Siyah Gözler – Cemil Süleyman

Fecr-i Ati döneminin en önemli yazarlarından biri olan Cemil Süleyman’ın Siyah Gözler adlı eserinin incelenmesini üç aşamada yapacağım. Bunlardan ilki Fecr-i Ati dönemi ve Cemil Süleyman hakkında genel bilgi verilmesi, ikincisi romanın içeriği ve tekniğinin incelenmesi ve sonuncusu da kitabın okuduğum baskısının editöryal ve çevirisel olarak incelenmesi olacak.

Fecr-i Ati, edebiyatımızda ilk manifestoyu yayınlayan topluluk olarak öne çıkar hepimizin bildiği üzere. Servet-i Fünun’a bir tepki olarak çıkmış ve ‘’sanat, şahsi ve muhteremdir’’ görüşünü savunmuşlardır. Bu görüşe çeşitli tepkiler olmuştur. Kimileri Fecr-i Ati’cilerin ‘’sanatı işlevsizleştirmeye’’ savunduklarını söyler. Başka bir grup ise sanatın sanatsal niteliğini ancak böyle koruyabileceğini söyler. İkinci grup ağırlıkla toplumcu gerçekçi edebiyatın sanatsal niteliğini sorgulayanlardan oluşurken, ilk grupta toplumcu gerçekçi edebiyatı savunanlar ağırlıktadır. Fecr-i Ati’de genel olarak Ahmet Haşim öne çıksa da, Cemil Süleyman da iyi sayılabilecek eserler vermiştir. Kendisi 1886 yılında doğup, 1940 yılında vefat etmiştir. Soyadı kanunuyla ‘’Alyanakoğlu’’ soyadını almıştır. Cemil Süleyman, bir doktordur ve Birinci Dünya Savaşı ile Kurtuluş Savaşı esnasında cephede görev almıştır. Üç romanı ve iki hikayesi bulunur. Siyah Gözler ise yazarın en fazla bilinen romanıdır.

Siyah Gözler kitabı ‘’Her tesadüfte, onu bir parça daha sürükleyip götüren bu nazarlar [bakışlar], nihayet, vusulünden [gerçekleşmesinden] ihtiraz olunan [sakınılan] bu netice karşısında, bütün azimlerini kırmıştı.’’ cümlesiyle başlıyor. Bu cümlede bahsi geçen azimlerin sahibi bir kadın. Otuz yaşında olmasına rağmen kendine aşık olan yirmi yaşındaki bir erkeğin karşısında kendini yetmiş yaşındaymış gibi hisseden bir kadın. Ve yazar ağırlıkla onun ruh dünyası üzerine kesitler sunmuş bize. Bu kesitler üzerinden dönemin toplumsal durumuna dair çıkarımlar yapabiliyoruz. Evine gece geç dönen bir kadının kendini ‘’namussuz’’ addetmesiyle o dönemki ‘’namus’’ kavramı kafamızda şekilleniyor. Kişisel fikrim, ‘’namus’’ kavramının günümüzde de tartışmalı bir kavram olduğu. Ama kavramı tartışan tarafların dışındaki kitlenin büyük bir kısmının namus kavramına bakışının, bu kitabın yansıttığı o dönemin namus anlayışından farklı olmadığını düşünüyorum. Bunun yanında bir kadının duygu dünyasının ne derece değişebileceğinin, aşık olduğunda veya aşık olduğu kişiyi aşırı kıskandığında bir kadının nasıl dengesizce davranabileceğinin ve intiharı her zaman kuvvetli bir ihtimal olarak değerlendirebileceğinin üstesinden ustalıkla gelmiş Cemil Süleyman. Dikkatimi çeken nokta ise 1912 yılında yazılan bu kitabın, dönemini yansıttığını düşünürsek, döneme hakim olan İslami geleneğe rağmen intiharı bu kadar öne çıkarabilmesi ve bu kadar cesur bir kadın figür ortaya koyabilmesi oldu. Bunun yanında dili güzel kullanmış yazar, kitabın kalınlığından anlayabileceğimiz üzere çok fazla betimleme yok ve anlatılan periyot birkaç aydan ibaret diye tahmin ediyorum.

Üçüncü başlığa gelirsek, ben kitabın Ayrıntı Yayınları’ndan Ocak 2018 baskısını okudum. Çevirisini 2015 yılında Kocaeli Üniversitesi Türk Dili ve Edebiyatı bölümünden mezun olan ve lisansüstü çalışmalarına halen devam ettiği belirtilen Hande Demirli yapmış. Gerçekten güzel bir çeviri olmasının yanında, orijinalliğin korunması açısından yukarıda verdiğim alıntıdan da anlayabileceğiniz üzere çoğu kelimeye, tamlamaya dokunmamış. Bu kavramların anlamları, köşeli parantez içerisinde kavramların ardından verilmiş. Okumayı zorlaştırdığı epey doğru ama kavramlara dokunmadan anlamlar kitabın arkasında bir sözlükte verilseydi, neyin ne olduğunu anlamadan okumayı seçecek veya her kelimeden sonra arkayı açıp bakmak zorunda kalacaktık. Bu da dikkati epey dağıtacaktır takdir edeceğiniz üzere. Başka bir yöntem ise bütün anlamları sayfanın altına yıldızlayıp belirtmek, ama bu sefer de metnin kapladığı yerden daha fazlasını anlamları kaplayacak ve kitap gereksiz kalınlaşacaktı. Bütün ihtimaller değerlendirildiğinde en güzelini yapmış bence Ayrıntı Yayınları. ‘’Türkçe Klasik’’ serisinden çıkan bu kitabı, sade ve hoş renkli kapak tasarımlarıyla kendilerinden okumak bana ayrı bir keyif verdi. Emeği geçen herkese teşekkürler.

Yorum Yap

Yorum girişi yapınız.
Adınızı girin

Avatar
Arşiv
Söylenti Dergi'de geçmiş zamanda yazar olan dostlarımızın eserleri bu hesapta arşivlenmektedir. Yazar onayı olduğu sürece kaynak göstererek kullanmak serbesttir.

Must Read

Atiye 2. Sezon İncelemesi

Atiye, ilk açıklandığı günden beri merak uyandıran, oldukça ilgimizi çeken bir yapım olmayı başarmıştı. Atiye 2. sezon incelemesine başlamadan önce hem karakter gelişimlerini hem...