
Senden sonraki yalnızlığımda bir gün,
annesinden uzak bir adamın hıçkırığını duydum gönlümde.
Yüz yıllardır bu ânı beklermiş gibi dönüp baktım arkama.
Hayatımı aydınlatan eski günlerin ışığında
bıraktığı tüm izlerle karşımda duruyordu:
Fark edilmeyen bir kalabalığın ortasında
soğuktan kurumuştu
yeşil gözlerinin altında yer eden ıslaklıklar.
Ve çocukluğunun belirgin kimsesizliğinde saklıydı sessizliği
zira kıyısında beklediğim yağmurlar kadar kasvetliydi ona dair hatırladıklarım.
Omzunda bir iz bırakmamış,
dudaklarına bir kez dahi dokunamamıştım.
Yılların hiç eskitmediği saçlarına uzattım bir ân için ellerimi.
Uzamış sakallarına bir damla gözyaşı düştü.
Uzanıp ellerimi tuttu,
gözlerime bakarken anladım sakladığı kimsesizliği.
O güne değin dinlediğim tüm seslerin hâricinde
kaybolan benliğimde buldum
yıllarca fark etmediğim sessizliği.
Gönlümde duydum hıçkırığını
senden sonraki yalnızlığımda bir gün,
annesinden uzak bir adamın.
Ve şimdi çocukluğumun sessizliğini bozan bu adam,
artık yalnızca bir sesten ibaret.
– Görkem Çapar








































