Gece Modu

Gelin Başı adlı kitabıyla tanınan yazarın, bir çırpıda biten, içinizi acıtacak öyküsü; Antabus.

Karakterin ağzından anlatılan bu öykünün konusu aslında her gün, her yerden duyduğumuz, kimi zaman şahit olduğumuz kadına şiddet. Tecavüz ve şiddetle geçen hayatında bir şeyleri değiştirmek için çabalayan, sürekli bir çare arayan bir kadın Leyla. Babasından, kocasından, patronundan kısacası hayatına değen her erkekten şiddetin her türlüsünü yaşamış, kadın olmanın ağırlığında ezilen bir kadın Leyla.

Kitap bir üçüncü sayfa haberiyle başlıyor ve ardından dalıyoruz bu genç kadının serüvenine. Sanki Leyla karşınızda öyküsünü anlatıyormuş hissine kapılacağınız, samimi ve içten bir dille yazılmış olan bu kitap sizi yer yer öfkelendirecek bazen güldürecek ve bitirdiğinizde yüreğinize dokunacak.

Gerçekleri tokat gibi yüzünüze vuran, hepimizin aşina olduğu bir konuya sahip bu kitabı herkesin okumasını içtenlikle isterim. Benim yazarla tanışma kitabım olan Antabus, kesinlikle yazarın okuyacağım son kitabı olmayacak!

  • “Evet, bende konuşma reflüsü var. Yıllardır laflarımı o kadar çok yuttum ki, yalnız kaldı mıydı böyle içinden çıkıyor laflar.”
  • “Ben televizyon mezunuyum. Televizyon olmasa hiçbir evlilik bir seneden fazla sürmez.”
  • “Seyirciler hep olur. Önceleri utanırdım. El âleme rezil oluyoruz diye. Asıl el âlem bana rezil oluyor. Görüp de görmeyerek. Madem beni yok sayıyorsunuz, ben de sizi yok sayıyorum.”
  • “Ben, Osman kızı Leyla, Remzi’nin karısı Leyla oldum. Bana sorsalar, sadece Leyla olmak isterim. Leyla’yla Mecnun bile değil, düz Leyla.”
  • “Kocası karısına tecavüz etti, diye haber okudunuz mu? Evliyken olan tecavüzü kimse tecavüzden saymaz. Cilve falan sanıyorlar herhal: tecoş! Aaa, ben de kocama laf ettirmem. Ne de olsa nikâhlı tecavüzcüm!”

CEVAP VER

Yorum girişi yapınız.
Adınızı girin