Gece Modu

TABUTTA RÖVAŞATA


Baş rollerinde Tuncel Kurtiz ve Ahmet Uğurlu’nun oynadığı, senaristliği ve yönetmenliğini Derviş Zaim’in üstlendiği filmde Rumeli hisarı sokaklarında geçen gerçek bir kaybediş hikayesi anlatılıyor. Rumeli hisarı sokaklarında yaşayan Mahsun çevresi tarafından sevilen yoksul ve kimsesiz bir adamdır. Hayatta hiçbir amacı olmayan bu adam otomobil çalarak hayatta kalmaktadır. Bir gün sürekli takıldığı kahveye gelen bir kıza aşık olan Mahsun kalacak hiçbir yeri olmayan bu kıza odasını açar. Fakat kız bu iyiliği kötüye kullanarak Mahsun’un hayatında onarılmayacak yaralar açacaktır.

“Soğuk olan hava değil Mahsun. insanlar soğuk. hayat çok soğuk. keşke bu kadar soğuk olmasaydı da dünya, sen de bu kadar üşümeseydin”

 

 

EŞKIYA

Türk sinemasının kült filmlerinden sayılan Eşkıya, 2004 yılına kadar Türk sinemasının en çok izlenen film unvanını elde etmiştir. Yönetmenliğini Yavuz Turgul’un yaptığı filmde Uğur Yücel ve Şener Şen gibi usta isimler yer almaktadır.35 yıl önce Cudi dağlarında bir grup eşkıya yakalandı ve hapse atıldı. 35 yıl sonra Hapisten çıkınca Baran’ın ilk işi köyüne dönmek olur. Yıllar önce hapse girmesine en yakın arkadaşının sebep olduğunu öğrenir. Bu en yakın arkadaşı onun çocukluk aşkını alarak İstanbul’ a gitmiştir. Baran da onu bulmak üzere İstanbul’un yolunu tutar

“Beni hapiste vurdular ölmedim. Hastalandım bir ciğerimi orada bıraktım gene ölmedim, çok dövdüler beni kan kustum ama ölmedim, yaşadım, seni bir kez daha görebilmek için yaşadım. Şimdi bana dediler ki; kimse sesini duyamıyormuş. Susmuşsun. Benimle de konuşmayacak mısın keje. Sesini duyamayacak mıyım..?”

A-AY

Başarılı yönetmen Reha Erdem’in ilk filmi olan A-AY’da Yekta, dedesi ve halasının yanında yaşamaktadır. Bir gün evden kaçıp kaybolan annesini hiç tanımamıştır. Annesinin bir gün kayığa atlayıp uzaklaştığı, bir daha da geriye dönmediğini bilmektedir. Bir gün pencereden bakınca annesinin bedenini, evden uzaklaşmakta olan bir kayıkta görür. Gördüklerini çevresindekilere anlatır, ancak kimseyi buna inandıramaz. Daha sonra Yekta da bir kayığa atlayıp uzaklaşmaya karar verir.

çocukların duası kabul olurmuş, benim artık dualarımda kabul olmayacak.. her şey işte böyle yarım.

BİR ZAMANLAR ANADOLU’DA

 

Yönetmenliğini Nuri Bilge Ceylan’ın yaptığı filmde,bir doktor ile bir savcının 12 saatlik bir süreçte bir cinayet soruşturmasında yaşadığı gerilim ve iç hesaplaşma anlatılır.

Bir zamanlar Anadolu’da dersin. Ücra bir yerde görev yaparken, işte böyle böyle bir gece yaşamıştık dersin. Anlatırsın yani ne bileyim, masal gibi.

YUMURTA-SÜT-BAL

 

Yönetmenliğini Semih Kaplanoğlu’nun yaptığı filmde, olaylar sondan başa doğru gerçekleşiyor, Serinin ilk filmi olan Yumurta’da Yusuf’un yetişkinlik dönemi, Süt’de gençlik ve Bal’da çocukluk dönemi anlatılır.

– Sen (şiir) yazıyor musun?

+ Ben yazmıyorum. Eskiden bir kaç şiir denedim.

– Ee?

+ Hiç birinin sonunu getiremedim, öylece kaldılar.

 

SEVMEK ZAMANI

 

Metin Erksan imzalı, 1965 yapımı bu filmde tutku hali saf ve yalın bir biçimde anlatılmıştır.Adada ustasıyla birlikte boyacılık yapan Halil, birçok evde çalışmaktadır. Bir gün çalışmaya gittiği bir köşkün duvarında asılı halde gördüğü bir kadın resmine aşık olmasıyla olaylar gelişmeye başlar.

“Sana ait bir mesele değil bu. Resminle benim aramdaki durum seni ilgilendirmez. Ben senin resmine aşığım.”

VESİKALI YARİM

Baş rollerinde dönemin en parlak oyuncularından Türkan Şoray ve İzzet Günay’ın oynadığı filmin yönetmen koltuğunda Ömer Lütfi Akad var. Siyah- beyaz olarak çekilen filmin senaryosu Sait Faik’in öyküsünden esinlenerek yazılıyor. Evli ve çocuklu manav Halil, bir gün değişiklik olsun diye pavyona gider. Pavyonda çalışan Sabiha’yla birbirlerine aşık olmasıyla olaylar başlar.

“Sevgi de yetmiyormuş. Çok eskiden rastlaşacaktık..”

YURTTAŞ KANE

 

Yönetmenliğini Orson Welles’in yaptığı filmde Basın kralı Charles Poster Kane’nin yaşam öyküsü anlatılır. Aslında Amerika’nın ünlü basın kralı Hearts’ın hayatıdır anlatılan.Yurttaş Kane, ölen bir iş adamının ölmeden önce söylediği bir sözün sırrını açığa çıkarmaya çalışan bir muhabirin hikayesini konu ediyor.

– Çok az kişi tanırım.
+ Ben de herkesi tanırım. Demek ki ikimiz de yalnızız.

MODERN ZAMANLAR

 

Film, sıradan insanların makineleşmeye karşı yaşadıkları korku ve zorlukları politik bir eleştiriyle anlatan Charlie Chaplin’in en iyi filmlerindendir.Bir fabrikada sıkı bir mesaiyle çalışan Şarlo’nun, bu tempoya ayak uyduramaması, beraberinde türlü yanlış anlaşılmalarla akıl sağlının yerinde olmadığına karar verilip hastaneye yatırılması gibi trajedileri konu alır.

DR. CALİGARİ’NİN MUAYEHANESİ

 

Alman sinemasının dışa vurumcu akımın en önemli temsilcileri arasında yer alan yönetmen Robert Wiene tarafından 1919 yılında çekilen film, bir Alman kasabasında işlenen esrarengiz seri cinayetleri ve gelişen olayları konu alıyor. Senaryoda sonradan yapılan birkaç değişiklik ile öykünün hasta bir zihin tarafından tasarlandığı ima ediliyordu. Bu eklemeler olmasaydı film otoriteye karşı bir eleştiri olarak algılanacaktı.

POTEMKİN ZIRHLISI

 

Potemkin Zırhlısı, 1905 ayaklanmasını anlatması için SSCB tarafından yönetmen Sergey Ayzanştayn’a özel olarak sipariş edildi. Filmde hiç oyuncu yoktur. Yalnızca gerçek kişilere yer verildi.Film, Potemkin isimli savaş gemisinde kötü şartlar içinde yaşamaya mahkum edilmiş gemi tayfasının isyanını ve bu isyancıları destekleyen Odesa halkının dramını anlatıyor.

ENDÜLÜS KÖPEĞİ

 

Luis Bunuel ve Salvador Dali’nin birlikte çektiği bu eşsiz sürrealist yapım sonradan birçok filme de esin kaynağı olmuştur. Filmde saldırgan görüntüler, beklenmedik kesişmeler, mantıksız geçişlere yer verilmiştir. Sinemada süregelmiş alışkanlıkları yıkması nedeniyle birçok eleştiriye maruz kalmıştır.

 

STALKER

 

Başarılı yönetmen Tarkovsky’nin son filminde dünyaya düşen dev göktaşı yaşamı yerle bir ederken Zone adında esrarengiz, yeni bir bölge oluşmuştur. Bu bölgeden içeriye girebilen insanların tutkularının gerçekleşeceğine dair söylentiler vardır. İçeride yaşayan ‘güç’ insan zihni tarafından hayal edilmesi mümkün olmayacak güçteki bir varlıktır. Askerler tarafından korunan Zone bölgesine sadece gerekli olgunluğa erişmiş cesur Stalker’lar girebilmekte, bölgeye giren insanlara eşlik etmektedirler. 

Kahramanımız Stalker, ailesinin tüm itirazlarına rağmen bölgeye girmek isteyen bir bilimadamına ve bir yazara eşlik etmeye karar verir..

“Gerçeği ararken, gerçeği keşfedeceğime, onun değiştiğini görüyorum.”

 

SE7EN(SEVEN)

Yedi (Orijinal adı Seven), senaryosu Andrew Kevin Walker tarafından yazılmış olan, Hristiyanlık’ın 7 ölümcül günahını işleyenleri kendi vahşi yöntemleriyle öldüren bir seri katili ve onun peşindeki iki polis dedektifinin çabalarını konu alan, Hollywood yapımı bir gerilim filmidir.

“İnsanların dikkatini çekmek için onların omuzlarına dokunmanız artık yeterli değil. onlara bir balyozla vurmanız gerekiyor.”

ÜÇ RENK: MAVİ, KIRMIZI, BEYAZ

 

 

Fransız bayrağındaki renklerden yola çıkılarak beyaz perdeye aktarılan üçlemede; Mavi filminde özgürlük, Beyaz filminde eşitlik, Kırmızı filminde de kardeşlik teması işlenir. Usta yönetmen Kieslowski’nin son filmleri olmasının yanı sıra son yirmi yılın da en iyi filmleri arasındadır.

“Şimdi yapmam gereken tek bir şey kaldı: hiçbir şey. Kendim ait hiçbir şey istemiyorum. Hatıra istemiyorum. Arkadaş, aşk istemiyorum. Bunların hepsi birer tuzak.”

 

kaynakça: beyazperperde.com, filmhafizası.com, neokur.com

 

 

 

 

CEVAP VER

Yorum girişi yapınız.
Adınızı girin