
şehirlerarası bir otobüste
kocaman çocuk ve alzaymır nine
ve yedi ile yetmişe tanık buğulu bir cam
otobüs duraklıyor bir yerde
mola oluyor onların gözünde
çocuğun ne gözünde ne de aklında
bir tek ninesi var yanında
o da kocaman ve bir başına
otobüsün camı da duruyor az sonra
büyükler ve çocuklar
molaya gidiyorlar hep beraber
şaşkınca dışarıyı seyrediyor çocuk
üstelik ninesinin yanında ve camın arkasında
üç defa ayaküstü gidilince
hatırlıyor ve başlıyor alzaymır nine
seç bakalım söylenceden bir kare dert
çocuk nineyi anlamıyor
nine kimseyi
otobüsün bir ucundan bir diğer ucuna
söylentiler alıp başını gidiyor
susup bekleniyor sonra
merhamet giriyor araya
tamamlayan ellerle nine
ve endişeyle
sarıyor ellerini çocuğun
mola tükeniyor ve geliyor diğer canlılar
camın önü tekrar hareket ediyor
çocuğun yanındaki nine hala söyleniyor
otobüsün içini siyah bir korku sarıyor sonra
zaman duruyor aniden
ikiye ayrılan yolun tam ortasında
kocaman nine ve tek başına bir çocuk
ayaküstü sarılıyorlar birbirlerine
sonsuz bir boşluğun toprağında
ve yedi ile yetmişin arasında
eşitleniyorlar
usulca sokuluyor ölüm
buğulu hayatlarına
usulca diyorlar saki
bir de buna ağla
Hüseyin Kaymaz








































