Gece Modu

Söylenti Dergi olarak yeni bir oluşuma imza atıyoruz! Katılmak istersen yukarıdaki resme tıkla; öykü, şiir, deneme, inceleme, çeviri, çizim ve röportajlar ile bize katkı sağla!



Gogol’u ve Palto’sunu hepimiz duyduk. Peki nasıl duyduk? Palto, neden bu kadar ünlendi ve sevildi?
Palto romanı bize daha önce rastlamadığımız bir tablo çizer. Bu romanda hep aynı huydan, zengin ve işveli karakter anlatılmıyor, toplumsal hayatın kıyısında bulunan silik bir karakter anlatılıyor. Bu hikayeden sonra gelen hiçbir hikaye aynı değil. Dönemin stabil, durağan ve bayağı edebiyatına aniden bir damga gibi vuruyor Palto. Çünkü gerçekleri öyle bir hissettiriyor ki, Platon’un sokağa ayna tutması gibi dünya üzerindeki tüm gerçekleri görüyor okuyucu. Peki Palto gerçekten büyüleyici mi? Hayır. Aslında onun başkarakteri sıradan bir devlet memuru. Peki nedir Palto’yu bu kadar vazgeçilmez yapan? Şöyle açıklayalım; Çünkü bu hikaye Rus ve dünya edebiyatını derinden etkilemeyi başaran ilk hikaye. Bunun en büyük sebebi okurun karşısına hiç beklenmedik bir şey çıkarmasıdır; Silik karakter ve Realizmin dorukları.
Palto öyle bir çığır açar ki, o hovarda, eğlenceye düşkün, züppe tipler yoktur artık Rus öykülerinde. Modern hayattan kaçamayan, hor görülen, aşşağılan bir memurdur çünkü Akakiyeviç. Sevdiği tek şey zevkle yaptığı işidir. Başka hiçbir şey ona güven vermeyecektir. O kadar zevk alır ki işinden karakterimiz, yazar bunu şöyle açıklar;

“Bu işte, yani mektupları temize çekme işinde sadece kendine ait, değişik, hoş bir dünya bulurdu.” diye tanımlar.
Akakiyeviç, kışın soğuğundan korunmak için bir paltoya ihtiyac duyan birisidir… O güç bela bir palto bulduğunda hayatı komiklikten bir trajediye sürüklenir. Bu sürükleniş öyle bir hava yaratır ki, okuyucu adeta kendini Akakiyeviç’in yanında hisseder. İşte bu şekilde ünlenmiştir Palto. Bu şekilde düşmüştür bizim en iyi bildiklerimizin diline…

“Hepimiz Gogol’un Palto’sundan çıktık” sözüne gelirsek, Dostoyevski’nin, şu an dünya edebiyatında büyük bir yer kaplayan Rus edebiyatı için söylediği sözdür. Çok da haklıdır Dostoyevski. Bazı edebiyat tarihçileri Palto’yu ana rahmi olarak niyeler. Çünkü doğurgandır ve yaratmıştır da. Belki Gogol olmasaydı realist bir adım atılamayacaktı. Biz o Palto’dan çıkamayacaktık. Saf, girift hayallere bürünecek, bu işin içinden çıkamayacaktık…
“Hepimiz Gogol’un Palto’sundan çıktık.”

CEVAP VER

Yorum girişi yapınız.
Adınızı girin