Gece Modu

Söylenti Dergi olarak yeni bir oluşuma imza atıyoruz! Katılmak istersen yukarıdaki resme tıkla; öykü, şiir, deneme, inceleme, çeviri, çizim ve röportajlar ile bize katkı sağla!



”1914’te doğdum. 1 yaşında kurbağadan korktum. 9 yaşında okumaya, 10 yaşında yazmaya merak sardım. 13’te Oktay Rıfat’ı, 16’da Melih Cevdet’i tanıdım. 17 yaşında bara gittim. 18’de rakıya başladım. 19’dan sonra avarelik devrim başlar. 20 yaşından sonra da para kazanmasını ve sefalet çekmesini öğrendim. 25’te başımdan bir otomobil kazası geçti. Çok aşık oldum. Hiç evlenmedim, şimdi askerim.”

orhan veli kimdir

13 Nisan 1914. İstanbul Beykoz’daki Mehmet Veli Kanık ve Fatma Nigar’ın ilk çocukları dünyaya gelir.

1925’te baba Mehmet’in tayini nedeniyle aile Ankara’ya taşınır. Gazi İlkokulu’na giden küçük Orhan’ın edebiyata ilgi duyması da eş zamanlı olarak başlar. İlgisini fark eden öğretmeni Sedat Bey olur. İlk destekleyicisini bulmuştur.

30 Ekim 1930’da Ankara Erkek Lisesi’nin Sesimiz Dergisi’nde yayımlanan Yahudinin Fendi Arnavutu Yendi isimli tek perdelik oyunu başarılı şairimizin bilinen ilk yazısıdır.

1932 yılında liseden mezun olur. Oktay Rıfat ve Melih Cevdet Anday ile “Sesimiz” adlı bir dergi çıkarır. Öğretmenleri Ahmet Hamdi Tanpınar’dan, Halil Vedat Fıratlı ve Yahya Saim Sinanoğlu‘ndan büyük destek alırlar.

1933 yılında Edebiyat Fakültesi Talebe Cemiyeti başkanı seçilir. Galatasaray Lisesi’nde öğretmen yardımcısı olarak göreve başlar.

1935 yılına kadar devam ettiği üniversiteyi bitirmez, okuldan ayrılır.

 

1936-1942 yılları arasında, dönemin popüler kültür-sanat dergilerinden İnsan, Ses, Gençlik, Küllük, İnkılapçı Gençlik, Demet, İşte ve Aile’de manzume ve düzyazılarıyla yer alır.

orhan veli garip akımı

1941 yılının Mayıs ayında Melih Cevdet ve Oktay Rıfat’la birlikte Garip kitabını yayınladı. Yirmi dördü Orhan Veli’ye, on altısı Melih Cevdet’e, yirmi biri ise Oktay Rıfat’a ait şiirlerin yer aldığı bu kitabın ön sözünü Orhan Veli yazar. Bu ön söz Garip akımının manifestosu, Birinci Yeni olarak anılan Garip akımının başlangıcı olur.

10 Kasım 1950’de Ankara’da belediyenin kazdığı çukura düşer, başından yaralanır. İki gün sonra İstanbul’a döner.

14 Kasım günü bir arkadaşının evinde yemek yerden fenalaşır, hastaneye kaldırılır. Alkol zehirlenmesi teşhisi konularak tedavi uygulanır. Oysa beynindeki damar çatlaması nedeniyle beyin kanaması geçirmektedir. Aynı akşam komaya girer. Cerrahpaşa Hastanesi’nde hayata veda eder.

Üzerinde bir ceket. Cebinde bir diş fırçası. Diş fırçasına sarılı bir kağıt parçası. Kağıdın üzerinde bir şiir. İşte Orhan Veli’nin yarım kalmış şiiri: (YKY’nin “Orhan Veli-Bütün Şiirleri” kitabından alıntı)

 

Aşk Resmigeçidi

Birincisi o incecik, o dal gibi kız.

Şimdi galiba bir tüccar karısı.

Ne kadar şişmanlamıştır kimbilir.

Ama yine de görmeyi çok isterim,

Kolay mı? ilk gözağrısı.

 

……………………………….çıkar

……………………dururduk mahallede

……………………………….halde

….adlarımız yan yana yazılırdı duvarlara

…………………….yangın yerlerinde.

 

Üçüncüsü Münevver Abla, benden büyük

Yazıp yazıp bahçesine attığım mektupları

Gülmekten katılırdı, okudukça.

Bense bugünmüş gibi utanırım

O mektupları hatırladıkça.

 

Dördüncüsü azgın bir kadın,

Açık saçık şeyler anlatırdı bana.

Bir gün de önümde soyunuverdi

Yıllar geçti aradan, unutamadım,

Kaç defa rüyama girdi.

 

Beşinciyi geçip altıncıya geldim

Onun adı da Nurünnisa.

Ah güzelim

Ah esmerim

Ah

Canımın içi Nurünnisa.

 

Yedincisi Aliye, kibar bir kadın

Ama ben pek varamadım tadına

Bütün kibar kadınlar gibi,

Küpe fiyatına, kürk fiyatına.

 

Sekizinci de o bokun soyu:

Sen elin karısında namus ara,

Kendinde arandı mı, küplere bin.

Üstelik kendinde de

Yalanın düzenin bini bir para.

 

Ayten’di dokuzuncunun adı,

Barlarda göbek atar

iş başında şunun bunun esiri,

Ama bardan çıktı mı,

Kiminle isterse onunla yatar.

 

Onuncusu akıllı çıktı

Bıraktı gitti beni

Ama haksız da değildi hani,

Sevişmek zenginlerin harcıymış

işsizlerin harcıymış.

iki gönül bir olunca

Samanlık seyranmış ama,

iki çıplak da olsa olsa;

Bir hamama yakışırmış.

 

işine bağlı bir kadındı on birinci

Hoş, olmasın da ne yapsın?

Bir zalimin yanında gündelikçi;

Adı Luksandra.

Geceleri odama gelir,

Sabahlara kadar kalır

Konyak içer, sarhoş olur,

Sabahı da, işbaşı yapardı şafakla..

 

Gelelim sonuncuya.

Ona bağlandığım kadar

Hiçbirine bağlanmadım.

Sade kadın değil, insan.

Ne kibarlık budalası,

Ne malda, mülkte gözü var.

Eşit olsak, der,

Hür olsak, der.

insanları sevmesini de bilir,

Yaşamayı sevdiği kadar.

orhan veli doğum gün ile ilgili görsel sonucu

Nice yıllara Orhan Veli!

CEVAP VER

Yorum girişi yapınız.
Adınızı girin