Tanrı Olmak İsteyen Otobüs Şoförü Kitap İncelemesi

Charles Bukowski ve John Fante gibi değerli yazarların kitaplarını çevirmekle ülkemiz okuyucusuna aşinalaşan Avi Pardo’nun Türkçe’ye çevirdiği yazarlardan biri Etgar Keret de. Tarz olarak Bukowski ve Fante’ye yakın diyebiliriz ama onun öykülerinde farklı bir renk var. Genel olarak öykü yazıyor, kısa öyküler ağırlıkla ama farklı alanlarda da üretim yapan biri. Çizgi roman ve sinema gibi alanların yanı sıra kendisine animasyon dalında da rastlayabiliriz. Bunun yanında kendisi gibi öyküleri de sinemayla iç içe. Birçok öyküsü kısa filmlere konu olmuş Etgar Keret’in kitaplarını ülkemizde Siren Yayınları basıyor.

‘’Tanrı Olmak İsteyen Otobüs Şoförü’’ adlı kitap da ‘’tutmuş’’ diyebileceğimiz kitaplarından biri Keret’in. İsrail doğumlu yazar, kitabın en baş kısmında yer alan biyografisinde ‘’genç yazar’’ olarak anılıyor ama kendisinin 1967 doğumlu olduğunu özellikle belirtmek istiyorum. Kitaba gelirsek, kitap ‘’Tanrı Olmak İsteyen Otobüs Şoförü’’ adlı öyküyle başlıyor. Dört sayfa olan bu öykü, Tanrı olmak isteyen ama bunu başaramayan otobüs şoförünün Tanrı olamasa da Tanrı’nın özelliklerinden biri olan ‘’kullarına karşı müşfik olma’’ özelliğini kullanmasını gündelik bir olayın içinde ön plana çıkarıyor. Bu öyküyü takip eden öyküler de son öyküye kadar yaklaşık dört beş sayfadan oluşuyor. Öykülerde ortak bir anlatıcı yok, yani anlatıcı her öyküde farklı meslek gruplarına, ideolojiye ve yaş gruplarına sahip diyebiliriz birkaç öyküde ortaklıklar görülse de. Keret’in öyküleriyle ilgili en çok dikkatimi çeken şeylerden biri, yazarın kendi hayatını öykülerine yansıtıyor olmasına rağmen hayatını tam olarak öyküye aktarmıyor olması. Yani hayatının belirli dönemlerindeki belirli diyalogları içeren öyküler var, bunları gördüğümüzde anlayabiliyoruz ama Bukowski ve Fante gibi direkt olarak kendi hayatını vermiyor eserlerinde. Daha açık bir anlatımla; kendi hayatını vermesine karşın kendi hayatının kendi ruh durumuyla ilgili olan kısımlarından ziyade parçası olduğu ve çevresinde anlatmaya değer ve derinliği olan, ‘’kıssa’’ olarak da niteleyebileceğimiz öyküler çıkıyor kaleminden. Örneğin; İsrail’de çocuklara ‘’Yahudi Soykırımı’’ ile ilgili verilen bilgileri anlattığı bir öyküsünde bu konu ile ilgili pek renk vermiyor, yani açıkça kendi görüşünü söylemiyor ama bir eleştirel tutum var, bunun yanında da alaycı bir tutum var. Sanıyorum ki Amerikan gazetelerinden biri olan Baltimore Sun’ın kitabın arkasındaki ‘’Kara mizahı seviyorsanız, bundan iyisini bulamazsınız’’ yorumu yazarın aynı anda hem eleştirel hem de alaycı bir tutum takınmasından dolayı.

Son öyküye kadar aynı uzunlukta öyküler içeren kitap, son öyküyle biçimsel ve boyutsal olarak bir değişikliğe gitse de konu ve üslup anlamıyla diğer öykülerden çok da uzak değil. İntihar eden insanlardan kurulu bu son öykü, çok yerinde göndermeler ve sürükleyici bir anlatım içeriyor. Öykünün arasında gezindiğinizde fark edeceğiniz şeylerden biri de ekrana uyarlanabilirliği olacak öykünün. Bunu fark ettiğinizde de Keret’in kırkı aşkın öyküsünün neden kısa filmlere konu olduğunu anlamış oluyorsunuz. İçerdiği karakterler ve karakterlerin özellikleri çok tuhaf bir hava katmış olsa ve belki de asla yaşanamayacak bir yer zaman mekan üçlemesinin üzerine oturtulsa da bu öykü, kitabın kalanındaki kısa vuruşlarla bizi daha doğrulamadan nakavt eden Keret’in, nakavt sonrası kural dışı vuruşu oluyor adeta.

Özetlemek gerekirse Etgar Keret, dikkate değer işlere imza atmış bir yazar. Kendisinin yaptığı işler en azından bu kitap özelinde tutarlı ve çevirmeni Avi Pardo olduğundan ötürü çeviri sıkıntısı yaşamayan bir öykü kitabı. Seversiniz, sevmezsiniz bilemem ama toplumun bir kısmının beğenisini kazanmış ve edebiyatın suistimal edildiği kitaplar gibi olmayan, yani edebi niteliği ve edebiyat kaygısı güden bir sürü öyküyü içeren bir eser. Akıcı üslubu ve kolay okunabilirliği sayesinde hızlıca okuyabileceğiniz bir kitap.

Yorum Yap

Yorum girişi yapınız.
Adınızı girin

Avatar
Arşiv
Söylenti Dergi'de geçmiş zamanda yazar olan dostlarımızın eserleri bu hesapta arşivlenmektedir. Yazar onayı olduğu sürece kaynak göstererek kullanmak serbesttir.

Must Read

Dönemine Damga Vurmuş Beş Usta Sanatçı

Pablo Picasso, Tarsila do Amaral, Salvador Dali, Frida Kahlo ve Remedios Varo'yu kapsayan beş usta sanatçıyı çocukluklarıyla, kariyerleri ve eserleriyle sizlere tanıttık. 1. Pablo Picasso Pablo...