mde
Gece Modu

Söylenti Dergi olarak yeni bir oluşuma imza atıyoruz! Katılmak istersen yukarıdaki resme tıkla; öykü, şiir, deneme, inceleme, çeviri, çizim ve röportajlar ile bize katkı sağla!



  1. “Kendini yazdıklarının yazarı olarak görmediği için yazdıklarından sorumlu hissetmiyordu, bu yüzden de onları savunmak diye bir duygu beslemiyordu. Ne de olsa William Wilson uydurma bir addı, Quinn’in içinden doğmuş olmasına rağmen şimdi bağımsız bir yaşam sürüyordu.” (New York Üçlemesi I – Cam Kent, sayfa 11)
  2. “Her şey öze dönüşür; kitabın merkezi, kendisini şleriye iten her olayla birlikte yer değiştirir. Demek ki merkez her yerdedir ve kitabın sonuna gelmeden o merkeze dayanarak hiçbir daire çizilemez.” (New York Üçlemesi I – Cam Kent, sayfa 15)
  3. “Adamın bedeni de tıpkı sesi gibi davranıyordu: mekanik, kesik kesik hareket ederek, katı ama yine de anlamlı, sanki yaptığı iş kontrolünün dışındaymış, kafasında yatan istekle tam olarak örtüşmüyormuş gibi.” (New York Üçlemesi I – Cam Kent, sayfa 23)
  4. “Ama ben zamanı bilmem. Her gün yenilenirim. Sabahları uyandığımda doğarım, gündüzün büyürüm, geceleri yatınca da ölürüm.” (New York Üçlemesi I – Cam Kent, sayfa 27)
  5. “Karanlıktayken Tanrı’nın dilini konuşuyorum ve kimse beni duyamıyor.” (New York Üçlemesi I – Cam Kent, sayfa 31)
  6. “Çocuklar konusu ona çok acı veriyordu, özellikle de acı çekmiş, kötü muamele görmüş, büyüyemeden ölmüş çocuklar.” (New York Üçlemesi I – Cam Kent, sayfa 46)
  7. “İşlevler bitti, dedi kendi kendine, sözcüklerin anlamları da bitti.” (New York Üçlemesi I – Cam Kent, sayfa 110)
  8. “Konuşabilecekleri şeylerin sonuna gelmişlerdi. Ondan ötede hiçbir şey bilmeyen insanların gelişigüzel düşüncelerinden başla bir şey yoktu.” (New York Üçlemesi I – Cam Kent, sayfa 118)
  9. “Quinn bir çıkmazdaydı artık. Elinde hiçbir şey yoktu, hiçbir şey bilmiyordu, hiçbir şey bilmediğini biliyordu. Yalnızca başladığı yere dönmekle kalmamış, başlangıcın da gerisine düşmüştü, öylesine uzağındaydı ki başlangıcın, burası aklına getirebildiği bütün sonlardan kötüydü.” (New York Üçlemesi I – Cam Kent, sayfa 126)
  10. “Kırmızı defterin son cümlesi şöyleydi: ‘Kırmızı defterde boş sayfa kalmayınca ne olacak?'” (New York Üçlemesi I – Cam Kent, sayfa 157)
  11. “İlk önce Mavi var. Sonra Beyaz geliyor, arkasından Siyah; başlangıçtan önce de Kahverengi var. Kahverengi ona ustalık etti, Kahverengi ona işi öğretti, Kahverengi yaşlanınca da yerine Mavi geçti.” (New York Üçlemesi II – Hayaletler, sayfa 9)
  12. “Hayatında ilk kez kendisiyle baş başa kalmıştır, elini atacağı hiçbir şey yoktur, dakikalar birbirinin aynı geçmektedir. Kendi iç dünyası üzerinde daha önce pek kafa yormamıştır, var olduğunu hep bilse de o dünya bilinmedik bir kütle olarak kalmıştır, keşfedilmemiş ve karanlıktır, kendisine karşı bile.” (New York Üçlemesi II – Hayaletler, sayfa 19)
  13. “Çok tuhaf bu, yarı yarıya hayatta olmak, dünyayı sözcükler yardımıyla görmek, başkalarının hayatları aracılığıyla yaşamak.” (New York Üçlemesi II – Hayaletler, sayfa 49)
  14. “Aradan aylar geçiyor, sonunda kendine şunu haykırıyor: Artık soluk alamıyorum. Sonum geldi. Ölüyorum.” (New York Üçlemesi II – Hayaletler, sayfa 51)
  15. “Ama yine de iki büyük yazar karşılaşırsa tarih yazılır ve bütün gerçekleri tam olarak kaydetmek gerekir.” (New York Üçlemesi II – Hayaletler, sayfa 55)
  16. “Yazmak yalnızlık gerektirir. İnsanın hayatına el koyar. Bir anlamda yazarın kendine ait bir hayatı yoktur. Varken bile gerçekten var değildir.” (New York Üçlemesi II – Hayaletler, sayfa 56)
  17. “Çünkü bana ihtiyacı var, diyor Siyah, gözleri hala başka yerdedir. Gözlerimin ona bakmasına ihtiyacı var. Hayatta olduğunu kanıtlamak için bana ihtiyacı var.” (New York Üçlemesi II – Hayaletler, sayfa 63)
  18. “Hayatında ilk kez bir şeyin üstesinden gelememiştir ve bu da onu şoka sokmuştur; başarısız biri olduğunu, kendisinin aslında bir korkak olduğunu görmüştür.” (New York Üçlemesi II – Hayaletler, sayfa 71)
  19. “Artık korku yok, titreme yok. Dingin bir güven, yapmak üzere olduğu şeyde haklı olduğu duygusu dışında bir şey yok.” (New York Üçlemesi II – Hayaletler, sayfa 75)
  20. “Dünya böyledir işte: Ne fazla bir an vardır ne de eksik.” (New York Üçlemesi II – Hayaletler, sayfa 79)
  21. “Gerçek, benim olmasını istediğimden çok daha basit.” (New York Üçlemesi III – Kilitli Oda, sayfa 21)
  22. “Bir insanın bir başkasının duygularına nasıl girebileceğini ve kendisininkilerin artık önemi kalmamacasına o duyguları benimsediğini görmüştüm.” (New York Üçlemesi III – Kilitli Oda, sayfa 24)
  23. “Başka bir ad altında yazmanın, kendime gizli bir kimlik bulmanın hoşuma gidebileceğini fark ettim, bu fikrin bana neden bu kadar çekici geldiği de aklımı kurcaladı.” (New York Üçlemesi III – Kilitli Oda, sayfa 53)
  24. “Eğer br düşüncenizin farkında değilseniz düşündüğünüzü söylemeniz mantıklı sayılır mı?” (New York Üçlemesi III – Kilitli Oda, sayfa 59)
  25. “Her hayat açıklanmazdır, diyordum kendi kendime. Kaç tane gerçek anlatılırsa anlatılsın, kaç tane ayrıntı verilirse verilsin, işin esası anlatılmak istenmez. Şu adam burada doğdu, şuraya gitti, şunu ya da bunu yaptı, şu kadınla evlenip şu çocukları oldu, yaşadı, öldü, arkasında şu kitapları ya da şu savaşı ya da şu köprüyü bıraktı demek…” (New York Üçlemesi III – Kilitli Oda, sayfa 65)
  26. “Çünkü insan soluk alıp vermeden yaşayamaz ki. Aynı zamanda, soluk alıp verirse de yaşayamaz.” (New York Üçlemesi III – Kilitli Oda, sayfa 74)
  27. “Kendi karanlığıma girmiştim ve orada her şeyden çok daha korkunç olan şeyi öğrendim: cinsel arzunun aynı zamanda öldürme arzusu da olabileceğini ve insanın ölümü, yaşama yeğleyebileceği bir anın da gelebileceğini.” (New York Üçlemesi III – Kilitli Oda, sayfa 88)
  28. “Aramızda yalnızca kapı vardı, birbirimize o kadar yakındık ki o sözcükler doğrudan kafamın içine akıtılıyormuş gibi hissettim. Sanki bir adamın göğsünün içinde çarpan kalbinin sesini dinliyordum, sanki bir adamın nabzını arıyordum.” (New York Üçlemesi III – Kilitli Oda, sayfa 132)
  29. “Sonra kendimi öyle zayıf ve aptal hissettim ki çocuk gibi kapıyı yumruklamaya başladım, titriyor, anlaşılmaz şeyler söylüyordum, ağlamak üzereydim.” (New York Üçlemesi III – Kilitli Oda, sayfa 141)
  30. “Her cümle, kendisinden önce geleni silip atıyor, her paragraf bir sonrakini olanaksız kılıyordu.” (New York Üçlemesi III – Kilitli Oda, sayfa 142)

Can Yayınları, 2004

CEVAP VER

Yorum girişi yapınız.
Adınızı girin