Gece Modu

Söylenti Dergi olarak yeni bir oluşuma imza atıyoruz! Katılmak istersen yukarıdaki resme tıkla; öykü, şiir, deneme, inceleme, çeviri, çizim ve röportajlar ile bize katkı sağla!



Phineas Gage, Amerikanın Vermant Eyaleti Rutland & Burlington’da bir demiryolunda çalışan sıradan bir işçiydi, ta ki 1848’de o korkunç kazanın yaşandığı güne kadar… Bir kayanın patlatılması gerekiyordu ve bunun için kayada bir delik açıldı, açılan deliğe barut, fitil ve kum dolduruldu fakat kum az geldiği için fitil alevlendi ve barut patladı, tüm bunları kayaya iletmek için kullanılan demir ise tam o anda fırlayıp Phineas’ın sol gözünün altından girip kafatasından çıkarak 25 metre öteye düştü.

Buraya kadar her şey çok trajik olsa da gayet olması gerektiği gibi ilerliyor,ve asıl olay tam da o anda başlıyor. Phineas sol ön lobu tamamen yok olmasına rağmen ayağa kalktı, konuşabiliyordu ve bilinci açıktı hatta kendi kendine at sürerek doktora bile gitti! Doktor ise şaşkınlıkla hemen Gage’i kontrole aldı.Onu gören ilk doktor, şunları söylemiştir:

“Beynin kasılmaları o kadar belirgindi ki daha aracımdan inmeden, kafasındaki yarayı fark ettim. Ben yarasını incelerken, Bay Gage nasıl yaralandığını çevresindeki bekleşenlere anlatıyordu. O sırada Bay Gage’in söylediklerine inanmadım, ona öyle gelmiş olabileceğini düşündüm. Bay Gage ise borunun kafasının içinden geçtiği konusunda ısrar ediyordu. … Bay Gage ayağa kalktı ve kustu. Kusarken harcadığı güç, yarım fincan miktarında beyni kafatasından dışarı itti. Bu parça yere düştü.”

1 saat sonra başka bir doktorun söylediği ise şu oldu:

“Burada bunu belirteceğim için kusura bakmayın ama o anda karşılaştığım görüntü, askeri ameliyatlara alışkın olmayan biri için alabildiğine korkunçtu; ne var ki, hasta acısını kahramanvari bir güçle içine gömdü. Beni görür görmez tanıdı ve canının çok yanmayacağını umduğunu söyledi. Bilinci tamamen yerinde ama kanama yüzünden bitkin düşüyor gibiydi. Bedeni de yattığı yatakta, tam anlamıyla bir kan gölünün ortasında kalmıştı”

1 ay sonra Gage toparlanmıştı. Fakat fiziksel anlamda ne kadar iyi olsa da, karakterinde bazı değişimler göze çarpıyordu. Phineas kazadan önce gayet iyi, nazik, kibar, anlayışlı bir insanken kazadan sonra algısal problemler ve konuşma problemlerinin yanı sıra karakterinde müthiş bir değişim yaşadı, küfürbaz, kaba, anlayışsız, tahammülsüz, tabiri caizse “kötü” bir insan olmuştu. Etrafındaki insanlar çok şaşkındı tanıdıkları Gage gitmişti ve yerine başka biri gelmişti sanki, tabi o dönemde kimse bunun nedenini öğrenemedi, yıllar sonra öğrenildi.

12 yıl sonra Phineas Gage öldü. Ölümünden sonra birçok araştırma yapıldı, bu değişimin sebebi araştırıldı ve nihayet 164 yıl sonra, 2001 yılında net bir açıklama kaza esnasında parçalanan kemikler dahil tüm ayrıntılar elde edildiğinde yapıldı.

Two renderings of Gage’s skull show the likely path of the iron rod and the nerve fibers that were probably damaged as it passed through.

Beyninin sol tarafındaki beyaz doku hasar almıştı, beynin sağ ve sol lobunun iletişiminin sağlandığı orta kısım zarar görmediği için sol lobunda oluşan hasar beynin sağ lobunun da bağlantılı yerlerine zarar vermişti maalesef. Bu vaka nöroloji, nöropsikoloji alanında büyük aydınlanmalara yol açtı,en basitinden davranış bozukluklarının nerelerle bağlantılı olduğu açıklığa kavuşmuş oldu. Kişiliğin beyinde spesifikleşmiş bir yerden etkin rol oynadığını, lokalizasyonun örneğini, kişilikle birlikte sosyal davranışların da buradan etkilenebileceğini onun sayesinde anladık. Bu psikoloji için çok önemli bir gelişmedir, kişilik gibi soyut görünen bir kavramın aslında çok basit bir sebep sonuç ilişkisine, somut bir şeye dayandığını anlatır bize. Phineas Gage bazen kötü şeylerin yılları ve insanları değiştirecek bir ışığa sebep olabileceğini de göstermiş oldu böylelikle.

CEVAP VER

Yorum girişi yapınız.
Adınızı girin