İstanbul’u Sisli Bularak Kötüleyen Şair: Tevfik Fikret

Yazarın Diğer Yazıları

Toplumsal Cinsiyet Tartışmaları Işığında “Yürümek” – Sevgi Soysal

"Yürümek, dönüp arkaya bakmamak..." Sevgi Soysal'ın 1970 yılında kaleme almış olduğu Yürümek romanı; Türk edebiyatında o zamana kadar çokça rastlanmayan konulara değinen özgün bir eserdir....

Nazım Hikmet ve Yahya Kemal’i Buluşturan Kadın

Nazım Hikmet' in annesi olan ve oldukça varlıklı aileden gelen bu kadın, Celile Hanım. Güzelliği dillere destandır ve eşinden anlaşmazlık dolayısıyla ayrılır. O sıralarda...

Oğuz Atay’ın Başyapıtı Tutunamayanlar İncelemesi

Yaşadığı dönemde ilgi görmemiş, anlaşılamamış, aksine hep "ötekileştirilmiş" ve "tutunamamış" bir adamdan söz edeceğiz birazdan. Öyle ki şu anda adını duyduğumuzda ona ait olduğundan...

Yusuf Atılgan – Canistan’da İktidar Olgusu

Yusuf Atılgan, 1950 sonrası Türk edebiyatının en önemli isimlerinden biridir. Türk romanının pek çok bakımdan özgün ve çok tanınmış eserleri olan Aylak Adam ve...
Avatar
Arşiv
Söylenti Dergi'de geçmiş zamanda yazar olan dostlarımızın eserleri bu hesapta arşivlenmektedir. Yazar onayı olduğu sürece kaynak göstererek kullanmak serbesttir.

Tevfik Fikret’ten bahsedeceğiz bu yazımızda.

“Kızlarını okutmayan millet, oğullarını manevi öksüzlüğe mahkum etmesi demektir, hüsranına ağlasın.”

Hayatı


26 Aralık 1867’de İstanbul Kadırga’da doğdu geldi. 1888’de Galatasaray Lisesi’ni (Mekteb-i Sultani) birincilikle bitirdi. Kuzeniyle evlendi. 1892’de Mekteb-i Sultani’ye Türkçe öğretmeni olarak atandı. 1894’te “Malumat” dergisini çıkaranlar arasında yer aldı. Dergi onun döneminde Edebiyat-ı Cedide’nin yani Serveti Fünun adını aldı. Aydınlar üzerinde süren yoğun baskılar nedeniyle birkaç kez gözaltına alındı. Bu dönemde Sis şiirini yazdı ve İstanbul’ un tarihi yapılarını, dini yapılarını yoğun şekilde eleştiren şiirini yazdı.

Oğlu Halûk ile Yaşadığı Üzüntü

1906’da Robert Kolej’in hemen yanında bir ev yaptırarak “Aşiyan” ( Aranan yuva anlamına gelir ve bu ev Boğaziçi Üniversitesi yanındadır.Oğlu Halûk’la birlikte buraya yerleşir.

Batılılaşma düşüncesiyle yetişmiş olan Tevfik Fikret, bu haliyle oğlunun İstanbul’ da okumasını istemez ve Batı eğitimi alması için onu Avrupa’ ya gönderir. Eğitime oldukça önem verir çünkü Tevfik Fikret.

“Kızlarını okutmayan millet, oğullarını manevi öksüzlüğe mahkum etmesi demektir, hüsranına ağlasın.”
Oğlu bu “Sisli” şehirde okumadığı için oldukça mutlu olur ve oğlunun dönmesini bekler. Fakat oğlu döndüğünde görürler ki papaz olmuştur. Fikret kendisi dini inancı olmadığı için oğlunun böyle bir tercih yapması onu hem şaşırtır hem de üzer.
Kolundan olduğu bir ameliyatın ardından 48 yaşında yaşamını yitirdi. Mezarlığı Eyüp’ tedir.

- Advertisement -

Sis Şiiri

Sis, II. Abdülhamit rejimi boyunca İstanbul’ daki baskı dönemini eleştirir bu şiir. Arkadaşları Serveti Fünuncular olarak zaten o dönemde Yeni Zelanda’ ya gitmek isterler. Fakat bu şehirden kaçış yine mümkün olamaz. Bu şiir, bu döneme yazılan bir şiirdir aslında. İstanbul ‘un camiilerine , surlarına, yapılarına, havasına yapılan eleştiriler sonucu büyük tepki görünce Tevfik Fikret özür niteliğinde “Rücû” adlı şiirini kaleme alır. İstanbul aşığı olarak bilinen Yahya Kemal ise bu şiire tepki olarak ‘ Sis’ te Söyleniş’ i yazar.

Ey şa’şaanın, kevkebenin mehdi, mezarı;
Şarkın ezelî hâkime-î câzibedârı;
Ey Marmara’nın mâi der-âgûşu içinde
Ölmüş gibi dalgın uyuyan tûde-i zinde;
Ey köhne Bizans, ey koca fertût-i musahhir,
Ey bin kocadan artakalan bîve-yi bakir;
Hâricden, uzaktan açılan gözlere süzgün
Çeşmân-ı kebâdunla ne munis görünürsün.
Munis, fakat en kirli kadınlar gibi mûnis;

[ Ey şaşaanın, tantananın beşiği, mezarı;
Doğu’nun ezeli cazibeli hakimesi;
Ey Marmara’nın mavi kucaklayışı içinde
ölmüş gibidalgın uyuyan canlı yığın;
ey köhne Bizans, ey büyüleyici koca bunak,
ey bin kocadan artakalan bakir dul;
Dışardan, uzaktan açılan gözlere süzgün,
mavi gözlerinle ne munis görünürsün.
Munis, fakat en kirli kadınlar gibi munis. ]

Katil kuleler, kal’ali, zindanlı saraylar;
Ey, dahme-i marsûs-i havâtır, ulu ma’bed;
Ey gırre sütunlar ki birer dîv-i mukayyed,
Mazileri atîlere nakletmeye me’mûr;
Ey dişleri düşmüş, sırıtan kaafile-î sûr;

[ Katil kuleler, kaleli, zindanlı saraylar;
ey hatıraların sağlam türbesi olan ulu tapınak;
ey geçmişleri, geleceklere taşımaya memur;
birer bağlı dev gibi duran mağrur sütunlar;
ey dişleri düşmüş sırıtan sur kafilesi; ]

Bir insanın ilk işi nedir? Cevap açık, kendisi olmak.

Din şehit ister, gökyüzü kurban. Her zaman, her tarafta kan, kan, kan.

Güzel düşün, iyi hisset, yanılma, aldanma. Ne varsa doğrudadır, doğruluk şaşar sanma.

Açılmaz ne bir yüz, ne bir pencere; Bakıldıkça vahşet çöker yerlere…

Daha fazla

Yorum Yap

Yorum girişi yapınız.
Adınızı girin

Son Yazılar

Yıl 1993: Çağdaş Türk Edebiyatında Kadın Yazarlar

Edebiyatımızda yetmişli yıllarda çok dikkat çekici bir kadın yazarlar patlaması oldu. Hemen hemen çeyrek yüzyılını tamamlamak üzere olan bu patlama, Türk edebiyatına, özellikle de...

Virginia Woolf Hakkında 5 Madde

"Para kazanın, kendinize ait ayrı bir oda ve boş zaman yaratın. Ve yazın, erkekler ne der diye düşünmeden yazın!” Virginia Woolf Tam adı Adeline Virginia Woolf...

Lou Andreas Salome – Arayışlar İncelemesi

Arayışların Anlattıkları:   Son dönemlerde kadınların gündemde fazlaca yer almasıyla aslında oluşamayan bir kararın geçmişe yönelik izlerini ve tercihlerle değişen bir hayat döngüsünü ele alan Lou...

Sayfalarda Romantizm: Gelmiş Geçmiş En iyi 7 Aşk Romanı

Edebiyatın doğuşundan itibaren yazmak için yegane neden olmuştur aşk. Acılarını, hislerini, duygularını sözcüklere dökmeyi bilenler satırlarıyla okuyucuyu daima büyülemiştir. Aşk üzerine kurgulanmış romanlar klasikleri...

Başrolünde Tom Holland’ın Olduğu “Cherry” Filmine İlk Bakış

Anthony ve Joe Russo’nun Marvel filmlerinden sonra yönettiği ilk film olan Cherry’den ilk görseller geldi. Spiderman olarak tanıdığımız Tom Holland ile yeniden bir araya...