
bir kadın doğdu bir yerlerde alelacele,
kin, nefret ve ihanet.
bir adam takıldı düştü dünyaya,
pişmanlık, öfke ve yine ihanet.
sevmeyi öğretmeden sevildi insanlar.
buydu en büyük yanlışımız.
iş işten geçti, kalp sevgiden, ellerin ellerimden…
karanlık çöktü, hüzün açtı bu şehre.
ölmeye hazırlandım,
yırtılan kanatlarından süzülerek gecenin.
ve sonra…
belki de son defa…
güneş doğdu pencereden aynı insana.
evler vardı, sokaklar, arabalar, kuşlar.
ve yaşamak vardı en ince ayrıntısında yüzünün,
doğasına uygun bir -ben- olduğum çağlarda.
Remzi Tutak








































