesle el sıkışmak adettendir. İş ya da sosyal toplantılarda ayrılırken de el sıkışmak kibarlıktır. El sıkışma sıkı bir şekilde değil hafif bir dokunuşla yapılır.

Hediye Alışverişi

Davet edilen eve küçük bir hediye ile gitmek gelenektir. Bu çikolata, çiçek ya da bir şişe şarap olabilir. Hediyeler verildiği an açılır. İşyerinde hediye alışverişleri ise alışıldık değildir.

Bonus: İngiltere’de trafik akışının sol taraftan olması geleneği, Papa’nın 1300’lü yıllarda Roma’ya gidecek olan hacıların yolda kargaşa çıkarmaması için verdiği emre dayanır. Ayrıca, eski çağlarda İngilizler dahil çoğu kimse yolun sol tarafından yürür ve yolun karşısından gelenin düşman olup olmadığını anlamaya çalışırmış. Bir tehlike anında sağ elleriyle kılıçları ya da silahlarını çekerlermiş.

Almanya

Plan Kültürü
  • Birçok açıdan Almanlar planlamanın ustaları olarak farz edilirler.
  • İleri düşünceli olmayı ve belli bir zaman diliminde ve gününde bir şeyi yapmaya oldukça değer veren bir kültürdür.
  • Bir iş için uygun bir yol belirlenmişse bu iş için farklı bir yola başvurmaya gerek yoktur.
  • İnsanlar, mekanlar ve şeyler arasına net sınırlar çekmek yapılı ve düzenli bir hayatı sürdürmek için vazgeçilmezdir.
  • İş ve özel hayat net sınırlarla ayrılmıştır.
  • Her aktivite için uygun bir zaman vardır. İş saatleri bittiğinde iş yerini terk etmeniz beklenir. Eğer iş saatleri dışında iş yerinde kalmanız gerekiyorsa, bu gününüzü doğru planlamadınız demektir.
  • Sadece yakın arkadaşlar ve akrabalar evlerinin kutsal sınırlarına davet edilirler.
Düzen

Almanlar evleriyle ve düzenleriyle iftihar ederler. Her daim düzenli olmasına özen gösterirler, evleri rahatlayabilecekleri ve bireyselleşebilecekleri alanlarıdır.

Her gün 10 dan sonra ses kısıtlaması ile pazar ve tatil günleri tam gün ‘sessizlik’ uyarısı verilir. Her belediyede ya da kentte ‘düzen’ ile ilgili bir şube bulunur ve adı da ‘Düzenleme Dairesi’dir’. Eğer gürültü kurallarına uyulmuyor ve komşular rahatsız oluyorsa muhtemelen bu şube tarafından uyarı alınır.

Hediye Alışverişleri

Eğer eve davetliyseniz sarı güller daima hoş karşılanır. Kırmızı gül götürmek romantik bir adımı çağrıştırdığından, karanfiller yas sürecini hatırlattığı için leylak ve krizantemler ise cenazelerde verildiğinden ev davetlerinde tercih edilmez. Hediyeler genellikle verildiği anda açılır.

Ekolojik Teşvik

Almanya’da geri dönüşüm insanların vicdanına bırakılmıyor. Onun yerine burada geri dönüşüm için bir depozit sistemi var. İçecek alırken ekstra para ödeniyor sonra boş şişeyi götürüp depozito geri alınıyor. Depozitli şişelerin markete geri götürülmesi düzenli haftalık görevlerden sayılıyor.

Bira Bardağı Altlığı

Bir grupla bir şeyler içmek için bara gidildiğinde hesap ödeme anı geldiğinde hesabı daha fazla içenlerle bölüşmek bazen sorun yaratabilir. Bunun yerine bardak altlıkları sistemi yardıma yetişebilir. Garson birayı getirdiğinde bardak altlıklarına çentik atar. Gecenin sonunda herkes bardak altlığındaki sayı kadar biranın hesabını öder.

Çin

Aile

Aile ilişkileri Çin’de çok büyük bir öneme sahiptir. Çin kültüründeki görev, içtenlik, ataya saygı ve onur gibi birçok değer Konfüçyanizme dayalıdır. Konfüçyüs İsa’dan önce 550 yılında yaşamış Çin asıllı filozof ve siyaset kuramcısıydı.

Konfüçyüs’ün temel öğretileri aileyi ve toplumu yönlendirir, babadan oğula, büyük çocuktan küçük kardeşe, ve yönetici tarafından da topluma aktarılarak sürdürülür.

Günümüzde aile çerçevesi hiyerarşik resmiyet ve katılığını sürdürür, ailenin yaşlı üyesi baskındır ve büyük saygı görür.

Sosyalizasyon:

Hızla artan popülasyonu dizginlemek amacıyla 1979 da tanıtılan tek çocuk politikası toplum üzerinde problemler yaratmıştır ve erkek çocuk kız çocuktan daha hoş karşılanmıştır. Bu durum geçmişte kız çocuğunun terk edilmesine bile yol açmıştır. (Ancak bu günümüzde değişen bir durum olarak cinsiyet ayrımı azalmıştır.)

Mutlu bir çocuğa sahip olabilmek adına kadınlara hamilelikleri boyunca mutlu bir duruş sergilemeleri öğretilir. Loğusalık dönemi anne ve çocuk için hassas bir dönem olarak görüldüğünden bir aylık dinlenme süreçleri vardır.

Bu bir aydan sonra hem bebek hem de anne arkadaşlara ve akrabalarla tanıştırılır bu kutlama gününe ‘Dolunay Kutlaması’ ya da ‘Kırmızı Yumurta ve Zencefil Partisi’ adı verilir. Misafirler kırmızı bir zarfta para ve bir tabakta kırmızı zencefil turşusu ile kırmızı yumurta getirirler. Kırmızı rengi iyi şans, mutluluğu sembolize ederken yumurtalar yeni hayatı ve uyumu ifade eder.

Aileler birbirine yakındır ve büyükbaba ile büyükanne çocuğun bakımında önemli bir rol oynarlar. Çocukların büyüklerine itaat etmeleri ve ev işlerini üstlenmeleri beklenir.

İsim gelenekleri

Çin’de göbek adı kullanmak yaygın değildir. Kadınlar evlendikten sonra soyadlarını değiştirmek yerine babalarının soyadını kullanmaya devam ederler.

İletişim Biçimleri

Sözsüz iletişimleri çok şeyi ifade eder. Birinin gözlerine gözlerini dikmek saygısızlık olarak kabul edilir. Kalabalık ortamlarda mahremiyete saygı amacıyla göz teması kurmaktan kaçınırlar.

Hediye Alışverişi

Çinliler yemek yemeyi sevdiklerinden, yemek sepeti hediye etmek harika bir armağan olarak kabul görür. Saat, mendil, çiçek gibi nesneleri hediye etmek cenazelerle özdeşleştiğinden normal zamanda hoş karşılanmaz. Hediyeleri iki elle birlikte sunarlar ve alınan hediye hemen açılmaması beklenir.

Kaynakça:

https://www.commisceo-global.com/resources

https://www.youtube.com/watch?v=LKotenpLgTE

https://www.yardimcikaynaklar.com/ingilterede-sanat/

“The Great Masters” sergisi

 

 

 

 

 

 

 

 

CEVAP VER

Yorum girişi yapınız.
Adınızı girin