Sanatçılar ile Röportaj Serisi #1: Sevde Hallaç

Söylenti Dergi ve UniversumVitae işbirliği ile Sanatçılar ile Röportaj Serimizin ilk konuğu Sevde Hallaç oldu. Kendisinin sanat yolculuğundan, Türkiye ve Avrupa arasındaki sanat anlayışı farklarına kadar birçok konuda sorular sorduk.

Sanatçılar ile röportaj serimizde farklı tür sanat dallarından sanatçılar ile sizleri buluşturmaya, aklınızda olan soruları sormaya devam edeceğiz. Henüz UniversumVitae takipçisi değilseniz bizi Instagram’dan ya da Twitter’dan takip edebilirsiniz.

“One more time” – 2020

 

- Advertisement -

1. Kendinizden ve sanat yolculuğunuzdan bahseder misiniz?

Çocukluğumda başlayan bir yolculuktu resim yapmak. Elimden kağıt kalem düşmeyince bunu meslek olarak nasıl yapabilirim arayışına girdim. Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesinde heykel eğitimi aldım. Ardından aynı okulda yüksek lisans programına girdim. Bu süreçte Viyana Güzel Sanatlar Akademisinde figüratif resim eğitimi aldım. Döndükten sonra atölyemde resim yapmaya başladım halen üretmeye devam
ediyorum.

My Father with Böbüş • Sevde Hallaç • Tuval Üzerine Yağlı Boya • 2019

2. İdolünüz ya da örnek aldığınız, esinlendiğiniz sanatçı veya akım var mı?

Neo-Ekspresyonizm beni çok heycanlandırıyor. Örnek almak diyemem fakat izlemeyi sevdiğim bir akım. Onun dışında Sanat tarihi başlı başına beni çok motive eder. Türk ressamlardan Mehmet Güleryüzün işlerini çok severim. Murad Sinkil, Mehmet
Siyah Kalem, Baselitz, Munch, Ensor, Lassnig ve sayısız ressam var listemde.

3. İlham kaynaklarınız neler?

Rüyalar, bilinçdışı, psikoloji, hayvanlar ve insanlar benim ilham kaynağım diyebilirim.

Just a Nigthmare • Sevde Hallaç • Tuval Üzerine Yağlı Boya • 2019

4. Geçmiş dönem sanatçılar arasından birinin yerine geçebiliyor olsanız kimin yerine geçerdiniz, neden?

Hieronymus Bosch olabilir fakat deneyimleyip tekrar kendi bedenime dönebilmek şartıyla. Nelerden beslendiğini ve üretim sürecini tecrübe etmek isterdim.

5. Bir fikri esere dönüştürme süreciniz nasıl gelişiyor?

Bazen bir şeyin tetiklemesi ile mesela gördüğüm bir rüya olabilir. Bazen eskiz üzerinde çalışarak gözlem ve alt metin üzerine bazen de bomboş bir tuvale veya kağıda doğaçlama başlayabiliyorum.

6. Türkiye’de sanatın gidişatı hakkındaki düşünceleriniz neler?

Türkiye ve dünya genelinde her şeyin yavaştan online bir platforma taşınması beni biraz ürkütüyor diyebilirim. Sanat eseri ve izleyici arasında kurulan bağın dijitalde ne kadar etkileyici olabildiği konusunda emin değilim.

Mask II • Sevde Hallaç • Tuval Üzerine Yağlı Boya • 2019

7. Eserlerinizde kullandığınız teknik ve malzemeler neler?

Bir süredir tuval üzerine yağlıboya çalışıyorum. Ama malzeme olarak değişik tekniklere açığım. Heykelden resime geçtiğim için onunda etkisi olabilir.

8. Sanat yalnızca hobiniz mi yoksa aynı zaman da işiniz mi?

Sanat benim mesleğim. Tıpkı başka mesleklerde olduğu gibi her sabah atölyemi açar akşama kadar çalışırım. Tek fark beni zorlayan olmaması kendi disiplinimi kendim oluşturmam ve düzenli maaşımın olmaması.

Sevde Hallaç Çalışma Atölyesi

9. Sergilere katılırken dikkat ettiğiniz hususlar neler?

Lojistiğe, sergileneceği tarihlere, Sergi planına( Küratör var ise kim olduğuna)…

10. Bir sanatçı olarak yurtdışı ve yurtiçi imkânlar, farklılıklar neler?

Yurtdışında izleyici kesinlikle daha heyecanlı, bilinçli ve izlemeyi çok seviyor takip ediyor. Sanat onların hayatlarının bir parçası sanatçılara ise ciddi bir saygı duyuluyor. Türkiye de sanat, galeri, sergiler ve izleyici ilişkisini çok mesafeli buluyorum. Belli bir kitleye hitap ediyor olmak can sıkıcı. Bir sanat galerisini gezmekten korkan insanlar var. Daha konuşulacak çok konu var ama bunun için ayrıca bir röportaj gerekiyor sanırım.

Selfportrait II • Sevde Hallaç • Tuval Üzerine Yağlı Boya • 2019

11. Sectiginiz ve sizi heyecanlandıran bir eserinizin hikâyesini anlatır mısınız? 

Aslında heyecan duymadığım, görsel olarak önceden gözümde canlandıramadığım bir resmi yapmam. Tüm işlerimde beni heyecanlandıran bir şey mutlaka vardır. Fakat koyu renklerden çıktığım daha çok ışık ve renk üzerine çalıştığım bir seri üzerinde çalışıyorum. Onu da seri bitmeden paylaşmak pek istemiyorum.

12. UniversumVitae ve Söylenti Dergi hakkında düşünceleriniz neler?

Söylenti dergi ve Universum Vitae bir süredir takip ettiğim mecralar. Sanat tarihi ve güncel sanat adına güzel bilgilendirmeler yaptıklarını düşünüyorum. Başarılarının devamını diliyorum. Okuyucuları, izleyicileri bol olsun.

Yorum Yap

Yorum girişi yapınız.
Adınızı girin

Must Read

Yitirilen Bir Radyo Kültürü: Radyo Tiyatrosu

Görselliğin olmadığı ve oyunların sadece sesli olarak oynandığı bir radyo programı türü; radyo tiyatrosu. Arkadan gelen ses efektleriyle dinleyicide tiyatro izliyormuş hissi uyandıran, tiyatronun...