Söylenti E-Dergi 4. Sayı Yazarlarından 23 Alıntı

Sevgili Söylenti okurları, e-dergi 4. sayımız çıktı!

Her defasında gururla bahsettiğimiz üzere, gelirlerinin yarısını TEMA Vakfı’na bağışlıyoruz ve bugün, Eskişehir Kayı 2 Hatıra Ormanı‘nda 32 ağacımız var🌳

Okuyan, yazan, emek veren herkese teşekkürü borç biliriz. Hem satırlarımızı okumak hem de fidan bağışımıza destek olmak isterseniz dergilerimizi buradan 5 ₺ karşılığında okuyabilirsiniz.

Bir sonraki sayımıza eser gönderimi için ulaşabileceğiniz adresimiz: soylentidergi@gmail.com

- Advertisement -

Sizler için, e-dergi 4. sayımıza nefes olan yazar arkadaşlarımızın eserlerinden alıntılar derledik, keyifli okumalar dileriz!

  1. “Zamanın acımasızlığı yumru gibi oturuyor yüreğime
    bir yola geldik ki dönülmüyor da
    Öylece durup acılarımızı sarıyoruz kanata kanata” – Nazlı Yaren Atabey
  2. “Bir fotoğrafın hayalini düşlüyorum bu gece. Denizin meltemlerle adını kulağıma fısıldadığı diğer gecelerde olduğu gibi.” – Alperen Tütüncü
  3. “Pozitif bilimlere inancım mistisizmi gölgede bırakacak derecede baskınken neden mitolojik bir mağarada karanlıkta olmayı seçtim? Platon’un meşhur mağara metaforuna inat, tersine bir yolculukta, batıl inançların koynuna bile isteye, güle oynaya koşuyordum. Ama neden?” – Aslı Kaprol
  4. “Hem kırmak istemiyorsan terk etmeden gideceksin. Yıkıp dökmeden, sessizce belki de… Karşındaki, bu gidişin basit bir gidiş olduğunu bilecek.” – Aycan Öztekin
  5. “Bir uçtan bir uca
    Yalnızız
    Ve yalınız” – Aylin Alçı
  6. “sandık altı kalan tozlu gri antika
    anneleri çağrıştırıyor yarım saat arayla.
    çağrışım başı minik haplar,
    ardında büyük beyaz su bardağı.” – Ece Özer
  7. “Sen iyi bir insansın. Metin abi de iyi bir insan. Ama bu ikinizin evlenmesi için bir sebep değil… Sevdikleriyle evlenmeli insanlar.” – Emre Ocaklı
  8. “Bir kez kuruldu mu hayaller her an gerçekleşme umudu doğuyordu, kırılacağına keşke hiç kurulmasaydı dedirtiyordu.” – Eylül Büşra Bayar
  9. “ben ne vakit ellerine tutundum, sevda ağırlaştı bileklerinde;
    yol üzeri bir poligonda göğsümü araladım
    ve içimi açtım sana vurularak.” – Eylül Yudum Altay
  10. “sen ‘canını yakamam’ dediğin her şeyin canını alan,
    hangi cihan, harbinde göğsüme ilişir?
    hangi sulh, çarmıhta bileklerimi ovar?” – Fulya Ordu Yürük
  11. “Hayatı sadeleştirmenin güzelliğine 20 yaşımda vardım. Nesneleri, insanları azaltmanın büyüsüne kapıldım. Saçlarımı kısacık küt kestirip bağışladım. Bir insana umut oldum böylelikle; hayata dair umudumun en kırılgan noktasında.” – Zeynep Gizem Eskici
  12. “Özür dilerim tüm sevdiklerinden; şu kadar ufak hayatında birden büyümek zorunda kaldıkları için. ‘Anne! Lütfen ölme!’ derken yardımınıza koşamadığım için, bundan sonra aklıma her düşüşünüzde kafamı eğip utanacağım için özür dilerim.” – Hatice Rumeysa Bayram
  13. “Şimdi dökülüyorlar
    Kopmuş bir kolyeden dökülen inciler gibi
    Ama şarkılar
    Onlar hep eksik” – Kübra Gaburga
  14. “her ayrılık bir umudu eskitirdi
    ah, umutsuzluk çok eskiydi!” – M. Ali Pınarbaş
  15. “Yıllar boyu süre geçimsizlik, yorgunluk ve sıkıntıdan sonra beni şimdi ayakta tutan sadece bir kadının sıcak samimiyeti.” – Muhammed Aktaş
  16. “Bir ağıt vardı safi, o da boğazıma çöken
    Kürek ağladı, ben ağladım, toprak ağladı
    Ölmedim dedim, ölmek bile gelmedi elimden” – Muhammed Pehlivan
  17. “Mavilerin üstünde kan var
    Toprağın altında yaşaması gereken umutlar
    Yüzlerin yarısı kırgın diğer yarısı tatminkâr” – Nazmiye Hamiş
  18. “Çocuk gülüşlerinden başkentler inşa ederiz
    Çiçekler ekeriz annelerin ellerinin değdiği tüm yerlere
    Anne eli değmiş bir dünyaya uyanırız belki de” – Rober Kovalski
  19. “Her sokak hatırlatacak şimdi seni
    Durayım o vakit,
    Yürüdükçe uzuyor yollarım..” – Rümeysa Boğa
  20. “Bir yol boyu yürüyelim seninle
    Sen yürüdüğün bir sokakla ikiye bölerken şehri
    Cümle cümle kırılsın tekilliğimiz
    Sen, ben, biz” – Tayfun Tatar
  21. “Kafamın içindeki odalarda yalın ayak gezerken ayağıma zincirlenmiş ölümleri sürüklüyorum. Etrafta ölüm kokusu, kan kokusu, katran kokusu haricinde her gün içimde açan bir çiçeği vakit öğlene varmadan solduruşumun çürük kokusu da var.” – Tahir Durmuş
  22. “‘Hayatım’ diye karşılık vermenin zorluğu, dili yatkın olmadığı için değildir. Hayatı sevimsiz bulduğu için söyleyemez adam.” – Umut Kaygısız
  23. “Birinin satranç tahtasında vezirken bir başkasının satranç tahtasında piyon olabilirsiniz. Piyon olarak başladığınız oyundan vezir olarak ya da rezil olarak çıkabilirsiniz.” – Zeki Aydın

Söylenti E-Dergi 4. Sayı, 2020

Yorum Yap

Yorum girişi yapınız.
Adınızı girin

Ece Özer
Ece Özerhttp://hayalleregidenyolum.com
hayat boyu öğrenci kalmayı hedefleyen bir iletişimci

Must Read

Evlerinize Gidip Tüm Kitaplarınızı Yakın:Neden Fahrenheit 451 Okumalıyız?

Kişiyi bilgiye ulaştıran her şeyin yakıldığı hatta bunları yakmanın bir zevk olduğu bir dünyada düşünmek ve okumak isteyenler bunun bedelini nasıl ödeyebilir? İyiliği ve güzelliği görmezden...