Gece Modu

Söylenti Dergi olarak yeni bir oluşuma imza atıyoruz! Katılmak istersen yukarıdaki resme tıkla; öykü, şiir, deneme, inceleme, çeviri, çizim ve röportajlar ile bize katkı sağla!



Yaşadığı dönemde büyük işler başarmış ve oldukça ses getirmiş bir aydındır Osman Hamdi Bey. İlk arkeoloji müzesini kurmuş, birçok kazı çalışması yapmış ve değerli birçok eser bulmuş, Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi’ni eğitime açmış, birbirinden güzel ve kıymetli resimler yapmış ve bu güzel eserleri bizlere miras olarak bırakmıştır. Peki hem arkeoloji, hem eğitim hem de sanat alanlarının gelişimine bu kadar katkı sağlayan bu çok yönlü aydın Osman Hamdi Bey kimdir?

osman hamdi bey ile ilgili görsel sonucu

Osman Hamdi Bey, 30 Aralık 1842 tarihinde İstanbul’da doğdu. 1860 yılında Paris’e hukuk eğitimi almak için gönderildi. Paris’te hukuk eğitimi almaya devam ettiği sıralarda içinde yaşayan ve gün geçtikçe büyümekte olan resim sanatına olan ilgisi daha ağır basınca hukuk öğrenimini yarıda bırakıp, Paris Güzel Sanatlar Okulu’na yazılıp burada resim alanında eğitim almaya başladı. Döneminin ünlü ressamları olan Gerome ve Bougler’den resim sanatına ilişkin dersler aldı. Eğitimini tamamlayıp İstanbul’a dönen Osman Hamdi Bey, devlet tarafından bazı birimlere memur olarak göreve getirildi. Üstlendiği ve sorumluluğunu aldığı her görevi başarıyla yerine getirdiğinden dönemin padişahı Sultan Abdülaziz tarafından Viyana’da açılan uluslararası sergiye komiser olarak atandı.

Osman Hamdi Bey ve Arkeoloji

İskender Lahdi

Her ne kadar hukuk ve resim sanatı alanında eğitim almış olsa da arkeolog yanıyla da bilinen Osman Hamdi Bey, Osmanlı’da modern müzecilik anlayışını ele alan ilk kişidir. Kendisi birçok alanda kazılar gerçekleştirmiştir. Ancak en bilinen ve en önemlilerinden biri olan kazısı kendisine uluslararası bir ün kazandıran, Lübnan’ın Sayda şehrinde gerçekleştirdiği kral mezarlığı kazılarıdır. Osman Hamdi Bey, bu kazıda dünyaca ünlü İskender Lahti’ni bulmuştur. Lahit şuan İstanbul Arkeoloji Müzesi’nde sergilenmektedir. Arkeoloji alanında yapmış olduğu çalışmalarla büyük ün kazanan ve adından sıkça söz ettiren Osman Hamdi Bey yine müze ve müzecilik alanında bir ilke imza atıp yabancıların Osmanlı topraklarında gerçekleştirdiği kazılarda bulunan arkeolojik bulgu ve eserlerin yurt dışına götürülmesinin yasaklandığını belirten bir tüzük hazırlamıştır. Yapılan kazı çalışmaları neticesinde bulunan eserlerin muhafaza edildiği yere sığmamasından dolayı yaşanan büyük sıkıntı neticesinde eserlerin bakımı, onarımı ve daha iyi ve büyük bir mekanda muhafaza edilmesi için kolları sıvayan Osman Hamdi Bey, dönemin devlet adamlarından aldığı yardım ve desteklerle bugünkü İstanbul Arkeoloji Müzesi’ni kurmuştur.

istanbul arkeoloji müzesi ile ilgili görsel sonucu
                          İstanbul Arkeoloji Müzesi

 

Osman Hamdi Bey ve Resim

Osman Hamdi Bey memuriyet hayatının, arkeoloji alanında yaptığı çalışmaların ve attığı büyük adımların yanı sıra resim sanatına olan ilgisini hiçbir zaman kaybetmemiştir. Resim sanatında Batılı anlayışı benimseyip, resimlerinde kendi kültür ve ögelerine bağlı kalarak Batı tarzında figür ve şekillere yer vermiştir. Bundan dolayı, Şeker Ahmet Paşa ve Süleyman Seyyid Bey ile birlikte Batılı anlamda Türk resim sanatının öncüsü olmuşlardır. Bu yönüyle Osmanlı resim sanatında da ayrıca bir ilke imza atmıştır.

Görüntünün olası içeriği: 1 kişi
                   “İki Müzisyen Kız”

Osman Hamdi Bey’in resimlerine teknik olarak baktığımızda kullandığı tuvallerin yüksek kalitede ketenden üretildiğini görmekteyiz. Yine eserlerinde kullandığı boya uygulama tekniği ise öncelikle baz olarak üstübeci tonunu bir tuval üzerine uygulayıp beyaz bir ton elde ettiğini gösteriyor. Yoğun olarak kullandığı pigmentler ise üstübeç, zincifre, denizaşırı mavisi, krom sarısı, Napoli sarısı, kobalt mavisi ve Prusya mavisidir. Eserlerindeki ton değişim ve geçişlerini bu pigmentleri farklı farklı eşleyip kullanarak gerçekleştirmiştir. Resimlerinde ağırlıklı olarak Türk kültür ögelerine yer veren Osman Hamdi Bey bunun yanı sıra Doğu-Batı, yaşam-ölüm, inanç-aşk gibi ikilemden oluşan kavramları da eserlerinde tema olarak işlemiştir. Doğu kültür ve toplumlarını inceleyip Batılı tarzda yansıttığından dolayı eserleri oryantalist resim sanatı grubuna girmektedir. Osman Hamdi Bey, “Kaplumbağa Terbiyecisi”, “Arzuhalci”, “İki Müzisyen Kız”, “Silah Taciri”, “Kuran Okuyan Hoca” ve daha birçok ünlü yapıta imza atmıştır.

Hakkında Birçok Rivayet Bulunan Bir Eser:

“Kaplumbağa Terbiyecisi”

Görüntünün olası içeriği: bir veya daha fazla kişi ve ayakta duran insanlar
             Kaplumbağa Terbiyecisi

Osman Hamdi Bey’in en ünlü belki de en çok bilinen ve hakkında çokça rivayete yer verilen eserlerinden biridir Kaplumbağa Terbiyecisi… Tablonun detaylarına baktığımızda yerdeki yeşillikleri yiyen kaplumbağalar, onları düşünceli ve dalgın bir biçimde elinde tuttuğu ney ve sırtındaki nakkare ile izleyen terbiyeci, alt pencereden içeriye vuran ışık ve bununla beraber daha birçok detay görmekteyiz. Osman Hamdi Bey tabloda mekan olarak Bursa Yeşil Camii’nin üst katta bulunan odasını kullanmış. Pencerenin üstünde bulunan kısımda “Şifa’al kulüp lika’al mahbub” şeklinde bir cümle yazmakta. Bu cümle “Kalplerin Şifası Sevgiliyle buluşmaktır.” anlamına gelmekte. Bu güzel ve anlamlı eser her bakana farklı bir anlam ifade etse de çözümlemesi ve esin kaynağı hakkında oldukça farklı rivayetler mevcut. Bunlardan biri Osman Hamdi Bey’in Tour De Monde dergisinde Japonya’da bulunan Koreli kaplumbağa terbiyecilerinin anlatıldığı bir makaleyi okuyup beğenerek, tablonun yapımında bu makaleden esinlendiği ve tabloya da bunu yansıttığıdır. Bir başka yorumda ise kaplumbağalar insan nefsine benzetilmiş, tablodaki adam elinde ney ve sırtındaki nakkare ile sabırla kaplumbağaları yani insan nefsini terbiye etmeye çalışmaktadır. Burada verilen mesaj ise insan nefsinin terbiyesinin neyle yapılabileceğidir. Tablo hakkında bir diğer ve son yorum ise Osman Hamdi Bey’in bu eseri mesai arkadaşlarını ve onların çalışma tarzını hicvetmek üzere yaptığıdır. Osman Hamdi Bey’in kendi iş yapma tarzı ve astlarının tarzını karşılaştırdığı ve bunu tabloya yansıttığı söylentiler arasındadır.

Osmanlı’nın çok yönlü aydınlarından biri olan ve yaşadığı dönemde kültür-sanat tarihimiz açısından birçok ilke imza atan Osman Hamdi Bey’in eserlerinin bir kısmını Pera Müzesi’nde bir kısmı ise Sakıp Sabancı Müzesi’nde sergilenmektedir. Bu eşsiz eserleri buralarda ziyaret edip inceleyebilirsiniz.

Kaynak

CEVAP VER

Yorum girişi yapınız.
Adınızı girin