Gece Modu

Söylenti Dergi olarak yeni bir oluşuma imza atıyoruz! Katılmak istersen yukarıdaki resme tıkla; öykü, şiir, deneme, inceleme, çeviri, çizim ve röportajlar ile bize katkı sağla!



1. “İnsan her şeye alışır.”                 (s.19)

2. “Bu alışılmadık bir durum değil. Zira aşktan kimse bir şey anlamaz.

“Siz bile mi?”

“Özellikle de ben!”

“İyi ama o zaman neden insanlar sürekli ve her yerde aşık olurlar?”

“Genç adam,” dedi Freud. Sonra durdu. “Balıklama atlaması için insanın suyu anlaması   gerekmez!”                                    (s.39)

3. “Kadınlar puro gibidir: Onları içine çok sert çeken kişiye keyif vermeyi reddederler.”      (s.39)

4. “Ne yazık ki hayat masal değildir, sevgili dostum ama zaten günün birinde her şey öyle veya böyle sona erecek zaten.”           (s.43)

5. “Gerçeği söylemek gerekirse, her şeye giderek yabancılaşıyorum. Ama belki de hayatın kendisi böyledir: İnsan daha doğduğu andan itibaren, her geçen gün, artık kendini tanıyamaz hale gelene kadar kendinden bir parça uzaklaşıyordur. Bu gerçekten böyle olabilir mi?”     (s.57)

6. “Herkesin bildiği gibi aşık olmak kendini artık tanıyamamak demektir. Bütün hayat, durmadan devam eden birbirinden uzaklaşma, ayrılma sürecidir.”               (s.57)

7. “Bu kadar uzun bir cümlenin nasıl olur da bu kadar kısa bir anlamı olur?”

“Cümleler genelde böyledir. Çok konuşanın genellikle söyleyecek az şeyi olur.”                  (s.63)

8. “Bazen kaçmak bazen durmak gerekir,” dedi kız. “Hayat böyle.”         (s.79)

9. “Ben kimseye ait değilim. Hatta kendime bile!”                                (s.96)

10. “Eğer zaman, insanı eninde sonunda zaten ele geçirecekse, tüm o akıllılığın ne faydası vardı?”       (s.108)

11. “Aşk, kimsenin söndürmek istemeyeceği ve söndüremeyeceği, kontrol edilmesi güç bir yangındır.”                                (s.112)

12. “Kendini kafanı çalıştırmalısın. Şayet aklın sana cevapları veremeyecek olursa, o zaman kalbine sor!”                        (s.120)

13. “Belki de böyle yapmalı, diye düşündü, olduğu yerde durmalı ve bir daha kıpırdamamalıydı. Böylece zaman insanın yanından öylece akıp giderdi, dahası insanın zamanla birlikte yüzmesi veya zamana karşı tepinmesi gerekmezdi artık.”                        (s.135)

14. “Herkesin bildiği gibi, beklemek her zaman en iyi seçenek, hatta zamanın çeşitli zorluklarının arasında hasar almadan sağ salim çıkabilmenin belki de tek yoluydu.”            (s.140)

15. “Kimse aşkın ne olduğuunu bilemez. Fakat yine de insanların çoğu onu deneyimlemiştir. Aşk gelir ve gider, kimse öncesinde onu anlamaz, sonrasında da anlamaz, hatta aşk en az oradayken, yani yaşanırken anlaşılır. İşte bu nedenle sana şunu söylememe izin ver lütfen: Kimse aşka uygun değildir, buna rağmen ya da belki tam da bu nedenle aşk, hemen herkesi en az bir kez yakalar.”                       (s.145)

16. “Ama aslına bakarsan yolları bilmek bizim fıtratımızda yoktur. Aksine yolları bilmemek vardır bizim fıtratımızda. Dünyaya cevap bulmak için değil, aksine soru sormak için geliyoruz. İnsan, deyim yerindeyse kesintisiz bir karanlığın içinde el yordamıyla yolunu bulmaya çalışır ve ancak çok şanslıysa bazen bir ışık noktasının parıltısını görür. Ve yine insan, ancak yeteri kadar cesur ya da sebatlı yahut aptal ise veya en iyisi hepsine birlikte sahipse bizzat kendisi ardında bir işaret bırakır!”                               (s.192)

17. “Sahi kaç veda kaldırabilir insan, diye düşündü. Tahmin ettiğinden çok daha fazlasını belki. Belki de tek birini bile değil. İnsan kalsa da gitse de asıl olan vedalardı.”                 (s.201)

18. “İnsanların söylediklerinin byük bir kısmı da zaten daha baştan çöpe atılabilir. Çünkü şöyle bir bakıldığında herkes konuşuyor ama kimse bir şey bilmiyor. Hiçbir şeyden haberleri yok. Hiç kimse konuştuğu konuya vakıf değil. Hiçbir fikirleri yok.”                     (s.203)

Jaguar Yayınları 3. Baskı

CEVAP VER

Yorum girişi yapınız.
Adınızı girin