Özgür Ruhlu Kelebek: Henri Charriere

Henri Charriere, Ardeche doğumludur. 1906’da dünyaya gelen Fransız yazar, yazdıklarından çok yaşamıyla dikkat çeken nadir yazarlardandır. Aslında ben kendisine “yazar” demektense “özgür ruhlu kelebek” diyorum. Sadece iki kitabı olan Charriere, hayatının en önemli yıllarını kaleme almıştır. Eserleri, Kelebek (1969) ve Banko (1972)’dur. İlk kitabında esaret yıllarını, ikinci kitabında da özgür yıllarını anlatmıştır. Öğretmen bir ailenin çocuğu olan Henri, daha çok küçükken annesini kaybetmiştir. Sorunlu bir gençlik geçirmiş ve bazı suçlara karışmış fakat hayatı hakkında en etkilendiğimiz husus, işlemediği bir cinayet için müebbet kürek cezasına çarptırılması. Henri Charriere’in Kelebek adlı eseri için, kitabın ön sözünde yaşanmış bir  olayı anlatan Jean Pierre Castelnau’un ifadesi şöyle:

“1967 yılının Temmuz ayında Charrière Caracas’daki Fransız kitaplığına uğrayıp Albenine Sarrazin’in “ASTRAGALE” adlı kitabını satın aldı. Kitabın üzerine geçirilen ek kuşakta “123 Bin” yazılıydı. Charrière bunu okudu ve kendi kendine: “İyi be, dedi bu yavru kırık bacağıyla zulalı yerlere gizlenip 123.000 kitap sattıysa ben, otuz yıllık serüvenlerimle üç katını satarım.”

Olaydan sonra on üç deftere kelebek kitabını yazan Henri, Castelnau’ya bu defterleri yollar. Çoğu okur tarafından edebi dile çevirenin Castelnau olduğu zannedilir. Oysa ki Henri okumuş bir ailede büyümüş ve yazıya çok da uzak değildir. Dili ve estetiği adeta gençliğini kaybettiği kürek mahkumiyetine ve onun acımasızlığına başkaldırı gibi yalın ve sağlam.

“Bir mübaşir kapıyı açtı; bizi içeri çağırdı, ardına kadar açık iki kanadın arasında dört jandarmayla çevrelenmiş, yanda onbaşı, koca salona giriyorum. Silleyi oturtmak için her şeyi kan kırmızıya boyamışlar. Halıları, kocaman pencerelerdeki perdeleri, az sonra beni yargılayacak olan görevlilerin giysilerini bile.

- Advertisement -

— Baylar, Yargıçlar kurulu!”

Yayıncılar Henri Charriere’in Kelebek kitabını, okur kitlesine “gerçek hikaye” olarak lanse ettilerse de en değerli unsur gayet başarılı bir edebi otobiyografi örneği oluşudur. Edebi özelliğini koruyarak bir otobiyografi yazmak, Henri yıllarını hapishanede geçirdiği düşünülürse bunun ona bir yeti olduğuna hepimiz kanaat getiririz. Kelebek romanındaki kahramanımız, on üç yıllık savaşında umutsuzluğa kapılsa dahi her zaman inançlı tavrıyla dikkat çekiyor.

“Kendi kendime düşünüyorum: Bunlar gerçekten oynatmış. Yoksa tepeme inen çığın beni, intihara sürükleyecek kadar şaşırttığını mı sanıyorlar? Yürekliyim, yürekli olacağım. Her şeyle, herkesle mücadele edeceğim. Yarından tezi yok, işe koyulacağım.”

Destansı mücadelesi ile hem okuyucuyu sürüklüyor hem de takdirimizi kazanıyor. Dokuz kez kaçma girişiminde bulunması buradaki cümleden de anlaşılıyor. Bir süre Kızılderili yerli halkıyla yaşayan Henri ilk kaçışını ufak bir tekne ile yapar. Denizcilik Askeri Okulu’nda okumasının bu kaçışa yararının olduğunu söyler. Hapishane görevlileri tarafından bile sevilen Henri, kelebek lakabı ile özdeşleşir. Ayrıca göğsündeki kelebek dövmesi de çevresi tarafından bu lakabı verilmesinde etkilidir. Özgürlüğüne son derece düşkün, çok hareketli ve hayat dolu yapısı ile okuyucusuna adeta böyle canlı bir karakterin nasıl hayatının mahvedildiği konusunda düşünüp üzülmesini sağlar. Kitapta şu sözler ile karakteri daha iyi anlayabiliriz.

— Çok garip adamsınız, diyor.

— Neden garip oluyorum?

— Bir yandan, her yönden tehlikeli olduğunuz yazılı, kırmızı mürekkeple: “Devamlı kaçma hazırlığı içinde”, deniyor, öte yandan da: “Köpekbalıklarının arasına atlayıp Saint-Joseph komutanının kızını kurtarmaya çalıştı”, yazısı görülüyor.

Yazar dönemin hukuk, cezaevi ve mahkeme konularından bahseder ve iç yüzlerini suratlarına vurur. Adam kayırma ve usulsüzlüğün kol gezdiği bu dönemi de gözler önüne sermiş olur. Kelebek birçok olumsuzluğun içinde temiz kalmaya çalışmış, çamurdan çırpınarak kendini sıyırmıştır. Okurlarına umut ve azim aşılayan bu roman gerçekten okunası.

“Evet namuslu olmak ve namuslu kalmak için elimden geleni yapacağım. Bunun tek sakıncası hayatta hiç çalışmamış olmam. Gerçekten de elimden bir şey gelmiyor. Hayatımı kazanmak için bir yol bulmalıyım. Kolay olmayacak ama başaracağımdan eminim. Yarın herkes gibi bir insan olacağım. Partiyi kaybettin savcı efendi. Kokuşmuşluk yolundan, geri dönmemek üzere kurtuldum”.

Yorum Yap

Yorum girişi yapınız.
Adınızı girin

Avatar
Arşiv
Söylenti Dergi'de geçmiş zamanda yazar olan dostlarımızın eserleri bu hesapta arşivlenmektedir. Yazar onayı olduğu sürece kaynak göstererek kullanmak serbesttir.

Must Read

”Atiye” Yayınlandı!

 2019 Aralık ayında ilk sezonu yayınlanan, Netflix'in Hakan Muhafız'dan sonra ikinci orijinal Türk yapımı dizisi olan Atiye'nin ikinci sezonu yayınlandı!