Gece Modu

Söylenti Dergi olarak yeni bir oluşuma imza atıyoruz! Katılmak istersen yukarıdaki resme tıkla; öykü, şiir, deneme, inceleme, çeviri, çizim ve röportajlar ile bize katkı sağla!



1. Millie, Millie, vücudun tam olması gerektiği gibi; her şey kalçalarına doğru dapdar dökülüyor ve seni sevmek dondurucu bir havada bir çift eldiven giymek kadar kolay.

2. Yine de… denedin. Ve kazanmış olsaydın öteki uçta yine aynı şey olacaktı… Neden zahmet ettin? Bir avuç insanın dışında en küçük bir anlamın bile yittiğini bilmiyor muydun?

3. Gurur yeni biçimler yaratıp kazananlara aitti sadece…

4. Fakat, diye geçirdi içinden, tutkunun biçemi bozmasına izin verme. Kalıba dökülmemiş tutku düzeysizliğe işaret eder!

5. ”Beni kalabalıkla ya da nefret dolu olmakla suçlama, gardiyan, ama senin gibi bir adam -ne zaman yaşadığının bir önemi yok; şimdi, ya da iki bin yıl sonra, ya da arada bir zamanda. İz bırakmazsın, ses bırakmazsın, yeni bir giriş yapmazsın… Yine de, hayatta olmak muhteşemdir, sen olarak bile muhteşem. Orada durup bana rahip isteyip istemediğimi sorman, küçük güvenli oyununu oynaman ve büyük çatışmanın sürmesini seyretmen muhteşem. Hem, kenarda dururken bile bir şeyler kapabilirsin… Fakat kendi sesimi duymaktan usandım. Sen bir şey söyle. Ne düşünüyorsun, gardiyan?”

6. Acı hiçbir şey yaratmaz, yoksulluk da öyle. Sanatçı oraya önce varır. Geleceğini talihi belirler.

7. Sanat’ı fethetmeye yetecek kadar fazla hayat yok insanın içinde, bir dünyada Sanat’ı eleştirmeye yetecek kadar insan olmadığı gibi.

8. Şiir için ölen adamlarım sayısı sizin bütün çarpık savaş alanlarınızın değerinden fazladır; dört dolarlık bir odada sarhoş oluyorsam, tarihinizi yüzünüze gözünüze bulaştırdınız demektir.

9. Şiir kendinden, gölgelerden ve yansımalardan sürekli uzaklaşmak zorundadır.

10. Anlayacak ya da ”kazanılacak” bir şey yoktur. Yazılır sadece. Biri tarafından. Ve pek sık değil.

11. Ölüm değil, ölüm şekli önemli olan, bu yüzden onları çiçeklere boğarız, o iğrenç kokuyu azaltmak için, sonu bir başlangıca, denetimli ve beklenen bir şeye dönüştürerek. Bu uygarlıktır ve tabii ki, çuvallar.

12. Bir şiiri daha yaratmak adına yalanı yazmak için elimi zorlamam.

13. En kolay soruları soruyorlar hep, bu yüzden bu kadar şişman ve korkusuz ve temizler.

14. Zenginler üstün bir ırksa bana müsaade. Ölü elmaları dişleyen domuzların ölü kafataslarını gördüm ve daha az çirkindiler; kıyaslanınca hiç çirkin değillerdi hatta.

15. Ve egonun canı cehenneme, benden daha önemli ne olabilirdi?

16. Yine de düzlükteki o müthiş attır şiir; inkar edilemeyen; tabelaya onun numarası asılacaktır. Ona oyna.

17. Sanat’ta yeni arayışlara karşı değilim, fakat yaratma yeteneğinden yoksun adamlar tarafından keriz yerine konmaya karşıyım.

18. Kodeslerde ve tımarhanelerde ve pansiyon odalarında geçirdiğimiz günler bize güneşin ne taraftan geldiğini Shakespeare’den, Keats’den ve Shelley’den daha iyi öğretti…

19. Artaud söylemek istediğini söyledi, söylemesi gerekeni değil. Bu, tabii ki, bir kaçıkla motosikletli bir polisin arasındaki farktır.

20. İnsan ne kadar güçlüyse o kadar yalnız yaşar.

21. Ve kazanan çöktüğünde hiçbir şey kalmaz geriye.

22. İnsan yenilgi için yaratılmıştı. İnsan hem yok edilebilir hem de yenilgiye uğratılabilir. İnsan gözünü zirveye ve orada kalmaya diktiği sürece, insan yenilgiye uğrayacak, yok olacak, tekrar tekrar yenilgiye uğrayacak ve yok olacak.

23. Sanatçı için merhamet değil istediğim, fondan yardım da değil, anlaşılması bile değil; tek istediğim bizi işimizin coşkusu ve dehşeti ve gizemiyle yalnız bırakmaları.

24. ”Çocuklar görünmeli fakat sesleri çıkmamalı” babamın en sevdiği deyimdi.

25. Hem, iyi bir yazarın yapması gereken sadece iki şeyi iyi yapabilmesi yeterliydi; yaşamak ve yazmak, iş tamamdı.

26. Ölüm ölümü getirir.

27. Kötü ruhlu olanlar hiç yazamazlar.

28. Biz yazarlar şımarık, hassas ve abartmaya meyilli insanlarız, ayrıca abartının bir şekilde Sanat’ın özü olduğunu hissediyorum. Esnememiz gerekirken çığlık atarız. Budur bütün mesele. Yetmiyor bize, bu kadar basit. Yeni bir sözleşme istiyoruz. Ölüme doğmuşuz. Ne sikim iş bu?

29. Yazar olmak isteyen insanların zayıf ve çirkin manevralarla sıyrılamayacakları durumlara sokulmaya ihtiyacı var asıl.

30. Yaşamadan yazamazsın ve sürekli yazmak yaşamak değildir.

31. Tereyağında yavru ahtapot yedim az önce, fakat bitirdikten sonra aynaya baktığımda gözlerim hala Ağustos yağmuru kadar çılgın ve kaçıktı.

32. Düşünmek düzüşmekten çok daha tehlikelidir ve iyi Amerikan yurttaşları çok az düşünürler.

33. Tarz tek bir zırh bile kuşanmamaktır.

Tarz tek bir cephe bile açmamaktır.

Tarz nihai doğallıktır.

Tarz milyarlarca insanın arasında tek olabilmektir.

34. Düş iki adım ötedeydi. Değilse de, bir zamanlar oradaydı.

35. Ödlektim ve ödlek değildim. Sorunum da buydu zaten; karar verememek.

36. Birbirimizi yok ettiğimiz sürece. Korunacak varlıklar değiliz.

37. Fakat sabahı ancak sabah olduğunda düşünürdüm.

38. Açlıktan ölmek üzere olmam beni fazla rahatsız etmiyordu, çünkü hayatı fazla ilginç bulmuyordum ve ölüm hiç de fena bir fikir değildi -bu kez desteyi yeniden karıştırırlardı belki?

39. ”Ölmüşsen yazamazsın.”

      ”Ve çoğumuz hayattayken yazamıyoruz.”

40. Dışımızda olan şeyler içimizde olanlar kadar önemli değildir, her ne kadar dışımızda olanlarla da yaşamak zorundaysak da.

42. İyi ve Kötü’nün (böyle bir şey varsa) ötesine geçme çabasında bazen denge, sırf daha ilginç göründüğü içini Kötü’ye (var olduğunu varsayarak) kayabilir -özellikle yurttaşların onlara İyi olduğu söylenen her şeyi sorgulamadan kabulleniyorsa.

43. Şairler, tabii ki, dünyamızın tek acı çeken canlıları değiller, sadece acılarından daha çok yakınırlar.

44. Yalnızlık en büyük kozumdu. Gerçekliğimi şişirebilmek için yalnızlığa ihtiyacım vardı.

45. Mermiydi sözcükler, güneş ışınlarıydı; sözcükler kaderin ve yıkımın çatlaklarından geçebiliyorlardı.

CEVAP VER

Yorum girişi yapınız.
Adınızı girin