Gece Modu

1)

ROMEO

Amma da uzun geliyor bu kederli saatler.

Çabucak uzaklaşan babam mıydı buradan?

BENVOLİO

Evet.Nedir Romeo’nun saatlerini uzatan keder?

ROMEO

Saatleri kısaltacak şeyin bende olmaması.

BENVOLİO

Aşık mısın yoksa?

ROMEO

Dışarısında kaldım.

BENVOLİO

Aşkın mı?

ROMEO

Sevgisinden oldum sevgilimin.

2)

ROMEO

…Ve iffetten bir zırh ile korunup silahlandığından

Etkilenmiyor aşkın çocukça oklarından,

Yılmıyor sevgi sözleriyle kuşatılmaktan,

Saldırgan gözlerin bakışlarından yok hiç çekinmesi,

Ermişleri baştan çıkaran bir kucak altına yumuyor gözlerini

Güzellikte zengin, ama yoksulda sayılır

Ölünce çünkü güzelliğiyle birlikte gidecek varı yoğu.

3)

ROMEO

Parıldamayı öğretiyor bütün meşalelere

Bir Habeşin kulağındaki pırlanta gibi

Asılmış gecenin yanağına sanki;

El sürülmeyecek kadar güzel,

Dünya fazla gelen değerli bir taş bu,

4)

JULIET

…Hacıların eline ermişlerin eli değer,

Onları böyle avuç avuca öpüşürler.

ROMEO

Dudakları yok mudur ermişlerle hacıların?

JULIET

Vardır, ama Tanrı’ya yakarmada kullanırlar.

ROMEO

Öyleyse sevgil ermiş, dudaklar yapsın ellerin yaptığını.

Yakarıyolar işte, inanç dönmesin n’olur umutsuzluğa.

JULIET

Kımıldamaz ermişler yakaranı dinlerken.

ROMEO

Kımıldama öyleyse yakarım gerçekleşirken

(Onu öper.)

JULIET

Öyleyse şimdi günah dudaklarımda kaldı.

ROMEO

Günah dudaklarımdan mı geçti?

Tatlı bir dürtüyle işlenen bir günah!

Ver bana günahımı geri.

(Tekrar öper.)

JULIET

Kitabına uydurup öpüyorsunuz beni.

5)

ROMEO

Dur, şu pencereden süzülen ışık da ne?

Evet,orası doğu, Juliet de güneşi!

Yüksel ey güzel güneş, öldür şu kıskanç ayı,

Bak nasılda sararıp solu vermiş tanrıça kederden

Sen ondan daha güzelsin diye.

6)

ROMEO

Utandırdı yıldızları yanaklarının parlaklığı,

Gün ışığının kandili utandırdığı gibi tıpkı.

Öyle parlak bir ışık çağlayanı olurdu ki gözleri gökte,

Gece bitti sanarak kuşlar cıvıldaşırdı.

Bak, nasıl da dayamış yanağını eline!

Ah, eline giydiği eldiven olsaydım da

Dokunaydım yanağına.

7)

ROMEO

Konuşuyor.Ey parlak melek, konuş yine!

Sen göz kamaştıran bir parlaklık veriyorsun geceye;

Cennetin kanatlı ulağısınbaşımın üstünde,

8)

JULIET

Kim yardım etti sana, burayı bulma için?

ROMEO

Aşk yardım etti, aramamı fısıldayarak;

O bana akıl verdi, ona göz oldum ben de.

Denizci değilim, ama uzak denizlerde yıkanan

Uçsuz bucaksız kıyılar kadar uzak olsan da sen 

Sana ulaşmak için açılırdım denizlere.

9)

JULIET

…Gel ey sevecen gece, gel, sevimli, kara kaşlı gece,

Bana Romeo’mu ver; sonra öldüğünde,

Al da küçük yıldızlara böl onu;

Onlar göğün yüzünü öyle bir süsleyecektir ki,

Bütün dünya gönül verip geceye,

Tapmayacaktır artık o muhteşem güneşe.

10)

ROMEO

…Leşe konan pis sinekler!

Onlar, Juliet’in elindeki süt beyazlığa değebilsin de

Ölümsüz mutluluğu çalabilsinde dudaklarından,

(O dudaklar ki, saf bir bakir alçakgönüllükle

Kızarırlar günah sanıp kendi öpüşlerini)

Romeo yoksun kalsın bütün bunlardan sürüldü diye,

Bu hak tanınsın sineklere de, Romeo’ya tanınmasın,

Söyle şimdi ne farkı var bu sürgünden ölümün?

11)

ROMEO

Ah, aşkın gölgeleri bile sevinçle dolu olursa böyle

Kimbilir ne tatlıdır aşkın kendisine kavuşmak!

12)

ROMEO

Keşke kuşun olsaydım!

JULIET

Ne iyi olurdu, tatlım!

Ama çok seveyim derken öldürürdüm seni.

İyi geceler! Romeo’m elveda!

Ayrılık öyle tatlı bir keder ki,

Sabaha dek iyi geceler sana!

CEVAP VER

Yorum girişi yapınız.
Adınızı girin