Timothy Green’in Sıradışı Yaşamı

Yazarın Diğer Yazıları

Ziya Gökalp’in Üç Farklı Eserine Bir Bakış

Ziya Gökalp, ulus-devlet modelinin homojenleştirici yönünün dünyayı şekillendirmeye başladığı ve ulusçuluk akımının da hızla yayıldığı bir dönemde yaşamıştır. 19. yüzyılın sonu ve 20. yüzyılın...

Popüler Kültür ve Tüketim İlişkisi Nedir?

Popüler kültür, gündelik yaşama hâkim kültür olarak karşımıza çıkar. Yöneten sınıfların, kültürel değerleri ve gelenekleri, egemen ideolojileri doğrultusunda yeniden şekillendirip bağımlı bireylere sundukları kültür...

Oğuz Atay – Tehlikeli Oyunlar | 40 Alıntı

1- "Bu sözleri unutamam artık; bütün geleceğimi kararttın. Oysa, kitaplardan söz ederken sesin ne kadar farklıydı." (s.15) 2- "İçimde bir boşluk var; perşembe sabahları, okula gitmek...

Oğuz Atay – Korkuyu Beklerken

"Ben buradayım sevgili okuyucum, sen neredesin?" diye biten bir kitap nasıl kötü olabilir? Bilenler bilir, bendeki Oğuz Atay sevgisi bambaşka. "En sevdiğim yazar" tanımlamasını onun için...
Zeynep Gizem Eskici
Zeynep Gizem Eskicihttp://instagram.com/siyahbeyazkutuphane
"küçük hanım yine hayaller peşinde... küçük bir hanım olamayan küçük hanım"

Sürekli kitap okusam da ne yazık ki film izleme kültürüm pek yok. Çok nadir izliyorum, genelde yakınlarımın “Mutlaka izle!” diye ısrar ettiği zamanlara denk geliyor. Timothy Green’in Sıradışı Yaşamı filmini de yakın bir arkadaşımın tavsiyesiyle izledim. İyi ki de öyle yapmışım…

Sinema, tıpkı edebiyat gibi içerisinde hem çok kaliteli hem de bir o kadar niteliksiz filmleri de bünyesinde barındırıyor. O yüzden, insana gerçekten bir şey katacak film ya da kitap bulabilmek bana kalırsa biraz özveri istiyor. Bence bu film de, mutlaka izleyicisine katkıda bulunacak türden.

Konusuna gelecek olursak; çocuk sahibi olamayacaklarını öğrenen Cindy ve Jim, bu duruma oldukça üzülür. Yaşanan hayal kırıklığı ikisini de yıpratsa da yine de ikisi dilemekten vazgeçmez. Dileklerini bir kutuya koyup bahçeye gömen Green çifti, uyuduklarında yağan deli gibi bir yağmurla geceyi geçirirler. Sabah uyandıklarında ise, her şey artık farklı bir haldedir: Karşılarında bacaklarında yapraklar bitmiş bir çocukla karşı karşıyadır ikisi de.
Bu durumu hem kendileri hem de yakınları kabullenmekte zorlansalar da değişim herkese iyi gelecektir.

Filmde, aileye dair mesajlar yer alıyor. Ebeveynlerin çocukları üzerinde yaptıkları baskılar, övünmeler ve mükemmellik duygusuna eleştiri yapılıyor diyebiliriz. “Asla bu şekilde bir ebeveyn olmam.” cümlesi bile kimi zaman çiğneniyor.

Ayrıca, Timothy’nin kendine yakın bir arkadaş edinmesi filmde bir başka detay. Joni ile arasındaki bağ, anlamlı ve güzel sahneler görmemize yarıyor.

- Advertisement -

Ben, bu filmi çok severek izlemiştim. Nasıl desem, yüreğime bazı şeyler dokunmuştu izlerken, çocukluğa ve umuda dair güzel hisler…
Tabii ki, yapraklara olan tutkumu da atlamamak istiyorum, yapraklar benim için çok değerli. Bu filmde de onlara özel anlamlar yüklenmiş. Yemyeşilden kızıla dönen yapraklar aslında hayatın bir yüzünü aktarıyor bize.
Ayrıca, bu film bana ayrı bir sevdiğim Küçük Prens’i anımsatmıştı, sebebini tam olarak bir türlü bulamasam da. Bana kalırsa güzel bir aile filmiydi, şans vermeye değer.

Daha fazla

Yorum Yap

Yorum girişi yapınız.
Adınızı girin

Son Yazılar

Başrolünde Tom Holland’ın Olduğu “Cherry” Filmine İlk Bakış

Anthony ve Joe Russo’nun Marvel filmlerinden sonra yönettiği ilk film olan Cherry’den ilk görseller geldi. Spiderman olarak tanıdığımız Tom Holland ile yeniden bir araya...

2021 Grammy Adayları Belli Oldu

Müzik dünyasının en prestijli ödül törenlerinden biri olan Grammy için geri sayım başladı. Önümüzdeki yıl 63. kez düzenlenecek olan Grammy ödüllerine Beyoncé 9 adaylıkla...

Annem Hakkında Her Şey: Aile Kavramına Bakış

1999 yılında vizyona giren film, izleyiciye farklı bakış açıları ve sorgulama alanları açmıştır. Pedro Almodóvar'a  En İyi Yabancı Film Oscar'ı ve Cannes Festivali'nde En...

Kadınca Bilmeyişlerin Tek Adı: Tante Rosa

     "Nerede olursa olsun, kadınları birbirine ortak eden tek bir şey vardır: Hayat!" 1966-1968 yılları arasında Dost dergisinde yayımlanan Tante Rosa, sonraki yıllarda kitap...

Toplumsal Cinsiyet Tartışmaları Işığında “Yürümek” – Sevgi Soysal

"Yürümek, dönüp arkaya bakmamak..." Sevgi Soysal'ın 1970 yılında kaleme almış olduğu Yürümek romanı; Türk edebiyatında o zamana kadar çokça rastlanmayan konulara değinen özgün bir eserdir....