Ressamları Konu Alan 5 Film!

Hepimiz belki de bir gün ressam olmak ve tuvalin fırça ile olan dansını izlemek istemişizdir; belki de yeteneğimizin sınırlarını hiç zorlamamış ve yalnızca çizilen tabloları kendi hayatımız ile anlamlandırmaya çalışmışızdır; bunları hiçbirisi olmasa bile kainatın tablosunu izlerken içimizde oluşan derin saygıyı hissetmişizdir. Şimdi sizleri kainatın resimleştirildiği günlere değil ama tablolarını kendi hayatımız ile özdeşleştirdiğimiz ressamlara götüreceğiz.

1. FRİDA;

Meksikalı sürrealist ressam Frida Kahlo’nun sanat ve yaşam hikâyesini konu alan 2002 yılında çevrilmiş biyografik film. Film 6 dalda Akademi Ödülü’ne aday olmuş ve makyaj ve özgün müzik dalında 2 Oscar kazanmıştır.

“Resim denildiğinde kafasında koca güllerle bezeli figürüyle hemen akla gelen, “Bir ressam olarak doğdum” diyecek kadar kim olduğunun farkında ve “Bir fahişe olarak doğdum” diyecek kadar da cesur, hayatı mücadeleyle geçmiş bir kadın, Frida Kahlo”

- Advertisement -

 

 

2. İnci Küpeli Kız; Yönetmeni Peter Webber olan 2003 yapımı film. Tracy Chevalier’in aynı adlı romanından Olivia Hetreed tarafından uyarlanmıştır. On yedi yaşındaki Griet babasının bir iş kazası sonucu kör kalması nedeniyle ailesini geçindirmek için çalışmak zorunda kalır. Johannes Vermeer adlı bir ressamın evine hizmetçi olarak alınmasını ve sonrasında gelişen olayları konu alır. İngiltere-Lüksemburg ortak yapımı olan film, Scarlett Johansson ve Colin Firth’in oyunculuğu ile ünlenmiştir.

 

 

3. Klimt; Avustralyalı ressam Gustav Klimt’in hayatının anlatıldığı biyografi ve dram türündeki film.1900’lerin başında yeni bir akımın, Sezession akımının en büyük temsilcilerinden olan Klimt, süslemecilik ve resmin tuhaf bir kolajını dener ve çok ses getirir. Bir takım izleyecilere göre de canlandırılması, öyküsünden daha etkileyecidir.

“Asıl gerçekler sahte gerçeklerden her zaman daha iyidir.”

 

 

 

 

4.Pollock; Dışavurumculuğa yeni bir boyut getiren çalışmalarıyla sanat tarihine geçen Amerikalı sanatçı Jackson Pollock’un problemlerle dolu yaşam öyküsünü anlatır. Jackson Pollock’ın hayatının 1941 yılından, 1956 yılında bir trafik kazasında öldüğü güne kadar ki dilimini anlatan Ed Harris tarafından yönetilmiş filmdir.

 

 

 

 

5. Love is The Devil; Ressam Francis Bacon’un (Jacobi) kurgusal biyografisi, küçük çaplı bir hırsız olan George Dyer (Craig) ile gergin ilişkisine odaklanıyor. Film, Daniel Farson tarafından yazılan The Gilded Gutter Life of Francis Bacon’un yetkili biyografisine dayanıyor ve ona adandı. Film, Edinburgh Uluslararası Film Festivali’nde üç ödül kazandı.

 

Yorum Yap

Yorum girişi yapınız.
Adınızı girin

Selene Cabalar
Selene Cabalar
Dünya yanarsa önce edebiyatı kurtarmak gerek

Must Read

Evlerinize Gidip Tüm Kitaplarınızı Yakın:Neden Fahrenheit 451 Okumalıyız?

Kişiyi bilgiye ulaştıran her şeyin yakıldığı hatta bunları yakmanın bir zevk olduğu bir dünyada düşünmek ve okumak isteyenler bunun bedelini nasıl ödeyebilir? İyiliği ve güzelliği görmezden...