Şükrü Erbaş’tan: Çırpınıp İçinde Döndüğüm Dünya

“İçine bile bakmıyorsun artık. Dünya, inandığın o yitik cennet değil.”

 

Fuarda kucaklaşıp yeni kitap beklediğimi söylediğimde tebessümle “yazma sırası sende artık, neyse iki aya çıkacak bekle” dediği andan beri bekliyordum bu kitabı. Nihayetinde Şubat ayında raflardaki yerini alan, Şükrü Erbaş sevenlerinin okumaya kıyamadığı kitap; Çırpınıp İçinde Döndüğüm Dünya…

Bu zamana kadar Şükrü Erbaşın hemen hemen tüm kitaplarını okumuş ve burada incelemiştim.

Otların Uğultusu Altında – Şükrü Erbaş | 10 Alıntı
Şükrü Erbaş- İnsanın Acısını İnsan Alır’dan 13 Alıntı
Yaşıyoruz Sessizce-Şükrü Erbaş

Sitemizde bulunan diğer Şükrü Erbaş Yazılarımız

- Advertisement -

Şükrü Erbaş – Bütün Yazıları-1 | 17 Alıntı
Mısralarda Kaybolmak: Şükrü Erbaş-Bütün Şiirleri 2 | 29 Alıntı
Kuş Uçar Kanat Ağlar – Şükrü Erbaş | 17 Alıntı
Bağbozumu Şarkıları – Şükrü Erbaş | 14 Alıntı

Hayranı olduğumdan mıdır bilinmez ama yazdığı her satır kelimelerin dünyanın en güçlü varlığı olduğunu kanıtlıyor. Kitapta; şairliğiyle sevilen Erbaş’ın  düz yazıyı da şairane biçimde yazışını gözler önüne seriyor.

Arthur Miller’ın “Bir zamanlar insanlar hayatlarından memnun değillerse devrim yaparlardı. Şimdi alışverişe çıkıyorlar. Tamamen hafıza kaybı dönemi yaşıyoruz” sözleriyle başlıyor kitap…

Denemelerin ( bana kalırsa iç döküşlerinin) aralarına şiirler serpiştirmiş kitapta. Kitaptan bazı alıntılara yer vermek, sabırsızlıkla kitabı okuma isteği uyandırmak istiyorum sizlerde de!

“Ne, biliyor musun gönül yorgunluğu? Kendinden soğuyorsun. Sözünden soğuyorsun. Geçmişinden soğuyorsun. İnandıklarından soğuyorsun. Baktığın yüzlerden soğuyorsun. İçine bile bakmıyorsun artık. Dünya, inandığın o yitik cennet değil… Kırk cümle kuruyorsun, ağzını açmadan vazgeçiyorsun. İncinme değil bu, insana olan inancını yitirme. Yaranı evde bırakıp çıkıyorsun sokağa…”

“İnsan bir kere onurunu yitirmesin, hiçbir yalan utandırmaz artık, hiçbir düşkünlük yüzünü kızartmaz, hiçbir rezillik küçük düşürmez,hiçbir doğru erdem kazandırmaz, hiçbir acı merhamet uyandırmaz. O artık sadece kötüdür,toplumsal bir urdur, bir yalnızlık iskeletidir.”

“Birisinin parmaklarının ucundan saygıyla öpseniz, avuçlarının içinde bir soluk alsanız, gamzelerinde boğulsanız, güzellik hepimizi dünya yüzüne çıkaracak. Ayrılık bile güzelleşecek.”

“Gözyaşı ile yazılmış bir yazıyım yüzünde.
Her bir kirpiğinde iç geçiren zaman benim. Sokaklar kalabalık ama odalar benim.
Sana bakan herkesin gözbebekleri benim…”

“Dört yıl. Dört gökyüzü yılı.
Dört toprak yılı. Dört yara yılı
Zaman ne ki… Sen aşksın.
Ben yaşıyorum. Dünya yüzün.
Bütün sesler sesinin sabahı.
Ayrılık yeni evimiz
Acıdan ve sevgiden
Var olmuş güzelliği biz
Ölüm ne ki
Otların, böcekleri, puhu kuşlarının
Yaşama şarkısıyız.”

“Acı da verse bir insanın hayatımıza dokunmasından. Odaların birdenbire sokaklarla dolmasından, çatımıza konan yıldızın sabah bahçemize inmesinden. Tanrının, azıcık da bizim yalnızlığımızda soluk almasından söz ediyorum.”

“Sen konuşmazsan dünya susuyor biliyor musun?”

“İyi ki Ömür hanım o büyük yalnızlıkta elimden tutmuş.”

“Kirpiklerinden yürüyen bir nazlı hüzün, dudaklarımın ucunda çırpınan hevesi bir daha yüreğime gömdü.”

“Hayat her yerdedir sözünü duymuş muydun? Ağlamayı bilmeseydik nasıl yaşardık bilmiyorum.”

 

*Kırmızı Kedi Yayınları, Şubat 2020, Şükrü Erbaş,  Çırpınıp içinde Döndüğüm Dünya

Yorum Yap

Yorum girişi yapınız.
Adınızı girin

Nazlı Yaren Atabey
Nazlı Yaren Atabey
"...gövdemde sonsuzluğun dilsiz ayini. tanrı kirpiklerinden yürüyordu canıma" -Söylenti Dergi Genel Yayın Yönetmeni-

Must Read

Notre Dame’ın Kamburu ve Quasimodo Sendromu

   Notre Dame'ın Kamburu (Notre Dame de Paris), Victor Hugo'nun Fransız İhtilali sonrası geçen kötü karanlık günlerden kesitler de taşıyan 1831 yılında ele aldığı...