Gece Modu

Şeytan Ayrıntıda Gizlidir, Ahmet Ümit’in 2002 yılında kaleme almış olduğu polisiye öykü türündeki eseridir. Ahmet Ümit, eserini küçük öyküler şeklinde oluşturmuş ve dünyada yeni yeni kabul görmeye başlayan polisiye anlatının Türk okuru tarafından benimsemesinde önemli rol oynamıştır.

Polisiye anlatılar, iki ana unsura bağlı olarak kurgulanırlar. Bunlardan birincisi devrik öyküleme tekniği, ikincisi ise tümdengelim tekniğidir. Devrik öyküleme tekniğinde hikaye sondan başa doğru gelişme gösterir. Bu yönüyle devrik öyküleme tekniğinde iki sonuçluluk söz konusudur. Birinci sonuç, hikayenin başında okura sunulan cinayettir. İkinci sonuç ise bu cinayeti işleyen katilin/failin bulunmasıdır.  Şeytan Ayrıntıda Gizlidir adlı öyküde Başak’ın cesedinin Abdülbaki tarafından bulunması ve başkomiser Nevzat ile Ali’nin olay yerinde incelemelerde bulunması bu tekniğin kullanıldığını göstermektedir. Hikaye cesedin bulunmasıyla birlikte başlamış ve devam etmiştir.

Şeytan Ayrıntıda Gizlidir hikayesinde tek zincirli olay örgüsüyle karşılaşırız. Maktulün (Başak) evinde öldürülmesiyle başlayan olaylar zinciri yine maktulün çevresinde cereyan eder. Maktulün etrafındaki kişilerin, akrabalarının ifadesinin alınması ve katilin bulunmasıyla sona erer.

Öyküde polisiye kurgunun yazar tarafından çok iyi kurulduğunu söylemek gerekir. Hikayenin girişinde Abdülbaki cesedi nasıl bulduğunu söyler ve maktül hakkında bilgiler verir. Cesedin altında yıldız, sayı, işaretlerin olması ve Abdülbaki’nin Başak’ın satanist olduğunu anlatması; komiser Nevzat’ı ve kendini komiser Nevzat’la özdeşleştiren okurları, cinayeti satanistlerin işlediğine dair düşünmeye sevk eder. Bu düşünce Başak’ın ev arkadaşı Kaan’ın ifadesinin alınması ve komiser Nevzat ile Ali’nin, Başak’ın eski sevgilisini aramak için Black Angel’a gitmeleri ile devam eder. Bu noktadan sonra okur için hikayenin akışında farklılıklar ortaya çıkmaya başlar ve okurda merak duygusu kamçılanır. Bu farklılıkların birincisi Başak’ın bakire olmaması ve satanistlerin sadece bakireleri şeytana kurban ettiklerinin öğrenilmesidir.

Olayın akışını bozan ve okuru daha da meraklandıran ikinci olay ise komiser Nevzat’ın brooker Yalçın Bey’den Resul’un hisse senetlerinin Abdülbaki’de olduğunu öğrenmesidir. Bu gelişmeyle birlikte okurun zihninde sorduğu soruyu komiser yardımcısı Ali, amirine yöneltir: “Ne dersiniz amirim, yoksa katil Abdülbaki mi ?” Böylece Abdülbaki cinayetin en büyük şüphelisidir. Komiser Nevzat’ın maktulün tırnaklarında bir şeyler olduğunu fark etmesi ve Abdülbaki’nin Adli Tıp’a DNA testine davet edilmesiyle katil bulunur.

Yukarıda da söylediğimiz gibi merak duygusu hikaye boyunca canlı tutulmuş ve katilin bulunmasıyla hikaye sona ermiştir. Yazarın hikaye boyunca katil bulununcaya kadar gerçek hakkında hiç ipucu vermemesi ve ilginin/odak noktasının başkalarına yöneltilmesi eserin iyi kurgulandığının göstergesidir.

Hikayenin şahıs kadrosu kalabalık değildir ve kahramanlar sıradan insanlardan seçilmiştir. Klasik polisiye romanlarda var olan özel dedektifler bu hikayede kullanılmamıştır. Bunu Türkiye’de dedektiflik kurumunun bulunmamasına bağlayabiliriz.

Polisiye romanların vazgeçilmez unsurları olan geriye dönüş (flash back) ve iç monolog tekniği, bu öyküde kullanılmamıştır.

Bir İstanbul hayranı olduğunu belirten Ahmet Ümit, hikayede mekan olarak İstanbul’u ve semtlerini seçmiştir. Mekan seçimini kahramanların özelliklerine göre belirleyen yazar, mekan tasvirlerine de değinmiştir. Hikayede geçen Black Angel adlı mekan, Beyoğlu’ndadır ve hikayede olduğu gibi reel hayatta da satanist grupların eğlence merkezleri bu çevrede yer almaktadır. Bu mekanların gerçek hayatla birebir örtüşmesi polisiyenin her ne kadar kurgudan oluşsa da gerçekten uzaklaşmadığının ispatıdır.

Sonuç olarak Şeytan Ayrıntıda Gizlidir, polisiye kurgunun en iyi örneklerinden biridir ve polisiyenin işlevlerinden belki de en önemlisi olan insanın arınma duygusunu gerçekleştirmiş olması bakımından önemli bir eserdir.

CEVAP VER

Yorum girişi yapınız.
Adınızı girin