Gece Modu

Söylenti Dergi olarak yeni bir oluşuma imza atıyoruz! Katılmak istersen yukarıdaki resme tıkla; öykü, şiir, deneme, inceleme, çeviri, çizim ve röportajlar ile bize katkı sağla!



Paganizm, bir din olduğu sanılsa da aslında bir inanç sistemidir ve birçok dini içerisinde barındırır.
“Paganizm kökenleri dünyanın kadim doğa dinlerine kadar uzanan spiritüel bir yaşam tarzıdır.”

Doğayla uyumlu olmanın bir yoludur, doğayı benimsemektir, doğayla yaşamaktır. Kendi içinde dogmaları, ibadetleri yoktur, her şeyde bir kutsallık olduğuna inanırlar, her şey ilahidir. Doğayla bütün olmak bir pagan için temeldir. Mevsimlere, günlere, döngülere uyum sağlarlar ve önemli hususlarda bunları esas alırlar. Aslında hepimizin içinde atalarımızdan kalma bir pagan vardır çünkü modernleşmeden önce doğayla iç içe bir yaşam vardı ve bu da kolektif bir biçimde bizim de bilincimize de geçmiştir.
Kutsallık bir pagan için çok önemlidir. Bir taş, yaprak, rüzgar herhangi bir şey, sizin için belki de hiçbir anlam ifade etmeyen şey bir pagan için her zaman koşulsuz kutsaldır. Güneşin doğuşu, batışı, gökyüzü, ağaç, hayvanlar, insanlar. Doğanın bir parçası olan her şey. Kutsallıkla bu kadar iç içe olan bir düşünceyi benimsemek insanı daha mutlu yapar herhalde, gördüğü her şeyi kutsal bulan birinin mutsuz olması çok saçmadır çünkü. Bundan dolayıdır ki bir paganın yaptığı her eylem de, en az etrafındaki her şey kadar kutsaldır. Döngüsel eylemler, paganlar için önemli ritüellerdir.
Bir başka kutsal ve önemli olan şey de Axis Mundi yani dünyanın ruhudur. Dünyanın ekseni diyebildiğimiz axis mundi yer altı dünyası ile gökyüzü arasındaki ilişkinin sağlandığı yer olarak düşünülür.

Paganizmde döngüsellik çok önemli bir yer tutar. Döngü olmalıdır, döngü kutsaldır çünkü döngüler her zaman yenilenmeyi içerir. Dolayısıyla döngüselliği içeren zamanlar da önemli kabul edilmiştir ve bir bayram olarak nitelendirilebilir. Yule (21 Aralık), Ostara (ilkbahar ekinoksu veya Nevruz), Beltane (hıdırellez) , Litha (yaz gündönümü), Mabon (sonhabar ekinoksu) paganların bayramlarından bazılarıdır.

Mekanlar da paganlar için çok önemlidir çünkü mekanların bir enerjisi olduğuna inanırlar, daha doğrusu her mekanın bir ruhu vardır, buna “Anima Loci” denir. Mekanın kişiliği de denebilir, bu mekan her yer olabilir, bir ağaç altı, bir su kenarı, herhangi bir yer, eğer siz o ruhu hissedebiliyorsanız oranın bir ruhu var demektir, kendinizi orada iyi hissedersiniz, sizin ruhunuzla bütünleşir adeta buraya gidip kendinizi dinlemeniz, veya hiçbir şey dinlememeniz,kendiniz dahil, veya sadece bir yere bakmanız veya bakmamanız, her şey, sizi iyi hissettiren her şey sizin ritüelinizdir.

Paganizm çok tanrılı olmaktan çok evrensel gücü tanrı ve tanrıça kavramlarında görür, bu yüzden çok tanrılı diye nitelendirilir, üstelik bir din olmamasına rağmen.

Neredeyse her şey kutsal olduğu gibi neredeyse her şeyin de bir sembolü vardır. Paganizmde semboller çok önemli bir yer tutar çünkü çok eski bir inanç olduğu için yıllar boyu birçok sembolik anlam kazanmıştır. Birkaç örnek vermek gerekirse mesela labirent insanın içindeki tanrısal özü arayışını ifade eder, veya spiral, döngüselliğin sembolüdür, dikilitaş, yer altı ve gökyüzü enerjilerinin birleştiği bir yer, rüzgar ise ruhun sembolüdür.

Mitoloji de semboller kadar geniş bir yer tutar paganizmde, hatta paganizmi bize anlatan en güzel hikayelerdir mitolojiler. Doğa olayları ve kahraman kişilikleri, tanrıları, tanrıçaları ele alan mitolojiler tarihin ve paganizmin en temel yapı taşıdır. Hatta, tıpkı doğayla bir bütün olmak kolektif bir biçimde nasıl bize geçtiyse, mitolojinin de o şekilde geçerek bilinçlerimizde bir yer edindiğini savunan çok ünlü bir psikiyatr vardır: Carl Gustav Jung. Jung’a göre bazı belli başlı arketipler (ilk model) vardır, bunlar geçmişten günümüze kolektif olarak gelirler ve bilinçlerimizde, bilinçaltlarımızda biz fark etmeden bir şeyin sembolü olarak kalırlar, mitler gibi. Mitolojideki birçok şey de aslında bugün karşılaştığımız bazı problemlerin sembolü olan arketipler olabilir mesela. Bu sebeple de paganlar için ne kadar önemli olduğunu Carl Gustav Jung’un görüşüyle anlayabiliriz.

Paganizmde önemli olan diğer bir şey ise daha önce bahsettiğim tanrı ve tanrıça kavramları, özellikle tanrıça paganizmde oldukça dikkat çekici bir ögedir çünkü tanrıça doğurganlığı, gücü, var etmeyi, yaşamı temsil eder, tanrılar ise tanrıçaların eşi olarak var olmuşlardır, yani öncelik tabii ki de Tanrıçanındır,Tanrı ondan sonra gelir.

Özetlemek gerekirse, paganizm doğayla bütünleşmeyi savunan, gördüğümüz her şeyin kutsal olduğunu savunan, içteki enerjinin dıştaki enerjiyle bir olmasını öğütleyen bir inanç biçimidir. Hepimizin içinde,gitgide modernleşen ve kapitalizmin hüküm sürdüğü bu teknoloji devrinde bize doğaya gitmemiz , enerjimizi bulmamız ve muhafaza etmemiz, sürekli yenilenme içinde olmamız gerektiğini fısıldayan bir pagan vardır.

CEVAP VER

Yorum girişi yapınız.
Adınızı girin