Tarihin Arka Bahçe Fotoğrafları ve Hikayeleri

Hepimiz tarih derslerinde belli başlı olayları kronolojik olarak öğrenmişizdir. Savaşlar, antlaşmalar, işgaller, reformlar… Hatta daha özele girecek olursak sanat tarihi derslerinde sanat akımlarını tarihsel ortaya çıkış süreçlerine göre sıralamış, bilim tarihi okurken farklı buluşları birbirine bağlayıp neden sonuç ilişkisi kurmuşuzdur.

Bu yazımda benim değineceğim kısım ise tüm bu öğrendiklerimizin “arka bahçesi”. Elbette bu kitaplarda yazılan olaylar olup biterken bir yandan insanlar bunları belgeliyordu ve bu belgelerin bazıları çok simgeleşmiş fotoğraflar olurken bazıları ise farklı köşelerde unutulup gitti. İşte bu yazıda, kimini görmüş olduğunuz, kimini ise umuyorum ki ilk kez göreceğiniz bazı “tarihin tanığı fotoğrafları” göstereceğim sizlere. Şimdiden keyifli okumalar!

  • İlk fotoğrafımız New York’un ünlü Times Meydanı’ndan. Amerikan askerleri, İkinci Dünya Savaşı’nda Japonya’ya karşı kazandıkları zaferi kutluyorlar. İşte o askerlerin arasından bir kişi, George Mendosa, yürürken karşısına çıkan bir hemşireyi, Greta Zimmer Friedman’ı belinden tutup öpüyor. Fotoğrafı gören pek çok kişi bu ikiliyi bir çift olarak düşünse de, olay daha sonraları Friedman’ın da belirttiği üzere sadece “anlık gelişen bir kutlama”dan ibaret. (Fotoğrafçı: Alfred Eisenstaedt)

  • İkinci fotoğrafta İkinci Dünya Savaşı’nın hemen öncesindeki Nazi Almanyası’na gidiyoruz. Takvimler 13 Haziran 1936’yı gösterirken, Nazi yönetimindeki Almanya’nın Hamburg eyaletinde Horst Wessel adlı savaş gemisinin tanıtımı yapılmaktadır. Bu tanıtım sırasında alandaki herkesin Nazi selamı verdiği bir anda, bu toplu selama katılmayarak tarihin en ünlü sivil itaatsizlik eylemlerinden birini August Landmesser gerçekleştirir.

  • Hezarfen Ahmet Çelebi’nin İstanbul semalarında uçuş hikayelerini eminim pek çoğunuz duymuşsunuzdur. Peki İstanbul Boğazı’nı yürüyerek geçen Atilla Hülagü’yü duymuş muydunuz? 1963 yılında deniz astsubayı Atilla Hülagü, Leonardo da Vinci’nin tasarladığı su ayakkabılarını yapmaya karar verir. Yapımı ve denemeleri iki yıl süren ayakkabıları bir gün Balta Limanı sahilinde giyip suyun içine doğru ilerlemeye başlar. Tam 56 dakikalık bir yürüyüşün ardından Hülagü, Anadolu Hisarı’ndan karaya çıkar ve İstanbul Boğazı’nı yürüyerek geçen ilk ve son kişi olur.
- Advertisement -

  • İnsanoğlu 20. yüzyılın ortalarından beri en büyük meraklarından birini adım adım keşfediyor: uzay. Hala derinliklerinde ne saklı olduğunu bilmekten çok uzak olsak da her yeni fotoğraf, her yeni bulgu bizleri şaşırtmaya devam ediyor. NASA’nın Mars’taki keşif aracının 2005 yılında çektiği bu Güneş fotoğrafı da bunlardan biri.

 

  • 1994-96 yılları arasında Rusya Cumhuriyeti ve İçkerya Çeçen Cumhuriyeti arasında oldukça kanlı bir savaş yaşandı. Yarısını sivillerin oluşturduğu 60000 civarı kayıpla sonuçlanan savaşın ilginç anlarından biri ise, bütün bu kanlı mücadeleler bir tarafa bırakıldığında o askerlerin de sıradan insanlar olduğunu gösteren bu “terk edilmiş piyanoyu çalan Rus askeri” fotoğrafı.

  • Almanya’nın İkinci Dünya Savaşı’nı kaybetmesinin ardından Almanya Sovyet etkisindeki Doğu Almanya ve ABD etkisindeki Batı Almanya olmak üzere ikiye ayrıldı. Başlarda vatandaşlara diledikleri tarafta yaşama hakkı tanınsa da Doğu Almanya, kendi vatandaşlarının hızla Batı Almanya’ya yerleşmekte olduğunu görünce çareyi Berlin’i ikiye bölen ve insanların iki taraf arasında geçişini kısıtlayan bir duvar (Berlin Duvarı) inşa etmekte buldu. Almanya’nın yeniden birleşmesiyle yıkılan duvar, sonraları özgürlüklerin kısıtlanmasının bir sembolü haline geldi. Bu fotoğrafta ise aileleri, sevgilileri ayıran Berlin Duvarı’nın yaşattığı travmaların bir yüzünü görüyoruz aslında. Duvarın bir yakasındaki asker, diğer taraftaki sevgilisini engellerin arasından öpüyor.

 

  • Pop artın öncüsü Andy Warhol’un “Campbell Çorba Konserveleri” tablosuna pek çoğumuz aşinayızdır. Bunu aşağıda gördüğümüz, konserve reyonunda resmettiği ürünün alışverişini yapan Andy Warhol fotoğrafıyla birleştirince fotoğraf biraz ironikleşiyor aslında. Ama kim bilir, belki de Warhol bu ünlü tablosunun ilhamını bu reyonlar arasında bulmuştur.

  • Albert Einstein, gelmiş geçmiş en büyük dehalardan biri ve özellikle görelilik kuramı ile 20. yüzyıl sonrasında bilimin ilerleyişine yön vermiş isimlerden. 1955 New Jersey’de öldüğünde ise Princeton Üniversitesi’ndeki odasını bu halde bırakmıştı.

  • 20. yüzyılın en çekici kadınlarından biriydi Marilyn Monroe. Her zaman magazinin gündeminde, dedikoduların odağında yer almıştı. Yine de Marilyn Monroe denince akla gelen en ikonik anlardan birisi, ünlü Yedi Yıl Kaşıntı filmindeki sahnesi. Aşağıdaki fotoğrafta ise bu sahnenin bir başka göz tarafından nasıl göründüğüne tanık olma şansını yakalıyoruz.

  • Vietnam Savaşı, 1955-1975 yılları arasında gerçekleşen, temelde Güney ve Kuzey Vietnam arasında gerçekleşen ancak ABD ve Sovyetler Birliği başta olmak üzere pek çok başka ülkenin de dahil olduğu savaş. ABD’nin 1963-73 yılları arasında aktif olarak katıldığı bu savaş, Amerikan kamuoyunda da çok yoğun eleştirilere maruz kalıp görüş ayrılıklarına yol açmıştı. Bu fotoğrafta ise bu görüş ayrılıklarına bir askerin miğferine yazdığı yazıyla “olay yerinden” yorumunu görüyoruz, kısa ve öz bir şekilde: “Savaş cehennemdir.” diyor.

 

  • Pek çoğumuz Walt Disney tarafından kurulan ünlü eğlence parkı Disneyland’ı duymuşuzdur. Peki kafeteryasında çekilen bu fotoğrafı görenimiz oldu mu? Pek çok sıra dışı kahramanı bir kareye toplayan bu fotoğraf, Disneyland gerçeği olmasa oldukça olağanüstü görünecek bir kompozisyona sahip.

  • İkinci Dünya Savaşı, yalnızca cephede değil cephe gerisinde de büyük kayıplara yol açtı. Bunların bir örneğini de aşağıdaki fotoğrafta görüyoruz. Almanya tarafından bombalanan Londra’da yıkılmış bir kitapçının önünde bir çocuk, kurtarabildiği kitapları okumakta.

 

  • Marlene Dietrich, İkinci Dünya Savaşı yıllarında Almanya’nın en ünlü isimlerinden, oldukça sevilen bir aktris ve şarkıcıydı. Kendisinin en ikonik fotoğraflarından birisi ise ne bir film sahnesinden ne de bir sahnede şarkısını söylerken. Bu karede Dietrich’i, savaş için cepheye uğurladığı sevgilisini tren camından binbir zorlukla öperken görüyoruz.

  • Atatürk’ün çocuk sevgisini gösteren pek çok farklı fotoğrafı var, özellikle manevi kızı Ülkü Adatepe ile. Bu fotoğraflar arasından bana göre en özeli ise aşağıda görmekte olduğumuz fotoğraf. Arka planda görünen takım elbiseli insanlar muhtemelen bir toplantı öncesi ya da sonrasında Mustafa Kemal’i bekliyor. O ise bütün sevgisi ve ilgisiyle neşeli bir şekilde bir şeyler anlatmakta olan Ülkü’ye odaklanmış.

Yorum Yap

Yorum girişi yapınız.
Adınızı girin

Tayfun Tatar
Tayfun Tatar
Gömlek cebinde şiir, fotoğraf ve biraz da sonbahar taşıyan bir basit adam

Must Read

Filme Uyarlanan 10 Gerçek Hayat Hikayesi

Çoğu zaman vakit öldürmek için film izleriz ama bazıları bizi fazlasıyla etkiler hatta bir şeyler öğretir. Bu listedeki biyografik filmlerin bazılarından bir şeyler öğreneceğiz...