İnsanlık, ezelden beri doğası gereği ruh halini irdeleme, varoluşunu anlamlandırma gibi ihtiyaçlar içerisindedir. Bu ihtiyaçlar zamanla psikoloji biliminin doğmasına yol açmıştır. Kökeni Antik Yunan dönemi filozoflarına kadar uzanan psikoloji, önceleri ruh bilimi olarak kavramsallaştırılırken günümüzde davranış bilimi olarak nitelendirilmektedir. Davranış denildiği noktada, işin içine eğitimin girmesi de kaçınılmazdır. Literatüre bakıldığında eğitimin,  kalıcı davranış değişikliği olarak tanımlandığı görülmektedir. Üniversitelerin lisans bölümlerinde yer alan Psikolojik Danışmanlık ve Rehberlik, eğitim fakültesinde yer alması sebebiyle hem eğitime hem de psikolojiye dair geniş bir eğitim sunmaktadır. Bu alanla ilgili olanlara, Psikolojik Danışmanlık ve Rehberlik eğitimi almak isteyenlere alana dair bakışlarını genişletecek, bir giriş niteliğinde sayılabilecek kitap önerileri sunuyoruz:

1.Simyacı – Paulo Coelho

Listeye roman türünden bir kitapla başlıyoruz. Çoğu kişi tarafından bilinen Simyacı isimli kitapta, ana tema olarak;  Psikolojik Danışmanlık ve Rehberlik bölümü lisans süresince gördüğümüz, ruh sağlığının temeli olan “kendini gerçekleştirme” kavramı mistik bir bakış açısıyla işlenmiştir. Bir koyun sürüsünün çobanı olan Santiago’nun Mısır piramitlerine ulaşma amacıyla gerçekleştirdiği yolculuğun sizlere farklı bakış açıları kazandıracağını düşünüyoruz.

“Bir şeyi gerçekten istersen demişti yaşlı adam ona, onu gerçekleştirmeni sağlamak için bütün evren işbirliği yapar.”

2.Öğretmen Olmak – Doğan Cüceloğlu & İrfan Erdoğan

Listemize kurgu dışı, karşılıklı diyaloglar aracılığıyla sohbet tarzında ilerleyen bir kitapla devam ediyoruz. Eğitim ve davranış bilimleri alanında ismini duyduğumuz Doğan Cüceloğlu ve İstanbul Üniversitesi Eğitim Bilimleri bölüm başkanı olan İrfan Erdoğan, bir araya gelerek eğitim fakültesi öğrencileri için değerli bir yapıta imza atmışlardır. Kitap; eğitim ve öğretmen, öğretmen olmak, ev aile mahalle, öğretmen öğrenci bağlamı, öğretmenler odası ve öğretmen dersliği gibi alt başlıklardan oluşmaktadır. Bu başlıklar altında yazarlarımızın eğitime dair düşüncelerine şahit olmak, alanımızı farklı boyutlarıyla yakından tanımamıza katkı sağlayacaktır. Öğretmenlik yapmayı aşıp, öğretmen olabilmemiz temennisiyle…

“Öğretmen olmak, öğretmenlik yapmayı aşmak demektir. Çünkü öğretmen olmak, öğretmenin, belirlenmiş görevlerin ötesine geçip hissederek, yaşayarak, kendisini adayarak, öğrencisiyle bütünleşerek var olmasıdır. Öğretmen olmak, öğretmenle öğrencinin birbirlerine hoşça bakabildikleri, öğretmenin öğrencide, öğrencinin öğretmende dirildiği, güçlü ve sahici bir aidiyettir.”

3.İnsan Olmak – Engin Geçtan

Listemizin üçüncü kitabı uzman psikiyatrist ve oldukça üretken bir yazar olan Engin Geçtan’a ait. Kitabın önsözünde ifade edildiği üzere psikoloji alanın içerisinde bulunmayan bir okurunun, Geçtan’a;  “Lütfen bizler için de yazın.” diyerek ricada bulunması üzerine kaleme alınmaya başlanıyor kitap. Dolayısıyla akademik dilden arınmış, herkes tarafından anlaşılabilir bir okuma sunuyor. Birey ve toplum alt başlığı ile başlayan kitap, öfke ve düşmanlık, değersizlik duygusu, kaygı, sorumluluktan kaçış, ortakyaşam ilişkisi gibi alt başlıklarla insanlık hallerinin farklı psikolojik temellerine ışık tutuyor. Lisans dönemi boyunca göreceğiniz kuramların, kuram çerçevesinden sıyrılarak anlaşılabilir ifadelerle yer alması sebebiyle sizi sıkmadan, düşünsel açıdan besleyebilecek bir kitap, umarım keyifle okursunuz.

4.Nietzsche Ağladığında – Irvın D. Yalom

Psikolojiye dair kuramların temelini oluşturan psikanalizin temsilcileri olan Breur ve Freud ve bir filozof olan Nietzsche gibi gerçek kahramanları içeren roman türünde bir kitapla devam ediyoruz listemize. Romanda Nietzsche ve Doktor Breur paralelinde bir hasta – doktor ilişkisi görüyoruz. İlerleyen tedavi seansları boyunca ruhsal çözümlemelerin, felsefi düşüncelerin edebi bir şekilde kurguyu beslediğini görüyoruz. Terapi seanslarının edebi bir dille yoğrulduğu bu okumadan keyif almanızı diliyoruz.

“Bir insanın kendine karşı en büyük ödevi hakikati keşfetmektir.”

5.Sana Gül Bahçesi Vadetmedim – Joanne Greenberg

Listemizin kapanışını küçük bir kız çocuğunun akıl hastalığını, hastane sürecini ve iç dünyasını konu alan bir romanla yapıyoruz. Kitapta büyükbaba otoritesi, Yahudi düşmanlığı gibi temellere dayanan bir akıl hastalığının yer almakta olduğunu görüyoruz. Küçük kızımız Deborah’ın gerçeklik algısındaki sapmalara, o sancılı tedavi sürecine şahit oluyoruz. Tek gerçekliği hastalığı olan Deborah’ın hastalıkla mücadelesinin yanısıra deliliğin ötelenmişliğiyle mücadelesini de görüyoruz. Bu mücadele sürecine şahit olmanın, akıl hastalığına dair zihninizde belirli şemalar oluşmasına yardımcı olacağını, empatik düşünmenizi destekleyeceğini düşünüyoruz.

“ Biliyor musun… akıl hastası olmanın en kötü yanı, hayatta kalabilmek için ağır bir bedel ödenmesi.
– Hiç değilse kaçık olmak belli bir yerde olmak demek. “

Keyifli okumalar diliyoruz.

 

 

CEVAP VER

Yorum girişi yapınız.
Adınızı girin