Gece Modu

Söylenti Dergi olarak yeni bir oluşuma imza atıyoruz! Katılmak istersen yukarıdaki resme tıkla; öykü, şiir, deneme, inceleme, çeviri, çizim ve röportajlar ile bize katkı sağla!



Beautiful Boy son zamanlarda izlediğim en iyi dramlardan biri. Başrolde Timothee Chalamet’i görmek beni çok mutlu etti. 2017 yılında yer aldığı iki filmde de çok güzel bir oyunculuk sergilemişti, özellikle Call Me By Your Name adlı filmle adını duyurmayı başarmıştı genç oyuncu. Beautiful Boy’da ise Steve Carell ile harika bir iki olmuşlar ve gerek karakterleriyle uyumları gerekse ikilinin baba-oğul olarak uyumu filme enfes bir tat vermiş.

Filmde 18 yaşında uyuşturucu bağımlısı bir genç ve babasının yaşadıklarını izliyoruz. Uyuşturucuyla mücadele temalı filmlerde genellikle bağımlının kendisi merkezde oluyor ve onun yaşadıklarını görüyoruz. Fakat Beautiful Boy’da daha çok uyuşturucu bağımlısı bir oğlu olan babanın verdiği mücadeleye tanık alıyoruz. Film aslında 2008 yılında aynı adla basılmış bir kitaptan yola çıkılarak sinemaya aktarılmış. Yani film boyunca izlediğimiz karakterler ve yaşadıkları gerçek. Nic’in uyuşturucuyla verdiği mücadele, rehabilitasyon süreçleri, babasının bunlar karşısındaki çaresizliği… kısacası tüm bunlar gerçek ve bu gerçekler Felix Van Groeingen’in yönetmenliği ile harmanlanarak karşımıza müthiş bir dram olarak çıkmış. Film, yüklü bir acıma duygusu değil de yerinde bir dram hissettiriyor izleyiciye. Konusu gereği dram zaten bir parçası olarak görülebilir fakat bu dramı abartıya kaçmadan tadında bırakmak seyirciye her zaman daha iyi yansıyor. Filmdeki en duygu yüklü yerler ise Nic’in babasının anıları diyebiliriz. Baba oğul geçirdikleri vakitler, aralarındaki bağ ve sevgi bu anılarla pekiştirilmiş. Bu sayede, Nic’in babasının zihninde hala küçük ve en saf haliyle kaldığını görüyoruz.

Filmin henüz ilk sahnesinden koşulsuz sevgiyi hissedebiliyorsunuz. Hiçbirimiz bu sevgiyi anormal görmeyiz çünkü ebeveynliğin koşulsuz sevgiden ibaret olduğuna inanırız. Bu sevgiyi de Steve Caroll’un canlandırdığı baba karakteri ile görüyoruz. Anılarıyla aslında oğlunda özlediği şeylerin yanı sıra nasıl biri olmasını istediğini de görüyoruz. Film Nic’in uyuşuturucuyla verdiği mücadeleye odaklanmadığı için onun dünyasına pek de giremiyoruz. Daha çok baba üzerinden Nic’i görme fırsatımız oluyor ve böylece bir babanın iç dünyasını daha iyi anlamış oluyoruz. Anılarından yola çıkarak ikilinin sevgi dolu bir ilişkisi olduğunu söylemek mümkün. Ancak bu baba-oğul’un arasına uyuşturucu bağımlılığı giriyor ve baba, oğlunu zihninde eskisi gibi yaşatmak için elinde geleni yapıyor.
Oğlunu kurtarmak için elinden gelen her şeyi yapmaya hazır bir baba. Nic’in babasına olan sevgisi ve tekrar eski haline dönmek istese de uyuşturucun kontrolü altında olması… kısacası büyük bir çaresizlik durumu hakim filme. Tüm bu duygularla Timothee Chalamet ve Steve Caroll ikilisi arasındaki kimya birleşince ortaya kaliteli bir dram filmi çıkmış. Durağan bir film olmasına rağmen farklı bir şekilde işlenmesinden dolayı izlerken sıkılmıyorsunuz. Kimi yerler çok duygu yüklü kimi yerler ise epey durağan fakat bu sayede film bir dinamik yakalamış. Eğer son zamanlarda izletecek bir şeyler arıyorsanız kesinlikle Beautiful Boy’a bir şanş vermelisiniz!


“İçini dışını bildiğim, büyüttüğüm çocuğa baktığım zamanlar oluyor ve kim olduğunu merak ediyorum. Tüm uyuşturucuları denemiş ama kristal methe bağımlı ki bu da görünen o ki aralarından en kötüsü. Yani benim iki büyük sorum var, bu ona ne yapıyor ve ona yardım etmek için ne yapabilirim ?”

CEVAP VER

Yorum girişi yapınız.
Adınızı girin