Türkiye’nin Van Gogh’u: Fikret Mualla

Yazarın Diğer Yazıları

Özdemir Asaf’tan Seçme Dizeler

1- AŞK Sen kocaman çöllerde bir kalabalık gibisin, Kocaman denizlerde ender bir balık gibisin. Bir ısıtır, bir üşütür, bir ağlatır bir güldürür; Sen hem bir hastalık hem de...

Türkiye’nin Van Gogh’u: Fikret Mualla

Fikret Mualla Saygı, hayatı boyunca yapaylıktan uzak bir yaşam sürmüştür Fikret Mualla. Yaşamının trajik öyküsü ve resminin biçimlenişi arasında bir bağ oluşan ve bunu...

Sanatta Realizm: Fırça İzlerinden Doğan Gerçeklik

Kökeni yabancı olup dilimizde sık kullanılan kelimelerden biri de realist kelimesidir. Fransızca kökenli ve anlamı gerçeklik olan kelime, realite - real (gerçek) kavramından türetilmiştir....
Avatar
İlke Aslı Erdoğan
Hayattaki incelikleri yazarak anlatmayı ve insanlara yazarak dokunmayı seven biri...

Fikret Mualla Saygı, hayatı boyunca yapaylıktan uzak bir yaşam sürmüştür Fikret Mualla. Yaşamının trajik öyküsü ve resminin biçimlenişi arasında bir bağ oluşan ve bunu resmetmekten çekinmeyen Mualla, resimlerinde de hiçbir ekolün izlerini taşımamıştır. Mualla’nın resimleri çok renkli ve canlı olmasıyla bilinir. Hiçbir sanatçıya özenmeden kendi tarzını yakalamıştır. Sanatçının üretim sürecinin zamana ve mekana bağlı olmayan dışavurumları arasındaki bu kaçınılmaz cesareti, bireysel olarak yaşantısını oldukça zorlaştırsa da resimleri ve desenleri plastik açıdan bir “karnaval” niteliğindedir. Bu karnavalın yansıması Fikret Mualla’nın her resminde hatta el çabukluğuyla kısa süreli çizdiği her desen de gözlenmektedir.

Mualla hakkında ”Dünya resminde yer edinmiş ilk Türk ressam.” diyen yazar Fahri Özdemir ayrıca“Fikret Mualla’nın yaşamı ağır bedeller üzerine kurulmuş. Bu ağır bedellerde siyah beyaz yaşamış bir insan. Ama yaptıkları son derece renkli. Paleti çok renkli bir ressam. Ekollerin dışında olan bir sanatçıdır aynı zamanda Fikret Mualla. ”Hiçbir ekol içinde değilim, ekollerin dışındayım’’ savıyla ortaya çıkmış bir insandır.” demiştir.

Resimlerinde insanlar, pazar yerleri gibi konular yer alır. Eserlerinde iç sürgününün dışa  vurumunu yansıtan Mualla, yaşamının aksine resimlerinde mutluluğu ve yaşam sevincini ele almıştır.

Pembe Kahve

Resimlerini genellikle renkli fon kâğıtları üzerine guaj boya ile yaptı. Suluboya ve pastel malzemelerini resimlerinde sıkça kullandı. Paris sanat ortamında tanınması biraz zaman alan Fikret Mualla’nın eserlerini Picasso‘nun övdüğü, hatta bir resmini satın aldığı, kendi çalışmalarından birini de ona hediye ettiği ve Fikret Muala’nın da Picasso’nun verdiği tabloyu bir rakı parasına sattığı bilinir.

Fikret Mualla’nın başlıca eserleri arasında Oturan Adamlar, Moda, Marsilya’da Fransız İşçileri Bir Kahvede, Haliç ve Süleymaniye, Paris’te Bir Sokak, Balon Satıcısı ve Balıkçı sayılabilir.

Moda

Balon Satıcısı

- Advertisement -

Balık Pazarı

Bu dönemde birçok sanatçıya ev sahipliği yapan Paris’te;

Mualla ile yaşamları zamansal ve mekansal olarak kesişen sanatçılardan birisi de Abidin Dino idi. Dino’ya göre; “Fikret Mualla seyyar bir yaşam sürüyordu. Ne bir sehpası ne de bir atölyesi vardı. Resim kılıfı, hem sehpa hem de atölye yerine geçiyordu. Özellikle iri yaptırdığı palto ceplerinden kalemler, fırçalar ve boyalar çıkar, ister kahvede, ister kırda ya da bir otel odasında olsun, işe koyulunca dalar giderdi” (Dino,1980: 16). “O günler Fikret Mualla’nın Paris’te bu kültür kentinde, resim defteri, kalem ve fırçalarını koruyan koca paltosunu savurarak dolaştığı zamanlara rastlıyordu” (Ataöv, 1993: 12).

Türk plastik sanatları açısından oldukça önemli bir yere sahip olan Fikret Mualla’nın öz yaşam öyküsünü ve dönemsel koşullarını da ele alarak, sanatçının avangardist tutumu ve üretimleri hakkında bir değerlendirme yapılmıştır. Bu araştırmada yöntem olarak kapsamlı bir literatür taraması yapılmıştır. Bu araştırmaya konu olan sanatçının, Fikret Mualla’nın, öz yaşam öyküsü ve kişisel uygulamaları (desenleri, resimleri vb.) incelenmiştir/değerlendirilmiştir.

Günümüzde Paris’te Fikret Mualla Dostları Derneği adında bir dernek vardır, bu dernek, Fikret Mualla’nın tablolarının orijinalliğini araştırmak ve ressamı tanıtmak sorumluluğunu yüklenmiştir.

Ölümünden sonra Paris’te açık artırmaya çıkarılan resimleri de Türk devleti tarafından satın alınmış ve Ankara Resim ve Heykel Müzesi‘nde bir Fikret Mualla Salonu oluşturulmuştur. 1976’da dostlarından, yakınlarından ve çeşitli koleksiyonlardan derlenen 118 resmi ile Ankara’da adına bir sergi düzenlendi. Yapıtlarının çoğu bugün özel koleksiyonlarda bulunmaktadır.

Trt’nin gözünden Fikret Mualla’nın hayatı ve sanatçı kişiliği hakkında daha detaylı bilgi almanız için!

 

KAYNAKÇA:

https://www.researchgate.net/publication/271024906_YARATICILIGIN_DUALISTIK_SINIRLARINDA_FIKRET_MUALLA_GERCEGI 

https://tr.wikipedia.org/wiki/Fikret_Muall%C3%A2

https://www.amerikaninsesi.com/a/yaln%C4%B1z-ve-yarali-bir-hayat-fikret-mualla/5309687.html

https://www.istanbulsanatevi.com/category/sanatcilar/soyadi-m/mualla-fikret/

Daha fazla

Yorum Yap

Yorum girişi yapınız.
Adınızı girin

Son Yazılar

Annem Hakkında Her Şey: Aile Kavramına Bakış

1999 yılında vizyona giren film, izleyiciye farklı bakış açıları ve sorgulama alanları açmıştır. Pedro Almodóvar'a  En İyi Yabancı Film Oscar'ı ve Cannes Festivali'nde En...

Kadınca Bilmeyişlerin Tek Adı: Tante Rosa

     "Nerede olursa olsun, kadınları birbirine ortak eden tek bir şey vardır: Hayat!" 1966-1968 yılları arasında Dost dergisinde yayımlanan Tante Rosa, sonraki yıllarda kitap...

Toplumsal Cinsiyet Tartışmaları Işığında “Yürümek” – Sevgi Soysal

"Yürümek, dönüp arkaya bakmamak..." Sevgi Soysal'ın 1970 yılında kaleme almış olduğu Yürümek romanı; Türk edebiyatında o zamana kadar çokça rastlanmayan konulara değinen özgün bir eserdir....

Aydınlığı Bir Ucundan Olsa Bile Gören Kadın: Sevgi Soysal

"Hayat bir denizdir, yüzme bilmeyen boğulur." "Korkma, aydınlığı bir ucundan da olsa görenlerin işi değil korkmak." Sadece yarından konuşmak isteyen; kuru dallardan, kurumaya yüz tutmuş öz...

Dogma 95: Breaking The Waves

Dogma 95 Nedir ?  Lars Von Trier ve Thomas Vinterberg tarafından başlatılmış bir film yapım hareketidir. Hollywood sistemine karşı olan, sinema sanatında hikaye anlatım tarzının...