Gece Modu

Körlük kitabının adı bilinmeyen ülkesinin adı bilinmeyen kentinde görmeye başladık bu defa… 

Jose Saramago hiciv ve alegoriyi harmanlayarak insan zihninde bir irade ortaya çıkaran usta bir dil cambazıdır. İnsanı sorgulamaya yöneltmek onun kitaplarının en belirgin özellikleri arasındadır. Kişiler üzerinde oluşturduğu bu özgün irade modelleri ve sorgulayıcı tavır, Jose Saramago kitaplarında bilincin uyanması adına atılan bir çığlıktır. Açılan bilinç ile kişilerin var oldukları düzende özgür irade cesaretini gösterme eğilimleri ise ütopya ülkesi oluşturmakla eşdeğer nitelikte değerlendirilebilir.

Körlük trajedisi üzerinden henüz uzun bir zaman geçmemiş ve etkileri unutulmamışken, körlük kitabının adı bilinmeyen ülkesinin adı bilinmeyen kentinde, siyasal sistemin getirilerinden olan sıradan bir seçim ile kurgu başlamaktadır. Bu seçimi, sıradan bir olay olarak yinelenen seçim dönemlerinden ayıran önemli bir fark olacaktır. Düzene tabi tutulan kentin seçim sandıklarında kullanılan tüm oylar boş çıkacaktır. Dönemin hükümet temsilcileri için oldukça korkunç olan bu durum karşısında belirli tedbirler ve sıkıyönetim kararları alınacak, hükümete karşı alınan bu tavır bir komple teorisi olarak adlandırılacaktır.

Hükümet temsilcileri tarafından alınan tedbirler ve uygulamaya koyulan sıkıyönetim ile birlikte seçmenlerin aldıkları bu karardan yinelenen seçimde de vazgeçmemesi ve bir hafta arayla yapılan iki seçim sonucunun da aynı çıkması, hükümetin kenti terketme kararıyla daha da büyüyecektir. Kenti terk etme kararı alan hükümet temsilcileri, düzenin bozulmasını ve kişilerin bu aldıkları karardan pişman olmalarını beklerken, beklentinin aksine düzen yokluğunda düzensizlik baş göstermeyecektir. Düzensizlik başlangıcı yine hükümet temsilcileri aracılığı ile sağlanacak ve gergin sürece ilk adım seçim öncesi kentin düzeninden sorumlu hükümet tarafından atılacaktır.

İki ayrı kurgu, ortak bir mesaj… 

Jose Saramago için “Körlük” ve “Görmek” kitapları iki ayrı kurgu ile yazılmış ancak bir mesajda bütünleşmiştir. Görmek kitabının tartışma boyutunda ise vermek istediği mesaj bir kaç önemli noktayı barındırır.

•Körlük ile Görmek kitabı arasındaki bağ nedir?

Adı bilinmeyen bir ülkenin adı bilinmeyen bir kentinde, yakın bir süre önce yaşanan beyaz körlük salgını ile şimdinin seçimlerinde geniş bir kitleyi kapsayan boş oy kullanma salgını, sorulayıcı ve eşitleyici bir perspektifte kişilerin sahiplendikleri kimliklerin sahteliğinin farkına varması noktasında örtüşmektedir. Kimlikler üzerinden edinilen bir siyasal düzen, kimliklerin sahte olduğu düşüncesi ile sarsılmış, sahte kimlikler ile oluşturulan sahte siyasal yapılanmaya karşı bir irade modeli geliştirilmek istenmiştir.

•Kitapta geçen “beyaz oy” kelimesi neden yasak bir argümanda değerlendirilmiştir? Bu yasak argüman neyi ifade etmektedir?

Kitabın belli bir bölümünde geçen “beyaz oy” kelimesi, seçim sonrasında yasaklı kelimeler arasında sayılmış, seçmenlerin kullanmaya çekindikleri hatta korktukları bir kelime olarak değerlendirilmiştir. Boş oy kullananları tanımlamak için kullanılan “Beyaz oy” kelimesi, siyasal düzen içinde görev dışına çıkan kesimi ifade etmesinden dolayı kötü bir olguyu temsil eder nitelikte yasaklı kelimeler arasına alınmıştır.

Beyaz oy kelimesi ve beyaz oy kullananların siyasal yapı içeride ötekileştirilmesi, kitabın temsili demokrasiye getirdiği bir eleştiri niteliğinde değerlendirilmektedir. Herkes için özgür bir demokrasi modeli “sistem içinde kaldığın müddetçe” ibaresi ile sınırlandırılmaktadır.

•En temel mesaj olarak “Görmek”.

Körlük salgını ve sürecin devamında meydana gelen beyaz oy salgını ile iletilmek istenen en temel mesaj “ kural dışı davranan ve görev duygusuna aykırı model oluşturan kesimi toplumdan tecrit etme ve cezalandırma”dır.

Belli bir düzene tabi tutulan ve iradeleri ellerinden alınan kesimin, normlar çerçevesinde özgür ve hür kılınmasına karşılık, körlük kitabının son sözünde görmek kitabına atıfta bulunulmuştur. Görmek sadece bakmak değil gördüğünü değerlendirmektir. Sorgulamaktır. Yapı ve şeklinde değişime uğratmak hatta tamamen yapısını bozmaktır. İrade ve bilince sahip kişilerin üzerinde kalıplaşmış modele karşılık yeni bir algı ve düşünce seli oluşturmaktır.

Jose Saramago | Görmek | Kırmızı Kedi Yayınevi

CEVAP VER

Yorum girişi yapınız.
Adınızı girin