Trendleri Kim Belirliyor: Moda Trendleri Nasıl Oluşur?

Editör:
Seval Hacoğlu

Sokakta yürürken, sosyal medyada gezerken veya mağazalarda dolaşırken hep benzer tarz kıyafetlerin ve renklerin tekrar ettiğini fark etmişsinizdir. Moda bu kadar tesadüfî mi? Aslında bu benzerlikler tesadüf değil, moda dünyasında “trend” dediğimiz olgunun birer sonuçlarıdır. Üstelik trendler bize sadece popüler bir kıyafeti değil aynı zamanda yaşadığımız dönemin sosyal, kültürel ve ekonomik yapısını da anlatır.

Boynercom

Daha Önce Moda Trendleri Nasıl Oluştuğunu Düşündünüz Mü?

Trendler sadece tasarımcıların yaratıcılığıyla oluşmazlar. Toplumsal olaylar, teknolojik gelişmeler, kuşak farklılıkları ve küresel krizlerin de trendlerin oluşumunda katkıları vardır.

retrocatde

İkinci Dünya Savaşı sonrası, dünya kıtlıktan refaha doğru geçiş yaparken Dior’un renkli ve gösterişli “New Look” tasarımları, savaşın bıraktığı yıkım ve kasvetten kurtulma ihtiyacını insanlara yansıttı. 1960’larda çevre farkındalığı yeni yeni kendini gösteriyordu ve bu farkındalık hippi hareketiyle birleşerek organik kumaş ve ikinci el kıyafet modasını trend hâline getirdi. 2000’lerin sonlarında sosyal medya iyice gücünü arttırmaya başlamıştı ve hayatımıza kısa ömürlü mikro trendler girerek tüketim alışkanlıklarımızı hızlandırdı. Artık bir trend, haftalar içinde parlayıp sönebiliyordu. Pandemi döneminde evde geçirilen zamanın artmasıyla rahat kıyafetler öne çıktı. Eşofmanlar ve bol kesimler sokağa taşındı. Z kuşağıysa, Y2K estetiği ve vintage tutkusuyla nostalji, ironi ve bireyselliği harmanlayarak cesur, renkli tarzlarını yarattı.

Bu örnekler, modanın bireysel bir ifade olduğu kadar toplumun ruhunu yansıttığını gösteriyor. Trendler; toplumsal olaylar, kültür, ekonomi ve teknolojiyle şekillenir. Bugün, yapay zekâ destekli tasarımlar ve sürdürülebilir üretim, modayı çevre dostu ve hızlı bir geleceğe taşıyor. Trendlerse her zaman zamanın ruhunu bize yansıtabiliyor.

Dönemlere Göre Trendler

Moda toplumun geçirdiği her dönüşüm için bize ayna tutar. Bunu 1920’lerden günümüze uzanan bir yolcukla görelim.

1920’ler: Kadın Özgürlüğünün Çağı

Voguecom

Birinci Dünya Savaşı’ndan sonra kadınlar, oy hakkı kazanıp iş hayatına atıldılar. Korseler rafa kaldırıldı, diz üstü flapper elbiseler, bob kesim saçlar ve cazın enerjisiyle özgür ruh yansıtıldı. Clara Bow’un parlak tarzı, o dönemin cesur kadınların bir simgesi olmuştur.

1950’ler: Feminenliğin Yeniden Tanımlanması

The Independent How Marilyn Monroe lost out on Holly Golightly

Savaştan sonra ekonomik toparlanmayla tüketim artmış, moda daha gösterişli ve ulaşılabilir hâle gelmişti. Ancak bu gösterişin arkasında kadınlara atfedilen gizli bir rol tanımı vardı. Savaş yıllarında iş hayatına katılmış kadınları bu dönemin modası “mükemmel ev kadını” olmaya yönlendiriyordu. İnce bel siluetler, kabarık etekler ve pastel tonları hakimdi. Feminenlik; zarafet ve sadelikle eşleşmişti. O dönem ekranlarda olan Audrey Hepburn’ün zarifliği, Marilyn Monroe’nun cazibesi dönemi temsil ediyordu. Moda bu dönemde kadınlara zarif bir dünya sunup bir yandan da belli kalıplarda tutmak istiyordu.

1980’ler: Güç Giyimi ve Yeni Kadın İmajı

LiveAbout

Bu dönemde kadınlar onlara atfedilen rol yerine iş dünyasında yer almak istiyorlardı. Vatkalı ceketler, kalem etekler ve koyu tonlar bir stilden çok var olma ve güç gösterisiydi. Bu dönemin ruhunu ise en iyi yansıtan kişi Madonna’ydı. 80’lerin kendine güvenen kadın imajını bir sembole dönüştürmüştür. Moda bu dönemde sadece giyinmeyi değil, nasıl hissedilmesi gerektiğine dair çeşitli mesajlar da veriyordu.

1990’lar: Grunge ve Umursamazlık

South China Morning Post

80’lere karşı bir tepki olarak Grunge modası; yırtık jean, bol kazaklar ve salaş kombinlerle “umursamıyorum” diyen bir neslin sesi oldu. Ama bu umursamazlığın altında bir mesaj vardı: “Modanın kurallarına göre değil, kendi benliğimize göre giyinmeliyiz.” Nirvana’nın solisti Kurt Cobain, bu akımın ikonu haline geldi. Gençler içinse Grunge özgürlüktü. Yani bu dönem moda bir başkaldırıya dönüştü. Ancak Cobain’in ölümüyle birlikte etkisi zayıflamaya başladı.

2000’ler: Y2K ve Fütüristik Estetik

Who What Wear

2000 yılına girerken dünya Y2K problemiyle teknolojik bir panik yaşıyordu. Evet dijital bir sorun yaşanmadı ama bu panik dünyada fütüristik bir estetik yarattı. Metalik kumaşlar, holografik aksesuarlar… Britney Spears, Paris Hilton gibi isimler bu trendin öncüsü oldular. Amaç her yerde parlamak ve dikkat çekmekti.

2020’ler: Sıfırlama ve Z Kuşağının Yükselişi

Vogue UK

Pandemiyle birlikte rahatlık herkesin merkezindeydi. Eşofmanlar, oversize kesimler sokağa taşındı. Ancak bu trend dönemi çok uzun sürmedi. Sosyal medyanın yükselişiyle moda hız kazandı. Z kuşağı artık başroldü. Neyin trend olacağına anlık karar verilmeye başlandı. Geçmişe duyulan özlemle 90’lar, 2000’ler yeniden popülerleşti. İnsanlar hem tüketici hem üretici oldular; kıyafetlerini tasarlayıp, paylaşarak ilham kaynağı oldular. Bella Hadid gibi isimler, geçmişi bugüne taşıyarak yeni neslin moda anlayışını şekillendiriyor. Bir gün bohem bir stildeyken, ertesi gün 90’lardan fırlamış gibi görünmek bu dönemin doğal akışı oldu.

Trendlerin Görünmeyen Mimarları

Working Not Working Trend Report

Moda, sadece tasarımcıların hayal güçleriyle şekilleniyor gibi görünse de perde arkasında analizler, tahminler ve planlama süreci vardır.

WGSN, Trend Union’ın ve Peclers Paris gibi uluslararası trend tahmin şirketleri bu sürecin görünmeyen mimarlarıdır. Bu kuruluşlar, toplumsal ve kültürel dinamikleri analiz ederler. Topladıkları bu verileri ise yapay zeka algoritmaları, saha araştırmaları, sosyolojik okumalar ve estetik yorumlar birleştirirler. En son hazırlanan raporlarsa markaların koleksiyonlarını şekillendirir.

Trend raporları renk, kumaş ve tüketici davranışlarını da öngörürler. Markalar bu verilerle sadece stil yaratmazlar aynı zamanda piyasada avantaj kazanmaya çalışırlar. Paris, Milano, Londra ve New York gibi moda haftaları bu öngörülerin sahnelediği gösterilerdir. Tasarımcılar, trend tahmin şirketlerinin sundukları raporlarla kendi yaratıcılıklarını birleştirip koleksiyon oluştururlar. Son yıllarda yapay zeka ve sosyal medyanın birlikte kullanılmaya başlanmasıyla trend belirleme işlemi daha hızlı yapılmaya başlandı.

Sosyal Medya ve Mikro İnfluencerların Yükselişi

Grazia Daily

Moda dünyasında trendlerin belirlenmesini sağlayanlardan biriyse mikro influencerlardır. Tarzlarını sosyal medyada paylaşarak yeni trendlerin doğmasına öncülük ederler. Özellikle algoritma temelli bu platformlar, Kullanıcıların ilgisine göre anlık olarak hangi içeriklerin öne çıkarılacağını belirliyorlar. Bu sayede yeni bir stil hızla geniş kitlelere ulaşabiliyor. Artık tüketiciler sadece izleyici olarak değil etkileşimleriyle de tercihleriyle trendleri yönlendiren aktif birer katılımcıya dönüştüler.

Sokakta ilginç bir stilin, büyük markalar tarafında keşfedilip koleksiyonlara eklenmesini de sıkça görüyoruz. Örnek olarak 2023’te sosyal medyalarda kullanıcıların “Coquette” estetikli videolarında sıklıkça kullandığı babetler yeniden moda oldu. Büyük markalarsa bu trendin hızla yükselmesinden sonra koleksiyonlarında babet tasarımlarına ağırlık verdi.

Günümüzde moda trendleri; sokaktan algoritmaya, oradan influencerlara ve nihayetinde global sahneye uzanan çok aktörlü bir sistemle şekilleniyor.

Bir Sonraki Trend Siz Olabilir Misiniz?

Vogue

Moda trendleri kısaca bireysel yaratıcılık, toplumsal dönüşümler ve sistemli öngörülerdir. Flapper’dan Grunge’a her tarz kendi dönemin sesini çok iyi duyurdu. Moda artık kimliğimizi ifade edebildiğimiz bir iletişim biçimine dönüştü. Ve bu dili hepimiz belirliyoruz.


Kaynakça

Google Arts & Culture, artsandculture.google.com/story/christian-dior-the-new-look-the-metropolitan-museum-of-art/kwWhkHJ-Ok8UIg?hl=en.

Altier Fashion – Beauty Academy, www.altier.com.tr/tr/blog-detay/1920-modasi.

Ramzi, Lilah. “A 1950s Fashion History Lesson: Dior’s New Look, Hollywood Bombshells, and the Golden Era of Couture.” Vogue, 27 Apr. 2024, www.vogue.com/article/1950s-fashion-history-lesson.

“A 1980s Fashion History Lesson: Lycra, Power Suits, and Clothing as Concept.” Vogue, 20 May 2024, www.vogue.com/article/1980s-fashion-history-lesson.

Karaköse, Dilruba. “Y2K Modasının Geri Dönüşü.” Vogue, 13 May 2025, vogue.com.tr/trend/y2k-modasinin-geri-donusu.

https://vogue.com.tr/unlu-stili/stil-dosyasi-bella-hadid

WGSN | İstanbul Moda Akademisi. www.istanbulmodaakademisi.com/wgsn.

Lisa, StyleFile By. The Evolution of Fashion: A Journey Through Decades – Major Online Business and Marketing. 16 Apr. 2024, blog.hslu.ch/majorobm/2024/04/16/kryu-the-evolution-of-fashion-a-journey-through-decades.

Yorum Yap

Yorum girişi yapınız.
Adınızı girin

Meursault Sendromu: Psikolojik Uyuşukluk mu, Varoluşsal Direniş mi?

"Meursault Sendromu" sadece bir duyarsızlık hâli mi, yoksa modern bireyin sıkışmışlığına verilen derin bir yanıt mı?

Alıntının Hikayesi: Tutsaklığın İçinde Bir Nefes Özgürlük

”İsterseniz kitaplıklarınıza kilit vurun; ama zihnimin özgürlüğüne vurabileceğiniz ne bir kilit var ne de bir sürgü, ne de kapatabileceğiniz bir kapı”

Hint Mutfağının Tatlı ve Baharatlı Dünyası

Baharatların, geleneklerin ve inançların kesişiminde bir lezzet yolculuğu: Hint mutfağının kültürel ve tarihi izlerini keşfedin.

Sanal Dünya, Gerçek Duygular: Dijital Ortamda Empati Mümkün Mü?

Dijital ortamda empati mümkündür ancak anonimlik, sosyal kimlikler ve sözsüz davranış eksiklikleri empatiyi sınırlayabilir, yüzeysel hale getirebilir.

Toplum ve Etik Işığında Yapay Zekâ: Bilinmeyen Bir Yarın

Etik ve toplumsal açıdan yapay zeka hem fırsatlar hem de ciddi riskler barındıran çok yönlü bir olgudur.

Adolescence’ı Sevenlere: Suç ve Psikoloji Temalı 10 Dizi Önerisi

Adolescence suçu değil, köklerini inceliyor. Bu liste de benzer yoğunlukta, karakter odaklı suç dizilerini keşfetmek isteyenlere özel.

Martin Eden Sendromu: Başarmak Her Şey Midir?

Jack London'ın Martin Eden romanı, başarıya ulaşma yolculuğunu ve başarının ardından gelen anlamsızlık duygusunu ele alır.

Keşfetmemiz Gereken Yazarlar: Ingvar Ambjørnsen

Yeni serimiz Keşfetmemiz Gereken Yazarlar’da kitaplığımızın tozlu rafları arasına sızdık ve merceğimize ilk olarak Ivan Ambjørnsen‘e takıldı.

Hayatın Sınırlarında Bir Karşılaşma: Leyla Erbil ve Ahmed Arif

Leyla Erbil ve Ahmed Arif, farklı sanat anlayışlarına rağmen benzer acılara değinmiş; dostlukla harmanlanmış karşılıksız bir aşk hikâyesi yaşamışlardır.

Aşk-ı Memnu Karakterlerinin Önerebileceği Filmler

Aşk-ı Memnu’yu hep konusu ve replikleriyle konuştuk; bu kez karakterlerin gözünden sinema dünyasına uzanarak, hangi filmi önerirlerdi diye düşündük.

Editor Picks