Gece Modu

Söylenti Dergi olarak yeni bir oluşuma imza atıyoruz! Katılmak istersen yukarıdaki resme tıkla; öykü, şiir, deneme, inceleme, çeviri, çizim ve röportajlar ile bize katkı sağla!



Bilinen ve bilinmeyen tüm yönleri ile Sigmund Freud dönemine damgasını vurmuş bir reformcudur. Döneminde yaşadığı sıkıntılar içinde oldukça iradeli durarak fikir ve görüşlerini kendi karakter çizgisine uygun bir tarzda geliştirmiş ve geleceğe iletmiştir. Sigmund Freud hakkında bazı ilgi çeken bilgilere değinmek gerekirse ön planda şu şekilde bir portre çizilebilir.

1. Annesi tarafından “benim altın sihrim” olarak adlandırılan bir çocukluk dönemi geçirmiştir.
2. 12 yaşına geldiğinde 6 yabancı dil konuşacak kadar kendini geliştirmiştir.
3. Ailede kendini geliştirmesi ve çalışması için ortam sağlanan tek çocuk olarak oldukça otoriter bir karakter yapısı kazanmıştır. Nitekim aile içi söylemlerinde söyledikleri yerine getirilen biridir.
4. Garip bir hobi olarak rüyalarını kaydetme yoluna girmiştir. Bununla birlikte ileride “rüyaların yorumu” adında bir kitap yazacaktır.
5. Tıp öğrencisi olarak eğitim gördüğü dönemde su yılanlarının cinselliğine dair önemli araştırmalar yapmış bu başlangıcı ileride Freud için sapkın bir tutum ile ifade edilmesine adım olacaktır.
6. Mesleğinde gelişme göstermek için sabırsızlandığı zamanlarda kokaini ortaya çıkarmış ve kokain bağımlısı olmuştur.
7. Uzmanlığını sinir hastalıkları alanında yapmış olan Freud, histeri ve ruhsal hastalıklar alanında çalışmalar yaptığı sırada bilinçaltı ile tanışmıştır.
8. Hastalarını hipnoz tekniği ile tedavi etmeye çalışan Freud “ikinci zihin” olarak adlandırdığı bilinçaltını ortaya atmaya hazırlanmıştır.
9. Hastalarını konuşturarak tedavi eden ilk kişi olarak bilinmektedir ve kendi psikolojisini analiz eden ilk kişidir.
10. Yaptığı araştırmalar ve ilgilendiği cinsel temelli ruhsal sorunlar sebebi ile eleştiri almış ahlaksız ve pornografik suçlamaları ile karşılaşmıştır.


Peki Tüm Bilinenlerin Aksine Sigmund Freud Kimdir?

Freud için Psikanalizin babası ve akılcı bir reform adamıdır demek yanlış olmaz. Nitekim Freud’un da vurgulamaktan hoşlandığı gibi psikanaliz onun eseridir. Aydınlanma çağının bir çocuğu olarak “Bilme cesaretini göster” Freud’un kişiliğini oluşturan en önemli dönem sloganıdır. Kendine özgü düşünce ve davranış modelleri geliştirmesi dönemine damga vuran bir akıl metodu ve psikoloji ortaya atması Freud’u önemli kılmıştır. Gerçeğe olan tutkusunda aklı ön planda tutması ve varoluşun yegane yardımcısı olarak aklı temel alması reform adamı olarak anılmasını sağlamıştır.

Freud Karakterinde Önemli Yapı Taşı : Anne

Bir insanın karakterini belirleyen en önemli etmenlerin başında o kişinin annesi gelir. Bu Freud için de böyledir. Nitekim Freud çalışmalarında annesi ile ilgili bilgi verirken oldukça çekingen bir tavır sergiler. Bununla birlikte annesine bağlı olduğu, ortaya attığı her savda okunmaktadır. Rüyalara oldukça önem veren Freud “Rüyaların Yorumu” adlı eserinde, o döneme kadar gördüğü rüyaları eser haline getirirken annesi ile ilgili sadece iki rüyayı anlatmıştır. Bu rüyalarında ise annesine atfettiği aşırı bağımlılık resmedilir. Annesi ile kurduğu bu eşsiz ve kıskanç bağ Freud için oldukça mahrem nitelendirilir. Çocukluk dönemlerinden hatırlanan rüyalar ve bu rüyaların tekrar tekrar görülmesi kişiliğinde oluşmuş bir anne modeline belki de saplantı duyması ve paylaşılmayacak kadar özel kılmasından gelir.

Anne ile İlişki : Özgüven ve Güvensizlik

Freud oldukça güvensiz bir kişiliği temsil etmektedir. Psikanaliz alanında dünya çapında önemli araştırmalar yapan biri olarak bu güvensizliği çocukluk temelinde de incelemiştir. Başkalarından ve kendinden de gizlediği annesine olan güçlü bağı Oedipus Kompleksi ile açıklamıştır. Bu kompleks 7-8 yaş arasında olan çocuklarda karşı cinse duyulan aşk ve bağlılıktır. Ve özellikle erkek çocuklarda görülen bu durum kendi cinsinden olan babayı kabul etmeme durumunu doğurmaktadır. Bu kompleks Freud çalışmalarında oldukça önemli bir yere sahiptir. Anneyle kurulan bağda annenin gözdesi olma temelinde bir istek ve bunu başaran erkek çocuklarda oluşan özgüven Freud’un kişiliğinde gelişmiş özgüvenin temelidir. Bunun yanında güvensiz bir çizgiyi de belirten Freud yine bunu anne temelinde incelerken güvensizliğini aç kalma korkusu olarak tanımlamış bağlı olduğu anne modelinden ayrılma, onunla olan bağında doyurulmama ya da sevgide ve hayranlıkta bir inanç eksikliğinden gelmektedir.

Freud’un güvensizliği dikkat çekici bir özellik olarak tren yolcularında da ön plana çıkar. Tren yolculuğu üzerine duyduğu korku sebebi ile treni kaçırmamayı garanti etmek amacıyla tren hareket etmeden bir saat önce istasyona gitmektedir.

Kadınlarla Olan İlişki : Aşk

Freud annesine duyduğu bu bağı özel yaşamına da lanse eden bir yapıya sahiptir. Oldukça otoriter ve kıskanç olan Freud nişanlısına yasaklar koyan ve tüm ilgisini onun üzerinde harcayan bir model sergiler. Bağ kurduğu kişiyi sadece yaşıtı olan kendi cinsinden değil aile bireylerinden bile kıskanan bir düşünce ile pekiştirmektedir.
Nişanlısına yazdığı mektuplarda dikkat çekici olarak belirttiği bu kıskançlık dürtüsü Freud’un anneye duyduğu bu bağ ile eşleşir. Tam bir hakimiyet kurma isteği ile şekillenen bu aşk duygusu doyum noktasına ulaşmalıdır.

Güvensiz Bir Kişilikte Yaralanma Korkusu : Acı

Freud duygusal olarak yaralanmaktan oldukça korkmaktadır. Bu sebeple herkese karşı bir sevgi beslemek istemez. Ayrılıkların büyük acı verdiğini savunur. Bu sebeple annesine olan bağı dışarıya ve kendine açıkça ifade edemez. Terk edilme ve sevilmeme korkusu Freud için bir çizgi oluşturur. Bunların yanı sıra çalışmalarında psikolojik bir tahlil olarak bu dürtüler kendini sergiler.
Freud annesi ve karısına karşı beslediği bu bağımlılığı kendi cinsinden olan meslektaşlarına karşı da yansıtmaktadır. Bununla birlikte birine bağlı olmama ve herhangi birinin himayesi altına girmeme konusunda da müthiş bir gurur sergilemektedir. Bu gurur ile başa çıkamadığı zamanlarda kendi sınırını aşması durumunda ilişkilerindeki ipleri koparmaktadır.

Bağımlı Olmanın Adı: Dilenci Fantezisi

Kişilere duyulan bağımlılık modelleri Freud için dilenci fantezisi olarak adlandırılmaktadır. Dışarıda yaşadığı olaylar çerçevesine oturttuğu bu tanımda çocuğu olmayan bir ailenin Freud’u varis olarak göstermek istemesi kişilerin eksik kalan yönlerinin tatmini noktasında açığa çıkmaktadır.

Anneye Duyulan Aşkın Zıttı: Baba

Freud için anne ne ise baba bunun tam tersidir. Baba figürü olarak belirlediği bu hemcins modeline karşı aşırı özgüven ve baş kaldırı söz konusudur. Bu yapı Freud iki yaşında yatağını ıslattığında babası tarafından gelen eleştiriyi kabullenmeme ile başlamaktadır. Babasına karşı cephe alması ve annesini paylaşamama durumu ilerleyen yaşlarda daha şiddetli saldırılar ile pekişecektir. Küçük yaşta yaşanan bu olay karşısında azarlayan kişinin baba olması, annesinin sevgi ve ilgi ile yaklaşması, babayı cephe alınması gereken bir şey olarak değerlendirmesini sağlamıştır. O olay sırasında eleştiri kabul etmeyen bir tavır sergileyerek baba figürüne baş kaldırı görülür.

Tabular: Bilinenin Aksine Bir Reformcu Sigmund Freud

Freud hakkında yaptığımız bu kişilik ve karakter tahlilinde Freud’un bilinenin aksine daha fazlasını ifade etmesi, insanların etik açıdan özgürleşmesi ve insana rehber olacak tek şeyin akıl olması gerektiği noktasında bütünleşiyoruz. Sigmund Freud laik ve bilimsel yeni bir dilde kişilerin analizini psikanaliz temelinde inceleyen bir aydınlanma dönemi reformcusudur. Öncü bir adım atarak kişilerin karakterlerinde meydana gelen yansımaların temeline inen Freud çalışmalarını kendinden yola çıkarak değerlendirmiştir.

İstisna yazarlara, istisna zamanlara..

CEVAP VER

Yorum girişi yapınız.
Adınızı girin