
Çayı sevmiyorum diye kızmıyorsun dimi Kemal Abi? Ama oraletini içiyorum hep haksızlık etme bana şimdi. Zaten çaylar acı doldu yeter be abi yüreğini demledi millet çay diyip. Bak sana ne anlatacağım bugün. Hani kâlû belâda yemin etmişiz ya geçen anlatmıştın bana. Ben tek başıma etmişim galiba.
Öyle adamlar var ki Kemal Abi… Var ki bir bakışı dünyanın en ücra yerlerindeki güzelliklere bedel. Bir bakışı var ki şairi şiir, sanatçıyı şarkı eden hani sakallarında türkü taşıyan. Öyle içten, öyle candan, öyle güzel… ”Evet! Evet, güzel adamlar var ey körpe dünya!” diye bağırmak geliyor içimden şu masanın üzerine çıkıp. Güzel adamlar… Buruk yürekli, çocuk gülüşlü adamlar… Yürekleri sınayıp, yakıp kavuran. Soğuk soğuk yakıyor ama şu kış gününde içimizi de ısıtmıyor hani bu yangın. Dua da ediyorum bakma öyle yetmişlik dedeler gibi.
”Beni onun için yak Allah’ım…
Kül ettiği yüreğimi ona yanayım diye tekrar tekrar yarat”
Öyle adamlar var ki suskun bakışlı, dipsiz kuyu. Dibi siyahın en koyu tonlarını barındırıyor sanki öylesine karanlık. Hiç vicdanı yok be abi bu adamların! Beş yaşında uçurtmamı koparan buruşuk elli Neriman cadısından daha vicdansız sanki öyle de acımıyor bunların içi. Bazen diyorum ki nasır mı tutuyor yürekleri? Hani severken bile öldüresiye sever sanki bunlar ölesiye değil de.
Adının içinde adını aradığımı fark ettim geçenlerde derste. Hoca da kalkmış kuram diyor. Ben ‘a’ harfi ortak diye seviniyorum. Hoca kuram dedikçe ben ‘a’ diyorum. Ya senin dediğin gibi delirdim ya da ünlü harflerin değerini yeni anladı bu kız.
Bu adamların en iyi özelliği de gitmek. Öyle güzel gidiyorlar ki hayret ediyorsun içinde biriktirdiği acıya. Ölürken gözünün önüne gelirmiş yaktığın canlar. Kesin ben gelirim ilk. Ondan bu gözlerime sürdüğüm rimel de belki hoşuna gider diye. Hoş gelsem de bir şey farketmez kızamam, gözlerin annene mi benziyor diye sorarım en fazla. Sahi gözleri güzel oluyor bu adamların izlerken bi utanıyorsun güzelliğinden sanki ..
Ayıp şeyler mi söylüyorum Kemal Abi? Ayıpsa da Leyla, Aslı, Zühre benden daha terbiyesiz önce onları ayıplayın. Zühre demişken ne diyordu Nâzım?
”Tahir olmak da ayıp değil
Zühre olmak da
Hatta sevda yüzünden ölmek de ayıp değil”
Bakma öyle Kemal Abi..
Gözerim falan dolmuyor oralet boğazımı yakıyor ..








































