Gece Modu

Söylenti Dergi olarak yeni bir oluşuma imza atıyoruz! Katılmak istersen yukarıdaki resme tıkla; öykü, şiir, deneme, inceleme, çeviri, çizim ve röportajlar ile bize katkı sağla!



Ben o sıra aklı bir karış havada bir genç kızdım. Öyle ciddi ilişkilere falan takılmıyorum. Zaten Sait’in anladığı ciddi evlilik ilişkisi de şu:

Evleniyoruz, güneye yerleşiyoruz, orada bir kahve açıyoruz, ben ocakta çalışıyorum, o da kahve dağıtıyor. Geceleri ikimiz de kağıda kaleme sarılıp o günün hikayelerini yazıyoruz. Olurdu olmazdı demeye vakit kalmadı Mayıs ayında vefat etti. İçkiye çoktan başlamıştı. Tanıştığımızda adadan inmiş, ağzına damla koymayacaksın diyen Dr.ları dinlememiş, ölümü ararcasına içer olmuştu. Vefatından sonra yakın bir arkadaşının Yeditepe dergisinde “onu siz öldürdünüz” diye yazması ağlatmıştı beni.

Mayıs 2013 Leyla Erbil

1.Şimdiye kadar neden gökyüzü değildi?
Niye böyle oldu?
Neden kitapları severdim?

2.Her kim ki bir arkadaş bulmak için dolanmakta ise
Ondan çekinmeli…
Köprüde arkadaş olunmaz;
Köprüden seyredilir.

3.’Bu herif aşık!’ diyecek!
Saçları perişan, dudakları mürekkepli, hali                                           bencileyin serseri bir kızı’

4. İstasyondan iner inmez
Seni metrolar başka beni başka tarafa                                                                       götürsün.                                                                    Zararı yok!

5.’Söylemeliyim
Yok
Yok… meydanlarda bağırmalıyım,
Bu küçük
Güllerin buram buram tüttüğü
Anadolu şehri kahvesinde
Kiraz mevsiminin
Sevişme vakti olduğunu.’
Senden sonra anlaşılır ancak
Boşluğu her şeyin
Seninle beraberdir dolu kadehler
Şaraplar seninle aziz
Cıgaralar seninle tüter
Ocaklar seninle yanar.

6.Bir kere duyursam hele güzelliğini, tadını,
Sonra oturup hüngür hüngür ağlasam
Boş geçirdiğim, bağırmadığım sustuğum günlere

7.’Mısır ekmeği yiyen çocuk
Seni seviyor.
Fırından çıkmış mısır ekmeği renkli,
Yeni sağılmış keçi sütü kadar mavi ve sıcak kız!
Seni seviyor.’

8.Vapurun dümen yerinde çaldığım ıslık
Yağmurlu güvertedeki türküm,
Sana yaklaşmaya vesiledir
Yoksa canım, seni unutmak için değil.

9.Biz şarap içmiştik;
Kar sabahtan beri yağmıştı.
Sokakta yalın ayaklar,
Toprakta bembeyaz ölü kokusu
Ortalık hiç yeşillenmeyecek…

10.’Sana önce
Şiirlerin tadını
Aşkların tadını
Kitaplardan tattırmalıyım
Resimlerden duyurmalıyım, resimlerden…’

11.Sana dostluğumu içimden söküp
Bahçene dikmeliyim.

12.Bize bir masa ayır Yanakimu
Aleksandramla benim için
Bir masa
Üstü çiçeksiz
Örtüsü gazeteden
Şarabı aşktan
Hem hülyadan

13.Gün doğdu:
Filizlenmiş buğday tarlaları nerde?
Nerede buzağının sırtında
Anasının dil izleri yer yer ?
Nerede o tüyleri dökülmüş,
Nasırlı kara derisinde sopa izleri,
Gözlerinde memleket şarkıları,
Ayaklarında memleket yolları

14.Burada senin doğduğun bana malumdur.
Yoksa sever miydim minareleri,
Süleymaniye’yi,
Sen, gavur olduğun halde?

15.’Hayır değil, değil sıcak;
Dudaklarının hatırası;
Değil saçlarının kokusu
Hiçbiri değil.
Dünyada büyük fırtınanın koptuğu böyle günlerde
Ben onsuz edemem.’

16.’Bugünlerde bir akşam, şehrin aynalı gazinosuna
Ve aynaların içine
Selim-i salis gibi oturacağım
Önümde rakı… dışarda akşam, akıntı,
kayıklar ve gelip geçen…
17.Nam Kotra…
Kızımla şarap içmek…
Herkesin çırılçıplak olduğu plajda
Kışı beklemek… Mahzun

18.’Bu Adriyatik dalgalarına,
Gemilerin yelkenlerine sardığım kalp.
Sana gel diyorum.
Bekliyorum.’

19.Deli çay ev altlarına girdi
bir yılan ıslığıyla,
Ejderha kımıldanışıyla.
Ninem Kuran okudu,
Dedem küfretti Deli çaya.
Gün doğdu:
Kulübenin damında oğul,
Ana beline kadar su içinde.

20.Onu ben bir saraya değil
İki odalı bir eve götürecektim
Bir radyomuz, bir banyomuz olacaktı
Nikeli pırıl pırıl bir karyolada
Hasan ustanın işlediği
Bir mavi yorgan bakacaktı
Aynada ona layık iki üç eşya
Güleceklerdi.

Türkiye İş Bankası Yayınları, 2014

CEVAP VER

Yorum girişi yapınız.
Adınızı girin