Gece Modu

Söylenti Dergi olarak yeni bir oluşuma imza atıyoruz! Katılmak istersen yukarıdaki resme tıkla; öykü, şiir, deneme, inceleme, çeviri, çizim ve röportajlar ile bize katkı sağla!



Şöyle bir lise yıllarıma dönüp baktığım zaman edebiyat derslerinden ismine oldukça aşina olduğum Sait Faik el sallıyor. Sait Faik denilince de akla hemen hikayeler geliyor. Edebiyatımızda durum hikayeciliğinin en önemli temsilcilerinden kendisi.
“Alemdağda Var Bir Yılan” kitabı da onun hikayelerinden oluşan bir kitap. Kısa, özlü ve insanlık dolu hikayeler bunlar. Kimisi ucu açık, kimisi duygularınıza hitap ediyor. Benim okuduğum ilk Sait Faik kitabıydı, bana kalırsa okuduğum çoğu hikaye kitabının içinde en farklısı buydu. Nasıl desem? Elinizi uzatırsınız ve birisi uzanır tutuverir ya, bende böyle bir his bırakmıştı.

“Yine hava karlı. Yine İstanbul çirkin. İstanbul mu? İstanbul çirkin şehir. Pis şehir. Hele yağmurlu günlerinde. Başka günler güzel mi, değil; güzel değil. (…) Yalnızlık dünyayı doldurmuş. Sevmek, bir insanı sevmekle başlar her şey. Burda her şey bir insanı sevmekle bitiyor.”

Üslubuna gelecek olursak; anlatımı çok akıcı, hikayeler de kısa olduğu için kitap çabuk okunuyor. Hatta kitap hemen bitmesin istiyorsunuz, yavaş yavaş okuyup süreyi uzatmak istiyorsunuz ama bitiveriyor. Anlatmak istenilen ama içimize attığımız kimi zamanlar olur ya, sanki o anlatıların sayfada yer edinmiş halleri bu hikayeler.

Benim en sevdiğim hikayeler ise:
“Hişt, Hişt!..” ve “İki Kişiye Bir Hikaye”
Bu iki hikaye bende çok farklı hisler uyandırdı. Çoğu hikaye bitiminde kitabın kapağını kapatıp düşünme isteği buluyordum. Baya düşündürten insana dair birçok hikayeler okuyorsunuz.

Ayrıca kitapta sevdiğim diğer bir detay ise, ilk üç hikayede var olan ‘Panco’ ayrıntısıydı. Farklı hikayeler bile olsa aynı kahramanı görmek çok hoşuma gitti. Sanki tanıdığınız biri ile beklemediğiniz bir yerde karşılaşır gibi oluyorsunuz. Bu yüzden çok sevdim.

“Hiçbir şeyin çaresi karada da yoktur. Bize çare, elimizin altında gibi gelir. Yalan! Boş! Dünya çaresiz dünyadır.”

Kısa hikayeler okumaktan hoşlanıyorsanız mutlaka bu kitaba şans verin derim. Bence, kitaplarla haşır neşir olan herkes Sait Faik okumalı. Kendim de Sait Faik’in diğer kitaplarıyla bir an önce kavuşmayı dört gözle bekliyorum.

CEVAP VER

Yorum girişi yapınız.
Adınızı girin