Uzun zamandır oturup cümlelerimi toparlamaya çalışıyorum. Bir ara baktım olmuyor, silinmek istedim yeryüzünden. O da olmayınca kendimi kendi halime bıraktım. Kimseye bir zararım dokunmasın diye özen gösterdim. Kendi çapımda iyi biri olmaya çalıştım ve bu sıralarda hep seni düşündüm. Belki senden güç aldım, bilmiyorum. Ama senin bana bıraktığın acıyı ben çok iyi değerlendirdim. İnsanları daha iyi çözümlüyorum artık. Güvenmiyorum, çözümlüyorum. Zaten güvenmeyince insan daha iyi anlıyor karşısındakini. Sanırım bu şekilde daha huzurluyum biliyor musun? Bir yerden sonra zaten etrafına bakmaktan iğreniyorsun. Uzaklaşıp kendini bir odaya kapatmak istiyorsun. Bırak ne düşünürlerse düşünsünler. Onlar sana bir şey katmadı ne kaybettirecekler ki düşüncesi insana daha çok umut veriyor. Özgür olmayı öğreniyorsun mesela. Daha mantıklı cümleler kurmaya başlıyorsun sonra. Aradan aylar geçiyor ve aynanın karşısına geçtiğinde daha olgun biriyle karşılaşıyorsun. En azından kendine olan güvenin yerine oturuyor. Böyle böyle derken kendini mantığın vücut bulmuş hali olarak görüyorsun ama duyguların yok, körelmiş. Onları gömüp gelmişsin buralara. Başka şeylere üzülüyorsun belki ama kendine dair sevinçlerin olmuyor. Kendine dair sevinçlerin olmuyor. Kendine dair sevinçlerin olmuyor. Sevinç neydi diye soruyorsun ama cevap yok. Sonra bir gün her şeyden vazgeçiyorsun. Pat diye.

Dilhan Keskin

CEVAP VER

Yorum girişi yapınız.
Adınızı girin