Gece Modu

İnsan ne için gelmiştir dünyaya? İyiye hizmet etmek için mi? Kötüye hizmet etmek için mi? Veya zorda kaldığınız durumlarda siz hangisinin sesini dinlersiniz? İyinin mi? Kötünün mü? İşte sevilen yazar Paulo Coelho’nun kaleme aldığı “Şeytan ve Genç Kadın” okuyup bitirdiğinizde aklınızda birkaç soru ve sorgulama hali ile baş başa bırakıyor bizleri.

Olaylar insanların beraberlik ve huzur içinde yaşadığı, belli mevsimlerde turistlerin ağırlandığı, az nüfuslu, şirin bir köy olan Bescos’da geçer. Her şey Bescos’a bir yabancının gelmesiyle başlar. Yabancının bu köye dair belli planları vardır ve bu planları gerçekleştirmek için kendine bir aracı seçmiştir. Bu aracı köyün en genç kadınlarından biri olan Chantal’dan başkası değildir…

“Şeytan ve Genç Kadın” etkileyici ve ders veren bir konuya sahip. Bunun yanı sıra yazarın üslubu oldukça anlaşılır ve akıcı. Şahsen okurken nasıl bu kadar çabuk bittiğini anlamadım. Ayrıca altı çizilesi ve bir öğüt edasıyla yazılmış birçok cümle barındırıyor. Paulo Coelho ile tanıştığım ilk kitap oldu. İyi ki bu kitapla başlamışım diyorum ve yazarın diğer kitaplarını okumak için sabırsızlanıyorum. Eğer okumayı düşünüyorsanız “Okunacaklar” listesine eklemeye değer bir kitap olduğunu düşünüyorum. Şimdiden keyifli okumalar!

Alıntılar

1-) “Önce şunu söyleyeyim: Vaatlere inanmamalısınız. Dünya vaat doludur; zenginlik, günahlardan kurtuluş, bitmeyen aşk. Her şeyi vaat edebileceklerine inanan insanlar vardır. Kimileri de -sizin gibi- kendilerine güzel günler vaat eden her şeye gözü kapalı inanırlar. Bir şey vaat edip sözlerini tutmayanlar sonunda kendilerini güçsüz ve öfkeli hissederler. Aynı şey, vaatlere gözü kapalı inanlar için de geçerlidir.” (Sayfa 24)
2-) “Erkekler üstün taraf olmaktan tuhaf bir zevk alırlar, oysa çoğu kez, davranışlarının nedeninin açık seçik anlaşıldığını bilmezler.” (sayfa 26)
3-) “İnsanın doğasıyla ilgili. Eğer kışkırtılırsak sonunda bu kışkırtmaya karşı koyamayacağımızı keşfettim. Koşullara bağlı olarak dünyadaki herkes kötülük yapmaya hazırdır.” (Sayfa 27)
4-) “Bu hayatta ne yapacağımızın hiç önemi yoktur; çünkü ‘kurtuluş’, bir insanın düşüncesinin ve davranışının ötesinde yatmaktadır.” (Sayfa 31)
5-) “Çünkü büyük kentler, taşralılar için hep inanılmaz bir çekim gücüne sahip olmuştur.” (Sayfa 38)
6-) “İnsanın düşlerini gerçekleştirmesine engel olan iki şey olduğunu anlatmıştı: Birincisi, düşlerin zaten asla gerçekleşmeyeceği inancıydı, ikincisi de kader çizgisinin ansızın tersine dönmesiyle bu düşlerin ansızın, en beklenmedik anda gerçekleşebilir olması. Bu gibi anlarda insan, nereye götürdüğü belli olmayan bir yola girmekten, bilmediği tehlikelerle dolu bir yaşamdan, alışık olduğu şeylerin bir daha dönmemek üzere kaybolabileceğinden korkar.” (Sayfa 44)
7-) “Başka bir deyişle, İyi ile Kötü’nün yüzü aynıdır. Her şey, insanın yoluna ne zaman çıktıklarına bağlıdır.” (Sayfa 47)
8- ) “İyi yürekli adam rolü oynamak, yalnızca hayatta tavır almaktan korkanlara özgü bir şeydi. İnsanın, kendinin iyi olduğuna inanması, başkalarına karşı çıkmaktan ve haklarını savunmak için savaşmaktan çok daha kolaydır. Kendinden daha güçlü biriyle savaşmak için cesaret toplamaktansa bir hareketi sessizce kabullenmek de çok daha kolaydır. Üzerimize atılan taş bize isabet etmemiş gibi yapabiliriz, ama geceleri -odamızda yalnız kaldığımızda, odamızı paylaştığımız karımız, kocamız ya da okul arkadaşımız uykuya daldığında- korkaklığımıza sessizce ağlarız.” (Sayfa 53)
9-) “Bir şey elde etmek istiyorsanız gözünüzü hiç kapamamalısınız, bütün dikkatinizi hedefinizde toplamalı ve ne istediğinizden emin olmalısınız. Kapalı gözlerle hiç kimse hedefine ulaşamaz.” (Sayfa 59)
10-) “Toplumun istediği gibi davranılmasını sağlayan, yasalara uyma arzusu değildir, cezaya duyulan korkudur. Hepimiz darağacını içimizde taşırız.” (Sayfa 80)
11-) “Aslında hepimiz başkaları gibi olmak isteriz. Oysa kader size başka bir hikaye layık görmüş.” (Sayfa 117)
12-) “Sonunda İyi’nin galip gelmesi için bir yerde Kötü’nün ortaya çıkıp üzerine düşen rolü oynaması gerekiyordu.” (Sayfa 141)
13-) “Hep şu korku,” diye düşündü rahip.”Bir insanın üzerinde egemenlik kurman için onu korkutman yeterli.” (Sayfa 142)
14-) “İyi ile Kötü arasındaki mücadele her insanın yüreğinde vardır, dedi, orası bütün meleklerin ve şeytanların savaş alanıdır; binlerce yıldır insanların yüreklerinde, biri ötekini tümüyle yok edinceye kadar her karış toprak için savaşagelmişlerdir.” (Sayfa 150)
15-) “Dünyada pek çok insan da böyledir. Mutlu olmayı hak etmediklerini sanarak en büyük sevinci bulabilecekleri yerlerde keder ararlar.”  (Sayfa 160)

 

CEVAP VER

Yorum girişi yapınız.
Adınızı girin