SinemaTimothy Green’in Sıradışı Yaşamı

Timothy Green’in Sıradışı Yaşamı

-

Sürekli kitap okusam da ne yazık ki film izleme kültürüm pek yok. Çok nadir izliyorum, genelde yakınlarımın “Mutlaka izle!” diye ısrar ettiği zamanlara denk geliyor. Timothy Green’in Sıradışı Yaşamı filmini de yakın bir arkadaşımın tavsiyesiyle izledim. İyi ki de öyle yapmışım…

Sinema, tıpkı edebiyat gibi içerisinde hem çok kaliteli hem de bir o kadar niteliksiz filmleri de bünyesinde barındırıyor. O yüzden, insana gerçekten bir şey katacak film ya da kitap bulabilmek bana kalırsa biraz özveri istiyor. Bence bu film de, mutlaka izleyicisine katkıda bulunacak türden.

Konusuna gelecek olursak; çocuk sahibi olamayacaklarını öğrenen Cindy ve Jim, bu duruma oldukça üzülür. Yaşanan hayal kırıklığı ikisini de yıpratsa da yine de ikisi dilemekten vazgeçmez. Dileklerini bir kutuya koyup bahçeye gömen Green çifti, uyuduklarında yağan deli gibi bir yağmurla geceyi geçirirler. Sabah uyandıklarında ise, her şey artık farklı bir haldedir: Karşılarında bacaklarında yapraklar bitmiş bir çocukla karşı karşıyadır ikisi de.
Bu durumu hem kendileri hem de yakınları kabullenmekte zorlansalar da değişim herkese iyi gelecektir.

Filmde, aileye dair mesajlar yer alıyor. Ebeveynlerin çocukları üzerinde yaptıkları baskılar, övünmeler ve mükemmellik duygusuna eleştiri yapılıyor diyebiliriz. “Asla bu şekilde bir ebeveyn olmam.” cümlesi bile kimi zaman çiğneniyor.

Ayrıca, Timothy’nin kendine yakın bir arkadaş edinmesi filmde bir başka detay. Joni ile arasındaki bağ, anlamlı ve güzel sahneler görmemize yarıyor.

Ben, bu filmi çok severek izlemiştim. Nasıl desem, yüreğime bazı şeyler dokunmuştu izlerken, çocukluğa ve umuda dair güzel hisler…
Tabii ki, yapraklara olan tutkumu da atlamamak istiyorum, yapraklar benim için çok değerli. Bu filmde de onlara özel anlamlar yüklenmiş. Yemyeşilden kızıla dönen yapraklar aslında hayatın bir yüzünü aktarıyor bize.
Ayrıca, bu film bana ayrı bir sevdiğim Küçük Prens’i anımsatmıştı, sebebini tam olarak bir türlü bulamasam da. Bana kalırsa güzel bir aile filmiydi, şans vermeye değer.

- Podcast -
Zeynep Gizem Eskici
Zeynep Gizem Eskicihttp://instagram.com/siyahbeyazkutuphane
"küçük hanım yine hayaller peşinde... küçük bir hanım olamayan küçük hanım"

Yorum Yap

Yorum girişi yapınız.
Adınızı girin

Son Yazılar

[PODCAST] Rönesans Ressamları #2- Michelangelo

Eğer yukarıdaki bağlantıdan podcastimiz açılmıyorsa buradan dinleyebilirsiniz.Bu podcastimizde Michelangelo hakkında bilinen - bilinmeyen birçok konuya değindik. Rönesans Ressamları serimiz...

Karantina Sürecinde Okuyabileceğiniz Kitaplar

Bu yazımızda hazır karantinadayken, her biri farkı tür olan ve hemen bitebilecek kitapları listeledik. İyi okumalar! 1- Normal İnsanlarYazarı Sally...

Toplumun Tekinsizliğinden Doğan Kitap: Müge Koçak, Yankı

"Toplum olarak yaralıydık sanırım. Amaçsızlığmız sürekli birilerinin yarasına dokunuyor gibiydi. Kimse bizim hiçbir fikre bağlı olmaksızın sırf şaklabanlık olsun...

Ihlamur Günlükleri – Başak Buğday | 20 Alıntı

“Bir şiir, öykü ya da roman okurken "işte aynen böyle  hissediyorum", "sanki ben yazmışım gibi" deyip altını çizdiğiniz tüm...
- Reklam -

Yaşam Bilgeliği Üzerine Aforizmalar – 23 Alıntı

Nietzsche'nin ilk akıl hocası olan Schopenhauer, Alman felsefesinin de ilk düşünürlerindendir. Felsefesi, rasyonalizmin temele oturtulduğu felsefe tarihine yeni bir bakış...

Gelincik: Netflix’ten 90’lı Yıllara Bir Bakış

Yönetmenliğini Orçun Benli’nin yaptığı ve başrollerinde Ahmet Mümtaz Taylan ile Kaan Yıldırım’ı gördüğümüz Gelincik filmi, 90’lı yıllarda gerçekleşen faili...

2021 Brit Ödülleri Sahiplerini Buldu!

Britanya'nın en prestijli müzik ödüllerinden biri olarak gösterilen Brit Ödülleri 41.kez sahiplerini buldu!Ödüller, her sene olduğu gibi bu sene...

Elçiler: Kuzey Rönesansı’nda Dünyevi Olmayan Bir Gizem

Kuzey Rönesansı'nın en önemli isimlerinden biri Hans Holbein'ın 1533 yılında yaptığı Elçiler (The Ambassadors) eseri, yaşadığımız dünyaya ve inanılan...